10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Yardım Zamanı!

18 Mart 2008


Eğer Canın Sıkılıyorsa

03 Mart 2008


Canın sıkılıyorsa pet şişeye su doldur, kapağına bir delik aç ve etrafındaki insanlara fışkırt.

Canın sıkılıyorsa rastgele bir numara çevir ve şarkı söyle.

Canın sıkılıyorsa çarşıdan bir tane nar al, eve gel ve nar tanecikleri say, bin adet olmadıysa git manavla kavga et. Ya da saman sakla, zamanı gelecek mi diye bekle. Oldu olacak Atasözlerini Yaşatma ve Hayata Geçirme Derneği kur, tüm arkadaşlarını topla.

Canın sıkılıyorsa ve akşamsa hemen bir lazer edin. Kedilerin çokça bulundukları bir mekâna git, ışığı oraya buraya tutmak suretiyle onları koştur, madara et. (Bunu Fatih camiindeki kedilerde deneme, onlar alışıklar tınlamazlar. Üstelik yaşlı kediler lazer ışığının kovalanmaması gereken bir şey olduğunu çözmüşler, kıpırdamıyorlar. Haberin olsun)

Canın sıkılıyorsa mercimek ya da pirinç dolu bir poşete elini sok, onlarla oyna. Psikologlar tarafından bu önermem henüz kabul görmese de strese iyi gelir.

Canın sıkılıyorsa mutfağa gir, kafana göre yemekler ve içecekler icat et. (Patlıcan, incir, kahve ve çay dörtlüsünden içecek elde etmeye çalışma, onu ben buldum)

Canın sıkılıyorsa ve yağmur yağıyorsa solucan aramaya çık. Eminim uzun zamandır solucan görmemiştin, hatta az kalsın nasıl bir şey olduğunu bile unutacaktın.

Canın sıkılıyorsa kâğıttan uçak yap, oraya buraya fırlat.

Canın sıkılıyorsa bir leğene su doldur, kâğıttan gemi yüzdür.

Canın sıkılıyorsa gazete sayfalarındaki adamlara sakal bıyık falan çiz.

Canın sıkılıyorsa 62’den tavşan yap. Hatta olayı abart, 62’lerden tavşan ordusu yap, çizdiğin havucu yemelerini bekle. Onları cebinde taşı, arkadaşlarına tavşan hediye et.

[ OKUMAYA DEVAM ET ]

Dörtle ne yapılır

09 Ocak 2008

YaÅŸamak nedir?
-Hayatı sürdürmek.

Ölüm nedir?
-Hayatı bitirmek.

Kimler ölür?
-Askerler ölür.

Neden askerler ölür?
-Vurulunca ölürler.

Başka kimler ölür?
-İnsanlar yaşlanınca ölürler, askerden gelince de ölürler.

O halde sen on iki on üç sene sonra ölecek misin?
-Askerden geldikten birazcık sonra. Öleceğiz işte teker teker.

Sırayla mı?
-Evet sırayla.

Kim yapar bu sırayı?
-Allah.

İnsanlar neden hastalanır?
-Sağlıklı beslenmedikleri için. Bazıları sağlıklı beslenmiyor, diyor sonra hasta oldum.

Yarın sınavın var değil mi?
-Evet.

Sınavlar önemli midir?
-Önemli. Başarmak için.

Başarınca ne oluyor?
- …….

Evet, baÅŸarmak nedir?
-Eee. Başarınca adam olunur.

Başarmayanlar çocuk mu kalır, ya da kadın mı olurlar?
- …….

Peki adam olununca ne olur?
-İlerde… eee…

[ OKUMAYA DEVAM ET ]

Neden Yaz(a)mıyorum!

14 Aralık 2007

Projeler, oluşumlar, fikirler, markalar, cirolar, karlar, pazar araştırmaları, ceo’ların guruların aptal tavsiyeleri, stratejiler, departmanlar, piyasalar, şirketler, hız, istikrar, core business, verimlilik, awakining, joy, meaning, commitment, sıkıcı iş kitapları, baş ağrıları, uyuma çabaları, cart ve curt…
Anlatabildim mi? :)

Abi Kardeş Diyalogları

15 Eylül 2007

KardeÅŸim evde benim bilgisayarımdan msn’ine baÄŸlanmış, bilgisayarda kayıtlı bir ÅŸarkıyı aramaktadır. Ben ise baÅŸka bir yerde olduÄŸum halde aramızda msn’de küçük bir konuÅŸma geçer:

Abdurrahim:
abi
Abdurrahim:
bitane şarkı vardı ya
Abdurrahim:

dı dı dı dıı dıddı
Abdurrahim:
dj

Abdurrahim:

o müziklerde nerde

Ben:
Hani bir klasör var ya

Ben:

Bıdı bıdı bıdı, işte orada

(konuşma metni birebir kopyalanmıştır ve Abdurrahim 11 yaşındadır.)

