top-image

Şiirler kategorisindeki tüm yazılar listelendi...

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

Şehrimizden bir kervan geçer
Sıraya dizilmiş yıldızlar
Bir güneşi taşırlar
Yanında nurani varlıklar
Işığa boğulur ve kaybolur…

- – -

Ey melek taşıyan güzel kervan
Eylen hele, şehri aşk sarsın
Dizlerimde kalmadı derman
Tenime bir nur uzansın
Yağsın inciler ve dursun zaman.

Şehrimizden geçen kervanın en güzel kızı
Yüklü develer kaybolurken ufukta
Titremeler sardı beni ve ince bir sızı
Kokun kaldı ardında
Karanlık geceler ve aşk yıldızı.

Gideceğin şehirlere götür beni
Senin için destanlar yazarım
Harfleri yakuttan ve gizemli
Gülüşünü çöllerde arar meleklere sorarım
Ruhum ıssız gözlerim nemli.

Ey bilinmez diyarlara giden sevgili
Bastığın toprakları öpmek yetmez bana
Kalmaz ayaklarımın feri
Ulaşamazsam sana, bedenim kalır ama
Ruhum terk eder bu kenti…

(Fotograf: Hamdi Koçer, Müzik:  Uyan Ey Gözlerim)

Bir Feyruz şarkısı (Nassam aleyna el hava) ve bir şiir…

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

 

Birbirine benzemesin diye
En nadide cümleleri getirdim
Senden eksilmesin diye
Aşklarımı bitirdim.
Sensiz olmaz diye
Sensizliği yitirdim.

Beni arayanlar seni bulur
Hayat kaynağım, bengisu
Ufalanır geceler sen olur
Ufukta aşklar kurmuş pusu

Senin hatırına felekler
Ayak uçlarına basar geceleri
Gökyüzünde kelebekler
Senin için döker heceleri
Seni seviyoruz
Ben, yıldızlar ve niceleri..

(gölgeme…)

korpekalemler.com dergisinde yayınlanmıştır…

Küçük patiklerimi özledim…
Sonra kumbaramı özledim…
Mahallemizin dar sokaklarında bisiklet sürmeyi,
çamurlar içinde maç edebilmeyi…
Çatapatın kokusunu özledim en çok,
bide uçurtmamı,
sonra yaz akşamlarında karpuz yemeyi.
Oyuncaklarımı özledim,
uzaktan kumandalı arabamı.

Sonra silgi kokusunu özledim,
bide iki tarafı açık kalemlerimi.
Siyah tahtayı, tebeşir tozlarını…
Beyaz yakalığımı ve meybuz yemeyi,
sonra saklambaç oynamayı özledim.
Köpeğimi özledim ve ardından koşan haşere çocukları.
Ağlamak istediğim zaman ağlayabilmeyi,
karanlıktan korkmayı özledim.

Sonra geceleri özledim, uykusuz geçen…
Ormanın kokusunu, dalgaların sesini,
kuşların şarkılarını özledim.
Sabahlara kadar süren muhabbetleri,
bir ikindi sonrasında gezmeyi.
Saçlarımı taramayı özledim,
hep gülecek bir şeyler bulabilmeyi.

Gidiyorum
Daha gerilim dolu bir hikâyede anlatmalıyım kendimi
Kadife ayım, uçurtmam ve oyuncaklarım olmamalı bir kere
Eski, yıkık bir fabrikada sabahlamalı
Uzun zaman saçlarımı yıkamamalıyım
Mehtap, sahil ve caddeler olmamalı
Uzun tırnaklarım ve konserve kapakları…

Sakat düşüncelerin bıraktığı enkazın sahibiyim
Sahipsiz kayıtlarda kaybolan kimsesiz çocuk
Erken yorulmuş ve damlalarda boğulmuş gibiyim
Gönlüm dolu dünya ve ondan evla olanlarla az buçuk
Cennetten bahçelere hapsedilmiş uslanmaz serseriyim.

Deli divane her telden çalan nefsimin esiriyim
Unuttu görmez belki kalbim beni, selamı soğuk
Dolanır dolar karamsar düşünceler gereksiz bir deliyim
Bulmuşken her şeyi arıyor bir şeyi çünkü görüntüler kopuk
Boş gelip boş giden bir göçebeyim…

Sayfa: 11« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 »
bottom-img
Alemin Renkleri | Abdullah Kibritçi | Reng-i Ahenk Teması | Hakkımda | İletişim