10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Yavuz Sultan Selim Camii Restorasyonu

26 Mayıs 2008


Sevgili Fatih Belediyesi ve sevgili Vakıflar Genel Müdürlüğü. Yukarıda görmüş olduğunuz fotoğraf gözünüze girsin!

2006 sonralarında başlayan ve 2007’nin 12. ayında bitmesi gereken Yavuz Sultan Selim Camii Restorasyonu 2008 yılının 5. Ayı biterken hala bitirilmemiş durumda.

Bu gecikme, bu umursamama, bu takmama, bu acziyet, bu beceriksizlik Fatih halkını ve mekanı sevenleri mağdur etmektedir. İstanbul’un en güzel tepelerinden birine kurulu olan Yavuz Selim Camii ve eşsiz Haliç manzaralı bahçesiyle yaz kış her daim insanları bağrında ağırlayan bu mekân aylardır haksız olarak kapalıdır. Ve sanırım uzun bir süre daha kapalı kalacaktır. Çünkü altı ay önce bahçe nasılsa hala öyle: darmadağın. Çünkü altı ay önce iç avlu nasılsa hala öyle: yerdeki mermerler kırık dökük.

Bir buçuk senedir bahçeye birkaç tane aydınlatma lambası dikebilmişler sadece. İşte koca kurumların, işte her fırsatta “En iyi belediye seçildik” diye panolara reklamlarını taşıyan Fatih Belediyesinin yapabildiği en iyi şey: bir buçuk yılda birkaç direk dikmek. Bundan yıllar önce avludaki çeşme bakımsızlıktan yıkılıyordu, her yanı dökülüyordu. Defalarca gazetelerde haber olmasına rağmen uzun süre bir ilgilenen çıkmamıştı. Evet şimdi ilgilendiler sağ olsunlar, çeşmeyi onardılar birde ortaya direk diktiler. Haksızlık etmeyelim, camii iç duvarları elden geçmiş gözüküyor, karanlıkta pek seçemedim ama etrafa süslemeler falan da yapılmış. İki yıldır yapabildikleri bu. Ama bahçe darmadağın. Banklar sökülmüş durumda ve işin kötüsü terk edilmiş durumda. Hemen caminin yanında bulunan türbenin içindeki şantiyeye girdiğimde barakalardan çıkan cüzamlı görüntüsü veren ve homurdanarak konuşan yetkili olduğunu düşündüğüm bir zat, sorduğum sorulara cevap vermeye çalışıp olayı izah ederken ve içeri girdiğim için azarlamaya yeltenirken ağzından çıkan ve anlayabildiğim tek şey var: “ihale”. Homurtuyla konuştuğu için başka bir şey anlayamıyorum zaten.

Fatih Belediyesine telefonla ulaşmaya çalıştım, ulaşamadım. En az dört farklı yere mail atıp durumu bildirdim, cevap isteyip bu konu hakkında yazacağımı kendilerini ilettim. Hiç birinden cevap gelmedi. Şimdi hiçbir şey olmayacak. İstanbul’un en güzel ve en ferah mekânlarından biri uzun süre daha kapalı kalacak. Sonra Fatih Belediyesi bir Kültür Binası daha dikecek belki. Sonra panolara belediye başkanının yakışıklıca çekilmiş bir fotoğrafı asılacak, hemen yanında da “En iyi belediye seçildik” ile başlayan reklam kokan metinler ve yalaka gazete küpürleri yer alacak.

Fatih halkı ve yakın muhtarlıklar toplanıp imza toplamalı. İnşaatı biran önce bitirsinler ya da beceremiyorlarsa bırakıp gitsinler. Halk toplanıp evinden getirdiği kazma kürekle, yumurta akıyla, sulu boyayla, yumoşla, pudrayla, popolinle onlardan daha iyi iş çıkarır, daha iyi restore eder. Türkiyenin en iyi belediyesinin yapacağı bu kadar işte.