Alemin Renkleri Ramazan İmsakiyesi

12 Eylül 2007


AleminRenkleri.com’dan takipçilerine Ramazan İmsakiyesi. İster bilgisayarınıza indirin, ister bastırın. Dağıtmak, çoğaltmak serbest. :) Resmin üzerine tıklayarak ya da buraya tıklayarak imsakiyenin orijinal haline ulaşabilirsiniz. Fikir için dostum Kemal’e teşekkürler…

İce Tea Çılgınlığı

12 Eylül 2007

Reklam niyetinde deÄŸilim tabi ki. Birilerinin söylemesi gerekiyordu, ben söylüyorum. Uzun zamandır ülkemizde soÄŸuk içecek ürünlerinde varlık gösteremeyen, daha doÄŸrusu istediÄŸini alamayan, Türk halkına soÄŸuk çay olayını benimsetemeyen Lipton sonunda baÅŸardı. Bunda her ne kadar reklamların büyük payı olsa da, İce Tea’de yakalamış olduÄŸu lezzet yabana atılmamalı.

Bir sene öncesine kadar bulmak için bakkal ve marketleri dolaÅŸtığımız İce Tea ÅŸimdilerde yavaÅŸ yavaÅŸ tüm marketlere giriyor. Bazı bölgelerde neredeyse kola kadar satılmakta. Åžeftalili İce Tea ile, deneyen tüm akıllara yer etti ve hızla yayılmaya baÅŸladı. Birçok restoran ve lokantada bulunmadığı için millet çantasında taşımaya baÅŸladı, kendimden biliyorum. (:

Çok satılıyor, çok tutuluyor ve çok lezzetli. Åžeftalili olanından bahsediyorum tabi ki. ArkadaÅŸlarla almak istediÄŸimiz zaman kiÅŸi başına 4-5 kutu aldığımızdan dolayı litrelik İce Tea lerin çıkmasını arzuluyorduk. Daha ekonomik ve pratik olacaktı ÅŸüphesiz. Ve duyduk ki 1.5 ve 2 litrelikleri çıkmış. Aslında bu yazının yazılmasına sebep olan, litrelik İce Tea’leri bulmak için giriÅŸtiÄŸimiz çaba ve sonrasında yaÅŸadıklarımızdı.

[ OKUMAYA DEVAM ET ]

Düş Vakitleri

03 Eylül 2007

Bu şarkıyı, cumartesi geceleri Düş Vakitleri adlı programda fon müziği olarak kullanırdı Tarık Tufan. Uzun zaman aramış bulamamıştık. Hatta Tarık Tufan’a sorduğumuzda, şarkıya dair bir bilgiye sahip değildi. Sonunda çıktı bir yerden. Ancak geçenlerde programda söylemiş şarkıyı kimin söylediğini. Çokça sorulmasından dolayı sıkılmış ve bulmuş olmalı, oysa kendisine ilk ulaştığımızda kendisinin dahi bilmediğini söylemişti. Böylelikle şarkı piyasaya düştü. Artık gizlice dinlemenin, saklamanın bir anlamı kalmadı. Buyurun, dinleyin (:

Yungchen Lhamo - Happiness Is…

Bir Seçim Daha Geçti

22 Temmuz 2007

İnsanlık Halleri

21 Temmuz 2007

Mekan bir metro. İçerisi oldukça kalabalık. Bir İbrahim Tatlıses ÅŸarkısı çalıyor. İlk önce sesin kaynağını bulamıyor ve sonra herkes gibi gülümseyerek fark ediyorum. Yirmi beÅŸ yaÅŸlarında bir bayan, çantasına asılı bir walkman, kulaklıklar kulağında ve sesin hoparlörlerden (walkman üzerinde bulunan) dışarı çıktığının, tüm vagona yayın yaptığının farkında deÄŸil. Üstelik ÅŸarkıyı radyodan dinlemesi sebebi ile ara sıra frekanslar karışıyor, ÅŸarkı hışırtılı bir ÅŸekilde çalmaya devam ediyor, bazen de sadece hışırtı duyuluyor. Ama bayan sanki kulaklıklardan farklı ÅŸeyler dinliyormuÅŸçasına mutlu ve kendinden emin. Nasıl olsa kimse duymuyor havalarında. Sesin gidip gelmesi ve ÅŸarkıyı çekilmez hale getiren hışırtılar bayanın çehresinde bir deÄŸiÅŸikliÄŸe sebep olmuyor. Tüm vagonda neredeyse çıt yok. Bir çoÄŸunun suratına hafif bir gülümseme hakim. Neyse ki birkaç durak sonra iniyor. Bayan inene kadar gülmemek için büyük çaba sarf eden birkaç kız doyasıya gülüyorlar ve gerçekleÅŸen olay hakkında ufak bir muhabbet baÅŸlıyor.

Kapat
E-posta ile paylaÅŸ