İnsanlık Halleri
21 Temmuz 2007
Mekan bir metro. İçerisi oldukça kalabalık. Bir İbrahim Tatlıses şarkısı çalıyor. İlk önce sesin kaynağını bulamıyor ve sonra herkes gibi gülümseyerek fark ediyorum. Yirmi beş yaşlarında bir bayan, çantasına asılı bir walkman, kulaklıklar kulağında ve sesin hoparlörlerden (walkman üzerinde bulunan) dışarı çıktığının, tüm vagona yayın yaptığının farkında değil. Üstelik şarkıyı radyodan dinlemesi sebebi ile ara sıra frekanslar karışıyor, şarkı hışırtılı bir şekilde çalmaya devam ediyor, bazen de sadece hışırtı duyuluyor. Ama bayan sanki kulaklıklardan farklı şeyler dinliyormuşçasına mutlu ve kendinden emin. Nasıl olsa kimse duymuyor havalarında. Sesin gidip gelmesi ve şarkıyı çekilmez hale getiren hışırtılar bayanın çehresinde bir değişikliğe sebep olmuyor. Tüm vagonda neredeyse çıt yok. Bir çoğunun suratına hafif bir gülümseme hakim. Neyse ki birkaç durak sonra iniyor. Bayan inene kadar gülmemek için büyük çaba sarf eden birkaç kız doyasıya gülüyorlar ve gerçekleşen olay hakkında ufak bir muhabbet başlıyor.