Biliyorum, cevap verme nezaketinde bulunurlarsa muhtemelen belediyenin yetkisinde olmadığını, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ilgilendiğini yahut o bitiş tarihinin aslında sadece minber ve mihrap restorasyonu ihalesi için geçerli olduğu, ayakkabılık için ayrı ihale, kapının kolu için ayrı ihale, camiye gelen hacı amcanın takkesi için ayrı ihale olacağını falan söylerler. Ya da ilgilenen kurum kalkar, işte ihale sonuçlanmadı, falan firmanın patronunun babaannesi hastaymış, yok efendim ihaleyi alan şirketin bürosunu su basmış, ilgilenen yetkilinin teyzesinin kızının düğünü varmış, asker arkadaşının göbeğinde çıban çıkmış gibi alakasız bir ton laf ederler. Türkiye’de işler bu şekilde yürür çünkü. Bana camimi geri verin, bana Haliç manzaramı geri verin, bana çeşmemi geri verin!

Şiir Gecesi

14 Mayıs 2008

16 Mayıs Cuma günü FKM’de Şiir Gecesi düzenlenecek. Geceye katılacaklar arasında Murat Menteş, Hüseyin Akın, Şaban Abak ve birçok yazar var… Gidilmesi tavsiye edilir…

Tarih: 16 Mayıs 2008
Saat: 19:00
Yer: Fırat Kültür Merkezi / Çemberlitaş
İrtibat: 0 554 316 35 33

İbrahim Paşalı Gece Yürüyüşü Programını Bıraktı

10 Mayıs 2008

“İnsan en iyi gece düşünür
En iyi yürürken düşünür”

Gece Yürüyüşü
İbrahim Paşalı

İbrahim Paşalı Marmara FM’de yapmakta oldu Gece Yürüyüşü adlı programını bıraktı. Sitemiz takipçilerinden Selma Çınar’ın İbrahim Paşalı’ya ulaşıp bize ilettiği bilgilere göre, Marmara FM Paşalı’nın son bir veda programı yapma isteğini kabul etmemiş. Ne diyelim, üzüldük… Son sandalyeler toplanırken bir gece vakti öylece bakakaldık. Toplanıp gitmeye niyetimiz yok, toplanıp bekleyeceğiz.

Selma Çınar’ın bu konu hakkında duygularını aktarıyorum:

“Geceler hakkı için, binlerce geceler hakkı için yürüdük, düşünürken kafamızın topukları patlayıncaya kadar (tabanları su toplayıncaya kadar) yürüdük… Bazen beş adımlık bazen binlerce kilometrelik şarkılar dinledik… İyi ablalar… Sandalyeleri sabah beşlerde topladığımız oldu. Çayyaş üç beşimiz dışında sızanlarımız… Bir ara Paşalı konuşmaz küfretmez oldu. İyi abiler dinledik o sıra, hiç düşsüz düşünsüz kalmadık. Düşe kalka öğrendik düşünmeyi ve büyüdük. Yarım kalan cümleleriyle dahi olaylara o gözle bakmayan abisi gibi gören programdı Gece Yürüyüşü.

Ayda bir yapacağını söylediği ve fakat bayramdan bayrama yapmayı becerebildiği halk geceleri yok artık… On yıldır mikrofon ile hem hal olup telefon bağlamayı bilmeyen, ilk bir iki telefonu mutlaka karambole düşüren radyo programcısı İbrahim Paşalı yok artık. Konuk aldığında konuşacağı tutan kendisini konuk sanan laz adam yok…

Artık kendimizi bulacağımız, kendimizi kaybedeceğimiz bir radyo programı yok. Aynı şeyleri dinlemekle hemfikir olunamayacağını bizim hem fikir olmamızın nedeninin asıl aynı şeylere küfretmek olduğunu düşündüğümüz aynı şeylere küfrettiğimiz adam yok… Mektuplarımı onun çaldığı şarkılarla yazmaya başladığım sessiz çenebaz ukala (bence) laz adam cuma geceleri radyoda değil artık… Bütün yollardan vaz geçip kendisiyle gece yürüyüşüne çıktığımız ve bizi bazen hiç bilmediğimiz yerlere götüren gece yolumuzu kaybettiren ama elimizden tutup eve teslim etmeyi ihmal etmeyen gelmek istemeyenleri zorlamayan yaşlı adam radyomuzda yok… Ayak sesleriyle başlayan, tak… tak… tak… “iyi günler ilerde anneanne” diyen Paşalı yok artık… Paşalı yok artık…”

