
Hayat iştah kabartan bir mesir macunu
Şireli, renkli ve yapış yapış
Herkes tutar bir ucunu
Karış kalabalığa karanlık sana susamış.
Çünkü kolaydır karışmak
Kafanın karışması gibi değil tabi ki
Herkes gibi ortalama yaşamak
Daha sağlıklı demek ki…
Kıvama gelene kadar karışmalıyız
Sonra küçük küçük kaselere
Sıcaktan soğuğa alışmalıyız
Alışmalıyız mesafelere.
Hayatın iç ceplerinde olup sıkılmak da var
Ne güneşi görürüz ne bebekleri
İçine günah hapsedilmiş mektuplar
Uzun kuyruklar ve sıkıntı nöbetleri…
Açıklarda yüzmeyi bilmeli insan
Uçlarına kadar gidebilmeli
Masrafı sana kalır dünyanın sona kalırsan
Yapma dostum, sen de mi
Kaybolur karınca kalabalıklara karışınca
Kirlenince saklamaz elini
Bir şeker bulup yapışınca
Kalır, kurtaramaz kendini.
Gündelik uğraşlar şekilsiz arkadaşlar
Üçüncü sayfalarda buluyoruz kendimizi
Ortalama hayat vaat etti zihin sömüren soysuzlar
Hafif ateşte karışmaya ikna etti beni.
Biraz nişasta biraz çilek
Ve biraz kafamızı sokup
Basıyoruz mikserin tuşuna
Temiz kalmak için çabalamak boşuna…
Fotoğraf: Abdülbaki Yavuz