Ön bilgi: Bu yazı quest.net network marketing sistemini anlatan bir yazıdır, benzer network marketing sistemleri üzerinden de okunabilir. Quest.net; insanların üye olurken ürün almak zorunda kaldığı bir sistemdir. Ayrıca, sisteme katılan insanlar para kazanabilmek için belli bir metodolojiye bağlı olarak ikna yöntemi ile arkadaşlarını ve çevrelerini de bu sisteme katmak durumundadırlar. En basit anlatımla, sisteme her katılan kişi sisteme başkalarını (dolaylı veya dolaysız) katmak yöntemiyle para kazanır.
Bu linke tıklayarak yazıyı Word formatında bilgisayarınıza indirebilirsiniz.
ISINMA TURLARI
Quest.Net, kendi çıkarlarından başka bir şey gözetmeyen tamamen materyalist bir sistemdir. Oysa burada söylediğimizin aksine; bir dayanışma, sisteme katılan üyelerin çıkarlarını gözetme, liderlerin altlarını eğitmesi gibi hoş ve ahlaki durumlar (güya) görebiliriz. İlerleyen safhalarda detaylı olarak göreceğimiz gibi bunun birçok sebebi var. Başlangıç olarak: salt maddeci bir sistemin insan faktörünü yeterli oranda kullanamayacağını, insandan (üyeden) başka sermayesi olmayan sistemin kendi bekası için insan fıtratına uygun (!) stratejiler üretmesi gerektiğini, bunlar olmaksızın insan (üye) üzerine kurulu sistemin batacağını, söyleyebiliriz. Yani burada, sistem içinde bulunan ahlaki unsurlar sistemin işleyişi için vardır ve sunidir.
Sistemin ilerleyebilmesi; insanın (üyenin) sadakatine, eğitilip terbiye edilmesine ve yetişen üyenin (lider) kendi kişilerini eğitmesine bağlıdır. Ancak böyle olmalıdır ki eğitilenler bir süre sonra eğitici konuma gelsin ve böylelikle sınırsız bir döngü sağlanabilsin.
Burada, sisteme katılan bireyi bir tavuk olarak düşünebiliriz. Bu tavuğun yumurtlaması gerekmektedir. Elbette bu yeterli değildir. Ayrıca yumurtalarını eğitmesi ve onları yeni yumurtalar üretebilecek bir tavuk olarak yetiştirmesi gerekmektedir. Yumurtlamayan, yumurtlamayı beceremeyen tavuk işe yaramaz, ancak sistemi kilitler. Görüldüğü gibi bilinçsiz bir katılımın işe yaramadığı bu sistemde her zincir halkası eğitilmeli ve ayrıca doğurgan olmalıdır. Bu sebeple şirketin en önemli yatırımı eğitim sisteminedir. Eğitimin ilk merhalesi sisteme yeni getireceğiniz üyeleri nasıl getirebileceğiniz ve onlara nasıl yaklaşmanız gerektiğidir. Ve zaten eğitimlerin neredeyse tümü, sistemin bekası için gerekli olan sisteme katacağınız kişiler ve nasıl çalışmanız gerektiğini anlatan derslerden ibarettir.
Liderlerin altlarını (kişilerini ve kişilerinin kişilerini) eğitmeleri, onlara sistemli bir şekilde (sisteme yeni kurbanlar kazandırırken) yardım etmeleri sistemin işleyişi için en gerekli şeydir. Lakin bu maddeci sistem bu meseleyi ahlaki unsurlarla donatıp manevi soslarla bezemiştir ki, insanlar: “altlarıma yardım ediyorum”, “kendim şuan için önemli değilim, bana inanan insanlara kazandırmak için çalışıyorum” diyerek azimle ve ahlaki gibi görünen bu düşüncelerle çalışsın, herkes her durumda sistemin işleyişine katkıda bulunsun! Böylelikle, insanın fıtratı ve çalışabilme azmi için gerekli boşluklar doldurulmuş olsun…
İnsan psikolojisi konusunda uzman olan sistem mimarları, sisteme katılacak kişilere nasıl yaklaşılması gerektiğini ve onların sistemde verimli olabilmesi için nelerin gerekli olduğunu tespit eder. Tüm mekanizma yukarıdan aşağı doğru bir bilgi akımıyla işletilir. Katılan her bireye seviyesi nispetinde bilgi verilir ve zamanla terbiye (eğitim) edilir.
HAYALLERİNİZİN ESİRİ OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Sistem, insanları ikna ederken (her network marketingde olduğu gibi) kazanma dürtülerini besler. İnsanda bulunan kazanma arzusunu mantıklı (modern zamanda standart insan algısı) argüman ve matematiksel verilerle körükler. Sistem mimarları elde ettikleri tecrübeler neticesinde sadece arzuların ve anlık heyecanların insanları sistem içerisinde tutmayabileceğini görerek, oluşabilecek aksaklıklar için önceden tedbirler almaya çalışmışlardır. Örneğin, şirketin sonradan bünyesine kattığı v-team (v-partners) adlı danışmanlık şirketinin ve quest.net sisteminin ağır toplarından Pathman Senatrijah bir dersinde “insanlara hayalleri olup olmadığını sorun, onlardan hayallerini öğrenin”, “eğer siz onların hayallerini öğrenirseniz hangi düğmeye basacağınızı bilirsiniz” der. Elbette bunun amacı ilerleyen zamanlarda eğer üye (yani ürün) yalpalar veya vaz geçmeye kalkarsa ona kendi hayallerini hatırlatarak baskı kurmaktır: “çocuklarının daha iyi bir eğitim almasını istemiyor muydun?”, “alacağın o arabadan vaz mı geçeceksin?”