Marmara Fm’in son programını yapmasına müsaade etmeyişinden dolayı, ne kendisi ne de biz biliyorduk son cümlelerinin şunlar olacağını:

“Siz de bakın yıldızlara…
Belki hava güzel olacak…
Belki balık tutmaya gideceğiz…
Belki başka bir yere gideceğiz…
Herkese Allah rahatlık versin…”

İyi Günler İleride Anneanne

Blog Ödülleri 2008

28 Nisan 2008


Alemin Renkleri olarak Blog Ödülleri 2008’e katıldık. Kültür – Sanat kategorisi altında boy gösteren sitemize oy vermek isterseniz 5 Mayıs sonuna kadar 2008.blogodulleri.com u ziyaret edip oyunuzu kullanmanız gerek. Birçok kategori var, her kategoride bir oy kullanabiliyorsunuz. Bu arada oy kullanabilmek için siteye üye olmak gerekiyor, baskı yapmak gibi olsun ama yeniden hatırlatmak istiyorum sitemiz Kültür – Sanat bölümünde… :) Kolay gelsin, iyi oynayan kazansın. Kazanırsam siteye hava limanı yaptıracağım! :) Yuh, o kadar da değil, ama kazanırsam siteye bir adet müzik player ekleyeceğime söz verebilirim, şimdiye kadar bahsedilmiş olan şarkıları tek listeden kolayca dinleyeceğiniz. Ne dersiniz, güzel olmaz mı?

Dino Merlin Konseri 2008

19 Nisan 2008

Dino Merlin 11 Mayıs 2008’de İstanbul’da…

Bomba haber! Uzun zamandır söylenti halinde dolaşan Dino Merlin İstanbul’a gelecek haberi teyit edildi. Geçen yıl İstanbul’daki ilk konserini Harbiye Açıkhava Tiyatrosunda veren Dino Merlin Mayıs ayında yeniden Türkiye’de… Geçen sene yapılan konser büyük ilgi görmüştü, Harbiye dolup taşmıştı. Heyecan verici bir haber, hepimiz orada olacağız… Bu yılki konser Cemal Reşit Rey’de olacak muhtemelen. O gün kimsenin başka bir işi çıkmasın! Konser detayları yakında gelecek…

İlgili haberler:

http://aleminrenkleri.com/2007/05/29/dino-merlin-istanbula-geliyor/

http://aleminrenkleri.com/2007/06/04/dino-merlin-selamun-aleykum-istanbul/

Mısır’ın Sesi Ümmü Gülsüm

06 Nisan 2008

Dr. Virginia Danielson tarafından yazılan The Voice of Egypt Ummu Kulthum, Arabic Song and Egyptian Society in the Twentieth Century adlı kitap, İTÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Nilgün Doğrusöz ve Cem Ünver tarafından dilimize çevrildi. Mısır’ın Sesi Ümmü Gülsüm, Arap Şarkısı ve Yirminci Yüzyılda Mısır Toplumu adıyla geçtiğimiz hafta yayınlanan kitap, editörlüğünü Prof. Dr. Edip Günay ve Müzikbilimci Vural Yıldırım’ın yaptığı Bağlam Yayınları Müzik Bilimleri Dizisi içinde çıktı. Mısır’ın Sesi adlı kitap 366 sayfa, Ümmü Gülsüm’e ait birçok siyah beyaz fotoğrafın da yer aldığı eser, renkli karton kapaklı.

Mısırlı unutulmaz sanatçı Ümmü Gülsüm 1904 – 1975 yılları arasında Ortadoğu’nun tartışılmaz en önemli sesiydi. Gülsüm’ün okuduğu şarkılar, tarihi göndermelerle İslam – Arap geçmişine vurgu yaptığı gibi, unutulmaz aşk şarkıları da repertuarında her zaman yer aldı. Dr. Virginia Danielson gerçek bir Ümmü Gülsüm uzmanıdır. Bağlam Yayınlarından çıkan kitap onun bu çalışmalarının güzel bir sonucu niteliğinde. Türkçe’de yalnız Ümmü Gülsüm’ü konu alan bir kitap bulunmuyor. Oysa Gülsüm, hem unutulmaz radyo konserleriyle hem de Mısır filmlerinin ülkemizdeki sinemaları adeta istila ettiği kırklı yıllarda Türk halkı tarafından çok iyi tanınıyordu.

