top-image

Günlük kategorisindeki tüm yazılar listelendi...

Garip… Sanki daha önceden görmüş gibi, daha önceden tatmış gibi sanki, tanımadığım şehirleri özlüyorum. Kafkaslara varmayı, Taşkent’i, Semerkand’ı, Buhara’yı özlüyorum. Taşkent’te kumda pişmiş kahve yudumlamayı, dümdüz yollarda bir otobüste olmayı. Özbekistan’ı, Kazakistan’ı.

Suriye yollarında uyuklamayı, bir sabah Şam’a varmayı. Sonra Ümmü Gülsüm dinlerken bir akşam vakti Mısır’da olmayı. Eli taşlı çocukların yanında yer almayı özlüyorum, yıkık duvarların ardına saklanmayı, Filistinde ağlamayı. Bağdat’ı özlüyorum, hep haberlerde gördüğüm her gördüğümde özlediğim Bağdat’ı. İran’ı özlüyorum. Lübnan sokaklarında yürümeyi ve Feyruz dinlemeyi özlüyorum sonra.

Rengarenk elbiseler içindeki Hintlileri özlüyorum, Hindistan’ı… Renkli sarıklar takan adamları, sokaklarda satılan çeşit çeşit çayları. Kabil’i özlüyorum biraz, sarp dağlarını Afganistan’ı. Nusrat dinlerken Pakistan’a ayak basmayı.
Afrika’yı özlüyorum, Mali’yi, Cezayir’i. Siyah tenli insanları Darfur’u, Sudan’ı..

Ah, Bosna’yı özlüyorum en çokta. Neretva Nehrini, Mostar köprüsünü. Duvarları kurşunlarla süslü şehri Srebrenica’yı, Saraybosna’yı. Dağlarını, taşlarını ve Dino Merlin’i…

Malezya’nın yemyeşil ovalarını, ormanlarını, dağlarını, çay tarlalarını… Açe’yi, Jakarta’yı özlüyorum, Endonezya’yı… Kamboçya’yı özlüyorum sonra, Çin’i. Budist rahipleri, Sri Lanka’yı, Tayland’ı. Tibet’in yağlı ve tuzlu çayını özlüyorum… Daha bir sürü şey…

Biliyorum, çok şey özlüyorum. Ne olacak bu halim bilmiyorum.

Cuma geceleri Marmara FM’de, Gece Yürüyüşü adlı programında gecenin bir vakti tutar ellerimizden, kıta kıta gezdirir İbrahim Paşalı bizi. Dünyanın her yerinden şarkılar çalar. Ümmü Gülsüm’ü onunla tanırız, Feyruz’u… Zaman zaman kitap okur, derdini dinleyici ile paylaşmaya, bir şeyler anlatmaya çalışır. İbrahim Paşalıdır. Zamane dervişidir. “Süleymaniye’nin karşısında, tarihin üstünde bağdaş kurup oturdum tespih çekiyorum: Seni seviyorum. Seni seviyorum. Seni seviyorum.” Diyen adamdır.

Ve her program sonunda Hüseyin Atlansoy’un İyi Günler İlerde Anneanne şiirini dinleriz İbrahim Paşalının o zihinleri diri tutan sesinden. Yazımıza konu olanda budur. Programı dinleyenleri mest eden ve internette bulunmayan bu ses kaydını ilk defa burada yayınlıyorum. Buyurun, dinleyin:

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

…yazının devamını okumak için tıklayın.

Adem KORKMAZ Meltem radyoda yapımcılığını ve sunuculuğunu üstlendiği “Beyaz yaşam” isimli programı ile dinleyicilere huzurlu saatler sunmakta. Program cumartesi ve pazar günleri sabahın ilerleyen saatlerinde 10.30 -12.30 arasında 97.8 Frekansıyla tüm Türkiye’de dinlenebilen Meltem radyoda yayınlanmakta. …yazının devamını okumak için tıklayın.

1. Titreşim: Konuşmadan önce titretmek, konuşmanın herhangi bir yerinde gereksiz titretmek, denemek için titretmek çok yanlıştır ve aptalcadır.

2. Sesli görüşme: Sesli görüşme olayını maksadının dışına çıkarak, ses denemeleri, şarkı söylemek ya da böğürmek gibi şeyler yanlıştır.

3. Similey: Zıplayan “ok” yazıları, el sallayan aptal kız karakteri, hareket eden göz, renkleri değişen “slm” yazıları gibi okunabilirliği etkilenen, standart simileylerin dışında simileyler kullanmak ve bunlardan hoşlanmak aynı şekilde yanlıştır, tiksinti vericidir ve bunları yapanların zekasından şüphe edilmelidir.

4. Avatar: “Ne bakıyon lan” yazısı gibi, “Beni google da arasan bulamazsın” gibi, “Şahsın karizmatik pozları yüzünden birçok kişi kalp krizi geçirdiğinden resim koyması yasaklanmıştır” gibi sevimsiz, bir o kadar da çocukça avatarlar kullanmak denyoluktur, embesilliktir, yanlıştır.

5. Görünen isim (görüntü adı): Genel görünen ileti bölümüne “Haydar, olm bittin sen” gibi, “Bugün Bakırköy’ün altını üstüne geçirdik, değil mi? Elif, Ayşe, Hande” gibi kimseyi ilgilendirmeyen iletiler yazmak densizlik; Live Plus’ın görüntü adını bold ve renkli yapma özelliğini kullanarak (plus kullanmayanları dikkate almadan) şekil yapmaya çalışmak acemiliktir.

Ayrıca görünen isimde similey kullanmak gereksiz, anlamsız karakterlerle yazmak gayet anlamsızdır, yapılmamalıdır.

6. Yazı: Cümleyi tamamlamaksızın kelime kelime yazmayı alışkanlık haline getirmek, yazı rengini devamlı değiştirmek dengesizliktir. Ayrıca selam vermeden konuşmaya başlamak ayıptır.

Sayfa: 5« 1 2 3 4 5 6 7 8 »
bottom-img
Alemin Renkleri | Abdullah Kibritçi | Reng-i Ahenk Teması | Hakkımda | İletişim