Denilebilir ki, “tüm bunlar teşvik içindir, insan normal hayatta da benzer durumlarla teşvik edilemez mi?” Birincisi, burada bu diyalog insanı hayallerine karşı esir alma girişimidir. İkincisi hayallerine ancak bu yolla ulaşabileceğini empoze etmektedir. Çarkların işlemesi ve aksaklığın olmaması için yapılan bu ‘sisteme bağlı tutma psikolojisi’ birçok zaman işe yaramaktadır. Ve işi bilenler hemen fark edecektir ki bu metodu Amway uzun yıllar kullanmış ve birçok kişiyi kandırmıştır. Pathman’ın da sözleri söylediklerimizi doğrular niteliktedir, bu konuda şunları der: “bu sistemdeki en önemli şey sizin hayalleriniz, rüyalarınız ve hedeflerinizdir”, “…öncelikle kendi hayal ve hedeflerinizi belirleyeceksiniz”, “…ve bu anlattığım taktikleri kendi organizasyonunuzda kullanacak, kişilerinizden hayallerini öğreneceksiniz”.
Tüm bunlara rağmen, bu tavrın ahlaklı olduğunu varsaysak bile, yapılan tüm bu şeylerin sistemin sağlıklı kalabilmesi ve daha çok kazanabilmesi için yapıldığını görmemize hırstan başka ne engel olabilir?
KENDİ İŞİNİZİN PATRONU (sistemin kölesi) OLMAK İSTER MİSİNİZ?
Quest.net’in klişeleşmiş sloganıdır bu: “kendi işinizin patronu olun”.
Sisteme katılacak olan kişinin sistemi koruyacak, sistemin devamını sağlayacak şekilde eğitilmesi (terbiye) gerekmektedir. Kişi, lider (hizmetkâr) olduktan ve belli olgunluğa eriştikten sonra tıpkı terbiye edildiği gibi o da altlarını eğitmesi gerekir. Sistemin döngüsünün sağlanabilmesi için de zaten; liderin, yani hizmetkârın, yeni liderler yetiştirmesi, yeni yetişecek olanların da yeni hizmetkârlar yetiştirmesi gerekmektedir. Böylelikle sistem kendi işleyişini garantiye alır ve sistemin korunmasını, muhafızlığını, işlerinin patronu olduklarını zanneden bu üyelere yaptırır. Yazımızın ilerleyen bölümlerinde de görüleceği üzere, her üye sistemin gönüllü muhafızıdır. Muhafız: yani kendi işinin patronu!
Sistem, hiyerarşik eğitim mekanizmasını işletmiş ve ancak bunlar var olduğu sürece ayakta kalacağını bildiğinden kapitalist zekâyı sonuna kadar kullanmış, kişisel gelişimcilerin yıllardır ürettikleri bilgileri de kullanarak kendilerine özgü bir dil geliştirmiştir. Bu yüzdendir ki birçok soruyu cevaplanmış olarak sunar. Örneğin ilk derste (tanıtım), henüz sisteme katılmamış olan müstakbel üyeye kâğıt ve kalem vererek sorularını not almasını isterler. Herkes kafasına takılanı sormalıdır. Hatta soru sormayı teşvik ederler.
Çünkü bilirler (ve beklerler) ki, tanıtıma gelmiş müstakbel muhafızın soracağı sorular:
“dünyada kimse kalmayınca ne olacak?”, “ürünlerin fiyatları ederinden pahalı değil mi?” ve benzeri yüzeysel, sığ, komik şeylerdir. Bu ve benzeri sorulmuş birçok sığ sorunun sığ cevabı hâlihazırda sizi beklemektedir. İşin özüne, hakikatine ait, tahliller ve sarsıcı sorular sormak ancak derin ve Müslümanca düşünmenin sonucudur.
Pathman Senatrijah yine bir dersinde mealen şöyle der: “size sorular sorup ikna olmamak için ısrar eden insanlara, evet ben de benzer tedirginlikler yaşadım ancak bulduğum şey şudur, diye bir çıkışta bulunun”. Buradan anlaşılıyor ki, üye olacak bireyden derin düşünmeksizin basit sorular sorması beklenirken, liderin de koşullu bir şekilde düşünmeksizin cevap vermesi beklenir. Sizin sorduğunuz sorunun ve takıldığınız meselenin çokça bir önemi yoktur. Yani sistemin üyeleri ve liderler, dışarıdan gelebilecek tüm karşı fikir ve tahlillere baştan kulak tıkamış her durumda haklı olduklarını varsaymışlardır. Oysa Pathman soru soran kişinin haklı olabileceğini hiç düşünmemiştir bile. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz ki, bu sistemin üyeleri körü körüne haklı olduklarına inanmışlar ve inandırılmışlardır. (bunun sebeplerini yazının sonuna doğru training meselesinde anlatıyorum) Kendileri bazı sorularda takılsalar bile, tüm soruları cevaplayabileceğine iman ettikleri üst düzey liderler tanıyorlardır. Onların her şeye bir cevabı vardır. (!)