Kitabın Türkiye baskısı için önsözü “Ortadoğu Ruhunun Unutulmaz Sesi Ümmü Gülsüm” başlığıyla Mersin Üniversitesi’nden Okt. Murat Özyıldırım yazıyor. Kitap, Danielson tarafından orijinal basım için yazılan “Önsöz”le sürüyor. Ardından yedi ana başlık ve bunlara ait ara başlıklarla bölümlere giriliyor. Bölümler, “Mısır’ın Sesi ve Yüzü”, “Mısır Deltasında Çocukluk Dönemi”, “Kahire’de İlk Zamanlar”, “Medya Stil ve Üslup”, “Ümmü Gülsüm’ün Altın Çağı ve İki Kültürel Oluşum 1940’lar”, “Mısır’ın Sesi Sanatçıların Eserleri ve Estetik Paylaşımı”, “Ümmü Gülsüm ve Yeni Bir Nesil” başlıklarını taşıyor. Dr. Virginia Danielson tarafından, kitabın sonunda “Bir İcracının Mirası” başlığıyla genel değerlendirme yapılıyor. Terimlerin açıklandığı “Lügatçe” ve “Kaynakça” bölümlerini, aranılan sözcüklerin bulunmasında büyük kolaylık sağlayan “Dizin” izliyor.

Mısır’ın Sesi Ümmü Gülsüm, Arap Şarkısı ve Yirminci Yüzyılda Mısır Toplumu kitabı, Ümmü Gülsüm konusunda Dünyanın gerçekten en saygın yayınlarından biri. Dolayısıyla Bağlam Yayınları Müzik Bilimleri Dizisi editörleri Prof. Dr. Edip Günay ve Müzikbilimci Vural Yıldırım ile Doç. Dr. Nilgün Doğrusöz ve çevirmen Cem Ünver böyle bir yayını dilimize kazandırmakla büyük bir övgüyü de hak ediyorlar.

Murat ÖZYILDIRIM (Okutman, Mersin Üniversitesi Fen – Ed. Fak. Arkeoloji Bölümü)

Bin Safahat!

12 Mart 2008


Bin Safahat

Savaşın Kadınları

01 Mart 2008

Yazar Zümrüt SÖNMEZ Bursa TÜYAP Kitap Fuarı’nda YARIMADA Yayınları Standında 2 Mart 2008 Pazar günü Saat: 13’den itibaren “Savaşın Kadınları” kitabını imzalayacak.

Acımasız savaş şartlarının kızıla boyadığı vatan topraklarının ak yemenili kadınlarını anlatan “Savaşın Kadınları” kitabı konusu itibariyle bir ilk olma özelliği taşıyor.

[ OKUMAYA DEVAM ET ]

Türbanı Kazaya Bırakın!

21 Şubat 2008

Ömer Pekin Dünya Radyo’da Perişan FM adlı bir program yapmakta. Türban tartışmasını mükemmel bir şekilde yorumlamış. Dinlemenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Link burada:
http://www.samanyoluhaber.com/haber-92109.html

Şehitler Gecesi

21 Şubat 2008

şehitler gecesi
Enfal Suresi, 39. ayetin “Karışıklık kalmayıp, din bütününce Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın” gereğini yerine getirirken ölen veya öldürülen Müslümanların hatırlanması, şahadetin özendirilmesi için birçok İslam büyüğünün şehit edildiği şubat ayı, “Şehitler Ayı” ilan edilmiştir.

22 Şubat 2008 Cuma günü, saat 19.30’da Esenler Yüksel Düğün Sarayı’nda yapılacak olan Şehitler Gecesi’ne herkesi bekliyor olacağız.

Kapat
E-posta ile paylaş