Bu sistemin tarikat yapısına benzer yönleri bulunması sistem mimarlarının, psikologların yıllardır geliştirdikleri stratejiler ve eğitimler sonucudur. Sosyal dayanışma ve yardımlaşma şirketin bekası için işletilir! Sosyal dayanışma ve yardımlaşma şirketin devamı için işletilir! Sosyal dayanışma ve yardımlaşma şirketin sağlığı için işletilir!
Eğitimlerde, kendi işlerine (şirketin gönüllü muhafızlığı) güvenmeleri, yeni üye olacakları veya olmuşları takip edip haberdar olmaları, bu işi hayatlarının işi olarak görmeleri öğütlenir. (sadece quest.net için değil neredeyse tüm N.M.’lerde böyledir) Sistem, üyelerinden samimi olmalarını ister. Quest.Net, kazanabilmek için ilim (eğitime devam etmek), amel (sisteme yeni üyeler getirmek), ihlâs (özverili çalışmak) aşamalarından tüm üyelerini geçirir, geçirmek zorundadır!
Burada üstat Dücane Cündioğlu’nun sözünü hatırlatmakta fayda var: “Kapitalizm, kendine iman edenlerden ihlâslı olmalarını ister.”
BEN KAZANIYORUM SİZ DE KAZIKLANIN!
Sisteme katılmış biri, size, kendisine öğretildiği üzere “çok kazandıran bir iş var, sana söz vermiyorum (!) ama eğer kafana yatarsa beraber çalışabiliriz” derken, aslında şunu diyordur: “benim para kazanabilmem için seni ikna etmeye ihtiyacım var lütfen sen de bize katıl”.
Elbette bunu bu şekilde dile getirecek değildir. Çünkü “sana söz veremem” cümlesinin muhatap üzerindeki etkisi dahi hesaplanıp, ikna yönteminin bu ve benzer şekillerde yapılması, eğitim sisteminden geçenlere öğretilmiştir. Görüldüğü gibi sistemin eğitim şekli, kendi devamını sağlayabilmek için hizmetçilerine taktikler vermekten ibarettir. Üyeler bu taktikleri kendi arkadaşları ve dostları üzerinde deneyeceklerdir. Denilebilir ki, “insanlar bu gibi teknikleri kişisel gelişim kitaplarından öğrenip hayatlarında uygulayabilirler, bu salt quest’in sorunu değil”. Burada anlatmaya çalıştığımız quest.net’in modern zamanlarda türeyen kişisel gelişim, etkilime teknikleri, çekim yasası gibi sapkın metotlardan sonuna kadar beslenip eğitim sistemini bunlarla beraber inşa etmesidir. Quest.net, modern algının bu gibi tekniklerle oltaya geleceğini iyi bilir!
Sistemin üyeleri diyebilirler ki “biz kimseyi ikna etmeye çalışmıyoruz, sadece insanları davet ediyoruz, isteyen katılır isteyen katılmaz”. Oysa kendileri de bilmektedirler ki, para kazanabilmek için birilerini mutlaka ikna etmelidirler. Üstelik ikna ettiği kişi, sağlam (!), güvenilir (!), kendi ‘etkin çevre’sini bu sisteme katabilecek dirayette olmalıdır. Hatta ikna aşaması tamamlanıp denek (üye) sisteme girmeyi kabul ettiğinde, lideri ondan sisteme kaç kişi tanıtabileceğine dair sorular sorar. Ve günde/haftada bu işe ne kadar vakit ayırabileceğini söylemesini ister. (onlar taahhüt diyorlar) Çünkü bu aldığı bilgilere bağlı olarak lider altına baskı uygular. Eğitimlerde, liderlerden, sisteme yeni katılanlardan bu bilgileri edinmeleri özellikle vurgulanır. Böylece lider altına ne kadar baskı yapabileceğini ayarlar. Örneğin, üye haftada üç gününü ayıracağını söyledi ama bunu aksattı, lideri daha önce edinmiş olduğu ‘üç gün’ bilgisi neticesinde baskı uygular, onu uyarır. Sistem mimarları bunun neticelerini iyi bildiğinden “herkese verdiği söze göre baskı uygulayın” talimatı vererek hem baskı unsurunu işletir, hem bireyin bunalmasını engellemeye çalışır, hem de ‘söz vermek’ gibi ahlaki bir etkiden beslenir. Kendini ‘işinin patronu’ sanan zavallı üye, üstünde onlarca etkinin, yönlendirmenin, kullanılmanın, psikolojik çatışmanın farkında değildir. Gördüğümüz gibi sistem, birçok arka faktörü kullanarak her üyeyi sistemin sağlıklı çalışabilmesi için hizmet edecek düzeyde eğitmeye çalışır.
Beyni ofislerde quest.net fikirleriyle doldurulan birey, bir canlı bomba misali sokağa çıkar ve insanlara karışır, öğretildiği üzere pimi çeker (yani ikna tekniklerini uygular) ve kendiyle birlikte öbür dünyaya (quest.net’in para dolu gizemli mistik dünyasına) onlarca arkadaşını götürür!
Denilebilir ki, buradaki herkes kendi isteği ile bu sisteme girmiştir, onları kimse zorlamamıştır. Elbette deriz onlara, elbette; şeytan da kendine uyanlara yaptığı vaazda demiyor muydu: “ben size sadece vesvese verdim, sizi bu hale kendi nefsiniz düşürdü”.
Bu sistemde (eğitimi almış terbiye olmuş insanlar tarafından) size bir soru yöneltiliyor ya da bir yaklaşım biçimi tercih ediliyorsa, tüm bunlar daha önce üyelere ezberletilen şeylerdir. Her yaklaşım, her soru, her cevap neredeyse ezberletilmiştir. Bu konuda hiçbir fikrimiz olmasaydı dahi, tüm quest.net üyelerinin benzer davranışlar sergilediğinden bile anlayabilirdik. Sistem, çark işlerken, üyeler çarkın işlemesine katkıda bulunacak şekilde eğitilirken, sistemin nasıl işleyeceği konusunu kimsenin inisiyatifine bırakmaz. Yani sistem kendi varlığını korurken işini şansa bırakmaz, üyelerinin zekâlarına da güvenmez, böylelikle davranış biçimlerini ve stratejileri kendi belirleyip üyelerini buna göre eğitir. Ancak temel unsur ve yaklaşım biçimlerini ezberleyen lider, bir aşamadan sonra kendi metotlarını kullanabilir, gerek kalırsa!
ARKAMDA LİDERİM.. ÖNÜMDE DİRECT’LERİM.. RABITAM QUEST’E.. KENDİMDEN GEÇERİM..
Doğru kaynaktan bilgi almış ve sistemi özümsemiş liderler tarafından eğitilen herkes bilir ki bu iş (işe vakıf olmayan insanların zannettiği gibi) kolay bir iş değildir. Sistemin çarklarını kurulu düzene göre, senden istenildiği şekilde işletmen gerekir. Kimse (işi yalan yanlış öğrenmişler dışında) size azıcık çalışıp çok para kazanacağınızı söylemez. Çalışmadan para kazanacağını zanneden insanların türemesi network marketing sistemlerinin içinde quest.net için nadir bir durumdur. Çünkü quest.net bu algıyı başka algılarla değiştirmiştir ve zaten kısa zamanda para kazanamayan kişinin usanacağı ve sistemin çarkları bozulacağı gibi sonuçları olduğundan mantıklı da değildir. Ancak quest.net dışındaki network marketing sistemleri ‘kolay para’ meselesini iyi yönetememişlerdir. Quest.net zeki bir yapıdır, ‘bilginin tahrif edilmesini’ engellemek için üstün gayret gösterir. Onun stratejileri sistemin işleyişinin ana kaynağıdır ve kutsaldır. Tahrif olursa hidayete ulaştırmaz! (sistem işlemez!)
Gerçekten de zaman ayrılması, bilgilerin eksiksiz olarak alınıp aktarılması ve başka birçok fedakârlık yapılması gerekir, kazanabilmek için. Ancak ilk başta sizden az bir zaman ayırmanızın yeterli olacağını söylerler. Belli bir süre sonra daha fazla zaman ayırmanız gerektiğini hissedersiniz. Zaten aşamalar ilerledikçe ayırmanız gereken zaman dilimi fazlalaşır. Kişileriniz (direct) vardır, onların getirdiği kişiler (indirect) vardır, onların tanıtımları vardır. Sokak ağzıyla söylersek ‘direct’leriniz ‘indirect’lerinizi kafalarken ikna esnasında tecrübeli bir bilge olarak yol göstermeniz gerekmektedir. Lakin komik olan şey şudur, sisteme katılan kişiler, (şimdilik) kendileri için çalışmadıklarını, ikna ettikleri kişilerin kazanması için çalıştıklarını çokça söylerler. İkna edilen kişiler henüz toy olduklarından yeni kişileri iknada zorlanırlar, liderleri onlara yardım eder. Liderin kendi altlarına yardım etmesi için de, quest.net çift kollu ilerleyen bir yapı kurmuştur, üyenin birebir getirdiği kişi ile kişilerinin getirdiği kişiler (yani altlarının altı) arasında quest.net için bir fark yoktur.Sadece sistemin dengeli bir şekilde ilerlemesi gerekmektedir. Yani asıl olan zaten budur, ne şekilde olursa olsun üye kendi çıkarı için çalışır. “kişilerime kazandırmak için çalışıyorum” lafı ise, insanların sisteme hizmet ederken kendilerini iyi hissetmeleri ve ihlâslı olmaları içindir! Bunun böyle olmadığını iddia edecek bir quest.net üyesi muhtemelen dersine iyi çalışmamıştır. Çünkü quest.net’in ağır toplarından ve ilklerinden Joo Fabrikas şöyle der: “eğer onlar için zaman ayırır ve onlara yardım ederseniz onlar da etkin çevrelerini getirirler”. Kişilerinize tüm vaktinizi ayırdığınızda onlara yardım ettiğinizde ‘ne olur’u anlatmaya çalışır Joo ve şöyle devam eder: “öyle kişileriniz var ki, tam anlamıyla bu işe inanmışlar ve bu iş için sürekli olarak çalışıyorlar, sizce bundan kim faydalanacak?”. Sonrasında cevap verir: “siz, elbette siz!”. Ve yine devamında W.I.F.M diye bir kavram atar ortaya Joo: “What’s in it for me?” yani: “bunda benim yararıma olan ne var?”
(bu “bunda benim yararıma olan ne var” yaklaşımına Dr. Ali Şeriati Utilitarizm –menfaat üstünlüğü ekolü- demiyor muydu?)
Ayrıca Joo Fabrikas ne kadar kapitalist olduğunu ispatlarcasına, ‘insanın her koşulda ilk önce kendini düşündüğünü’ iddia eder. İşte sistemin ham maddesi böyle maddeci, kapitalist, materyalist bir felsefedir. Ancak bunu böyle sunamayacaklarına göre ahlakla, erdemle, duygusal tepkilerle süslerler ve öylece sunarlar. Quest.net’in burada örneklerini verdiğimizden çok daha fazla hatta yüzlerce böyle materyalist yaklaşımı vardır. Bunları teker teker anlatmak gereksiz olacağından ve asıl maksat anlaşıldığından bu kadarla yetindik.
Bu arada birçok yerde bahsettiğimiz ‘etkin çevre’nin ne demek olduğunu da açıklayalım. Henüz konuya yabancı olanlar da anlayabilsin ve anlatmak için de yine sevgili (!) Joo Fabrikas’a başvuralım bakalım neler diyor: “sen iyidir dersen ben de kabul ederim, diyenler etkin çevredir.” (circle of influence)
Kime karşı kimi kullanıyorlar, olayın vahametini fark ediyor musunuz?
Üyeler kişilerine yardım edip onların yeni kişiler getirmesine vesile olmazsa sistem işleyemez ve bunun yolunu şöyle tıkarlar daha doğrusu Joo şöyle itiraf eder: “Eğer bu işten para kazanmak istiyorsanız kendinizi unutun, organizasyonunuzu düşünün, liderinizi düşünün”. Sanıyor musunuz ki Joo ahlaklı bir şey söylüyor, hayır, sistemin olmazsa olmazını fark etmeden itiraf ediyor. Joo tatlı bir elemandır, onu seviyorum (!), ileride “liderinize rabıta edin” falan diyebilir. Çünkü quest.net için lider gerçekten önemlidir. Aydınlanmış ve inanmış kişilik, insanları tecrübesiyle aydınlatır yeni aydınlar (muhafızlar) türetir. Yeni türeyen (üretilen) muhafızlar olmazsa sistem nasıl işleyebilir?
OFİSE GEL İRŞAD OL HATMEYE KATIL MÜRŞİT (para) GÖR!
Bir de ofis olayı var tabi! Ev ofislerde (home office) cemaatleştikleri için quest.netçileri eleştiren insanlar gördüm, bu noktadaki eleştiriler yersiz olsa gerektir. Quest.net salt iş olarak işlemez, eğitim en önemli şeydir, iş: eğitimdir, çünkü ürün: insandır. Sistemde ürün olmadığını, ürün diye bahsedilen şeyin aslında insan yani üye olduğunu ilerleyen safhalarda anlatacağız. Ev ofisler bir zaruret üzerine doğmuştur. İnsanların terbiye edilmesi için gerekli eğitim kafe gibi ortamlarda uluorta verilemez. Dershane gibi bir yere ihtiyaçları vardır. Yeni gelen, henüz işi bilmeyen kişiye yapılacak olan tanıtım için sessiz sakin bir odaya ihtiyaç vardır.
Sen, tanıtımı yapan kişi ve seni oraya getiren sevgilin arkadaşın odaya girdiğinizde; sevgili arkadaşın yanına tanıtımı yapacak kişi karşına oturduğunda; ortanızda bir masa ve masanın üzerinde sürahi ile bir bardak su bulundurduklarında; telefonların sesini kapatıp mübarek (!) eğitime (tanıtım) başladığınızda; ortamın maneviyatına (!) kapılıp gittiğinizde; tanıtım ilerledikçe içinizdeki para ve kazanma aşkı kalbinizi kaburgalarınıza dayayıp dışarı fırlaması için zorladığında, ortalık sessiz ve sakin olmalıdır. Bunun için ofis idealdir. Ama şart değildir (global stratejiye göre). Evlerde toplanıp toplu tanıtımlar yapılabilir.
Ofisler için farklı stratejiler geliştirmişlerdir. İşleyiş ve mekanizma yine belirli bir amaçla belirli bir kurallar bütününe göre yapılmaktadır. Bir ofiste bir liderin altları belli bir sayıdan sonra farklı kollar halinde ofisler açabilirler. Elbette liderlerinin gözetiminde…
QUEST.NET NE ALIR NE SATAR?
Bir diğer yanılgı da quest.net’in bir şeyler sattığı efsanesidir. (“aha işte şimdi çuvalladın” dediğinizi duyar gibiyim, acele etmeyin) Bilindiği gibi, bir çok ülkede somut bir karşılığı olmaksızın (hizmet yahut nesne) yapılan network marketing ticareti (ticaret mi dedim, özür dilerim) yasaktır. Ayrıca ürün olmaksızın yapılan ticaret İslam’da da yasaklanmıştır. Böyle iki büyük engelleyici unsur varken elbette ki network marketing sistemleri ürünsüz piyasaya çıkamazlar. Sizden aldıkları paranın karşılığı olarak bir ürün vermeleri gerekir. Ayrıca böyle yaparak birçok eleştiri noktasını da tıkamış olurlar.
Evet, quest.net de üye olurken bazı ürünleri size (güya) satar. Lakin bu ürün satma olayı yukarıda bahsetmiş olduğum sebeplerden dolayı var olan bir etkendir. Asıl olan insandır, yani üyedir. Quest.net sistemine daha çok insan katmak ister, daha çok ürün satmak değil. (itirazı olan?)
Bunu her sisteme katılan bilir. Ancak nedense bunu bir türlü kabul etmezler. (aslında hiçbir şeyi kabul etmezler, bunun sebebini ‘düşünme’ ve ‘training’ bölümünde anlattım)
Quest.net ürün odaklı bir firma olsaydı, üyelerine (muhafızlarına) insanları nasıl etkileyeceklerini (kandıracaklarını), ne gibi taktiklerle saldıracaklarını, hangi şeytanca yöntemlerle insanları sisteme katacaklarını değil; ürünleri nasıl pazarlayacaklarını anlatırdı. Quest.net gerçekten ürün satsaydı, üyelerine; ürünlerinin nasıl güzel olduğunu, ödediğiniz paraya ne de çok değdiğini, ne kadar kaliteli ve sağlam olduklarını anlatırlardı seminerlerinde. Ki üyeler bunları bilsin ve insanlara satarken bu bilgileri kullansın. Oysa quest.net eğitimlerinde ürünlerin yeri yoktur. Tanıtımda ürünler hakkında verilen fiyat ve bilgiler üstünkörüdür. Biz burada ürünlerin verilen ücrete değip değmediğini tartışmıyoruz, bu göreceli bir kavramdır, alınan ürün o fiyat etse de etmese de quest.net’in meselesinin ürün satmaktan öte olduğunu anlatmaya çalışıyoruz. Yeri gelmişken hatırlatmakta fayda var, lüks tüketim mallarını ihtiyacı olmayan insanlara satmak gayri ahlaki bir durum olduğu gibi ayrıca da caiz değildir. (bu konuda Hayrettin Karaman hocanın fetvasına bakabilirsiniz)
Quest.net için ürünlerin bir önemi olmadığı gibi, sisteme katılan kişiler için de bir önemi yoktur. Sisteme hiçbir kimse sadece ürün almak için katılmaz. Sisteme katılmak için ürün alır. Bu sisteme girip çok para kazanacağına inanan insanlara eğer ürün vermemiş olsaydınız yine de sisteme katılırlardı, öyle ya, verdiği paradan çok daha fazlasını kazanacaktır nasıl olsa! Bu açıdan bakıldığı zaman zaten ürün versinler ya da vermesinler sisteme katılmamak aptallıktır, nihayetinde ucunda çokça para vardır. (bu arada, quest.net üyelerine; sistemi kabul etmeyen, sistem hakkında kötü konuşan insanlardan uzak durulması gerektiğini çünkü onların negatif insan olduğunu söyler. Zeki sistem bir çırpıda bizi negatif insan olarak etiketlemiş bizden uzak durmuştur, sevgili arkadaşımızdan da bunu istemektedir. Umarım bu taktik kadim bir dostluk anlayışı olan Türk insanında işlemez)
Quest.net üyelerinin internet ortamında tartışmalarda çokça kullandıkları bir söz vardır: “isteyen gelir, isteyen gelmez, zaten herkesin gelmemesi daha iyi, herkes gelse biz nasıl kazanalım”. Türkiye’de buna benzer onlarca söz ve davranış gelişmiştir. Genellikle sorulan sorulara ya da yapılan eleştirilere cevap vermek için zamanla doğal olarak türetilmiştir bu fikirler. Oysa bu fikir quest.net’in fikri değildir, derslerine biraz çalışmış olsalar quest.net itikadına da uymadığını görürler. Öyle olsa insanları ikna için kullanacağınız onca teknikleri size neden öğretsinlerdi? Şirketin fikirlerini özümsemişseniz ve iman etmişseniz, organizasyonunuza daha çok kişi katmak için çalışırsınız. Şirketin de öngördüğü budur ve sizden bunu ister. Ve herkes organizasyonuna daha çok kişi katmak için çalışır. (siz “kişilerime yardım ediyorum” demeye devam edebilirsiniz) Quest.net küçük planda sizden ‘etkin çevre’nizi getirmenizi ister. Büyük resme bakarsak milyonlarca kişinin ‘etkin çevresi’ demek, herkes demektir. Yani quest.net sizden ‘etkin çevre’nizi isterken aslında herkesi istiyordur. (“hayır canım, biz on sekiz yaşından küçükleri ve ‘etkin çevre’si mezar taşı olanları kurban etmiyoruz” mu dediniz? Anladım, küçüklerle ve ölülerle çalışmak resmi prosedüre uymuyor değil mi?)
Eğitimlerde ürünle alakalı dersler olmamakla birlikte, üyelere tanıtımlarda yanlarında ürün bulundurmamaları tavsiye edilir. (evet, ciddiyim) Böylelikle hem ürünlerle ilgili detay ve dertlerden kurtulacaklar hem de asıl önemli olan şeye odaklanmaları daha rahat olacaktır: mesele ürün değildir, sisteme katılmaktır.
Quest.net’in sermayesi domates/patates/saat/kolye/altın değildir, insandır. Quest.net antika saatleri nasıl depolayacağını düşünmez, insanları evlerde/ofislerde nasıl toplayacağını düşünür. Quest.net tatil paketlerinde oluşabilecek aksaklıkları değil, eğitilen insanların yeterince iyi terbiye edilememesini dert eder. Quest.net bir ürünü nasıl satacağınız konusunda değil, bir insanı nasıl ikna edeceğiniz konusunda size eğitim verir.
Anlayacağınız üzere quest.net’de ürünün bir yeri ve anlamı yoktur, var olması gerektiği için vardır. Quest.net’in ürünleri ve sermayesi insandır. O yüzden her üye aslında bir üründür! (Kemale ermiş ürünlere ‘lider’ denir)
Ürünle bir alakası bulunması münasebetiyle Türkiye’de Network Marketing’in bir yaklaşımını da burada zikredelim. Network Marketing kavramını açıklarlarken “network marketing reklam yapmaz, reklama vereceği parayı üyelerine komisyon olarak verir” diyorlar. Quest.net’in reklam vermiş olma ihtimalini düşünsek karşımıza komik hikayeler çıkacaktır, böyle bir şey zaten mümkün değildir. “Şu fiyata kol saati satıyoruz” mu diyecekler? Satmak istedikleri bir ürün olsa, zaten reklamını yapar ve satarlar. Peki şöyle mi reklam verecekler: “sisteme gelin üç-üç yapın 250 dolar kazanın”. Ne kadar komik değil mi? Network Marketing sistemleri zaten marka bilinirliğini ve güvenirliğini artırmaktan başka bir amaç için reklam veremezler, böyle bir şey elbette saçma olur, çünkü dertleri (birçoğunun) ürün satmak değildir, insan toplamaktır. Ürün, insandır… Quest.net’in futbol takımlarına sponsor olması ve benzeri gibi durumlar da söylediklerimizi teyit eder niteliktedir. Hayal edemeyeceğimiz kadar parayı bu işlere harcamalarının sebebi elbette tüm dünyada güvenilir imajı elde edebilmeleri içindir. Tanıtımlarda bu sponsorluklardan elde edilen imaj kullanılır, quest.net’in güvenilirliğini artırmak için bir argümandır sadece bu, ikna etmeyi kolaylaştıran…
DÜŞÜNMENE GEREK YOK EMREDİLENİ YAP YETER!
Şimdi size quest.net’in eğitimlerde kullandığı “yarınların liderleri bugün yetişir” başlıklı bir metni noktasına virgülüne dokunmadan aktarıyorum:
“Training ile Teaching in farkı; Teaching öğretmektir. Bu belirli bir zamanda başlar ve belirli bir zamanda biter. Ama Training eğitmektir ki bunun zamanı yoktur, sürekli tekrarı vardır. Neden yarınların liderlerine bugün eğitim veririz? Eğer bugün kendi kişilerimize doğru eğitim vermezsek yarın organizasyonumuz büyüdüğünde kişilerin çoğu düzgün eğitim almayacak ve sistemde sorunlar çıkabilecektir. Eğitimde niyet kişilerin daima eğitim veren kişiden daha ileri olmalarını sağlamaktır. Dolayısıyla iyi bir lider tüm tecrübelerini tam olarak kendinden sonrakilere aktarmalıdır.”
Görüldüğü gibi quest.net üyelerine teaching (öğretmek) ile değil de training (eğitmek) ile yaklaştığını söylüyor. Eğitmek; ezberletmek demektir, sorgusuz sualsiz, tekrar ettirmek, ezberletmek! Sadece sizi nerede ve nasıl davranmanız gerektiği konusunda terbiye ederler, sistemi sorgulamak, konumunuzu, kendinizi sorgulamak onların işine gelmez. Ve zaten eğitim (bir manası da terbiye demektir) ‘nasıl’ sorusuna cevap verir; öğretim ise ‘neden’ sorusuna…
Bu işi neden yapıyorum, kim için yapıyorum, yaparken iç dünyamda ve dış dünyamda neler oluyor, kimlere hizmet ediyorum; bana ezberlettikleri gibi “kişilerime yardım ediyorum” derken tutarlı mıyım, yoksa kendimi mi kandırıyorum; bana “arkadaşlarınızın bu işe sizden daha çok ihtiyaçları var” derlerken ne demek istiyorlardı; benden ‘etkin çevre’mi isterlerken yakın arkadaşlarımı, babamı, annemi, kardeşlerimi, dostlarımı daha kolay ikna edebileceğimi biliyor olabilirler mi, onların sadece bir sözümle bu sisteme gelebileceğini hesaplamış bir zekanın mı hizmetindeyim, ve benzeri soruları sormak zaten training (ezberletme) aşamasından geçmiş insanların işi değildir. Training (ezberletme) tarzı eğitim neticesinde üyeler sadece kendilerini öğretileni yapacaklardır, nasıl terbiye edilmişlerse öyle davranacaklardır. Şimdi bu bilgiler neticesinde, Pathman’ın soru soran insanlara nasıl davranılması gerektiğini anlatan mutaassıp düşünmeksizin yaptığı konuşma; neden sistemin üyelerine ‘muhafız’ dediğimiz; neden üyelerin körü körüne itaat ettikleri ve neden benzer davranışlar sergiledikleri daha da anlaşılır oldu. Tekrar edelim mi: (quest.net tercihi) training “nasıl” sorusuna, teaching ise “neden” sorusuna cevap verir!
(“ama bizimde nedenlerimiz var, pathman öğretti, bizimde hayallerimiz çalışma nedenimiz” mi dediniz? O halde bu kısmı anlaya anlaya derinlemesine birkaç kere daha okuyunuz ve Shiraz’dan A’bdou Habib Ghandoura dinleyiniz, An Evening In Beirut albümünde bulabilirsiniz)
MODERN OL DEĞİŞTİR DÜŞÜNCENİ AMA DÜŞÜNME GERİSİNİ
Elbette buraya kadar anlattığımız birçok şeyi, deşifre ettiğimiz birçok yaklaşımı, quest.net yeni üyelerine türlü metotlarla sunmaktadır. Hem şirket politikaları için geçerli hem de Türkiye’deki quest.net muhafızları için geçerli birçok kalıp vardır. Fikriyatlarını bunlar üzerinden temellendirirler. Ya da insanları bunlar üzerinden kandırırlar. Örneğin: “artık dünya değişti, bu yüzyılın ticaret şekli network marketing’dir” veya “network marketing geleceğin mesleği, son zamanların en popüler ve en kazandıran işidir” gibi söylemler vardır. Bunlar, üzerinde düşünülmeden direk kabul edilir ve aktarılır. Oysa, network marketing ne kadar yaygınlaşır ve popülerleşirse o kadar da tekelleşme olur, zaten bozuk olan güç ve para dengesi iyice bozulur. Network Marketing insanların bir şirket adına (ya da birkaç şirket) çalışıp, o sisteme yeni insanlar katmasıdır ve yeni insanların da başka yeni insanlar katmasıdır, böylelikle sınırsız olarak ilerleyerek tüm herkesi içine dahil etmeyi amaçlar. Herkesin fark edebileceği gibi bu, milyonlarca insanın birbirini kandırıp sisteme katarak şirkete para kazandırmasıdır. Güçte ve parada tekelleşen firmaların kölesi olmaktır. Kapitalist sistemde tekelleşmenin olması gayet doğaldır ama Network Marketing kapitalizmin zirve noktasıdır. Kapitalizmin gerekliliklerini yerine getirmekle ve hızlı sömürü gücüyle ‘geleceğin mesleği’ (!) network marketingler aynı zamanda işgal gücüdür. Ancak görüldüğü gibi bu popüler kavramlar ve yaklaşımlar anlaşılmadan iyi, ahlaklı ve güzel zannedilmiştir. Network Marketing geleceğin mesleği Networker ise geleceğin tüccarıdır, öyle mi? Oysa Networker “özelleştirilmiş insan”dır. (bkz. Özelleştirme)
Düşüncelerimiz ya kadim bir gelenekten beslenir ya da modern bir etkileşimden. Quest.net için zaten kadim olan her şeyi reddetmek gereklidir, ancak modern etkileşimlerden de kendisine uymayan şeyleri reddettiği olur. Bir fikir, bir yaklaşım kendine uymuyorsa; kurduğu sistematiğe engel oluyorsa; sistemine katmak istediği insanların zihinleri ve düşüncelerini bunlar, yani kendi işine gelmeyen şeyler belirliyorsa, tüm bunları değiştirmeye yeltenir. Her şeyi sistemin işleyebilmesi için yontarken insan zihni ve düşüncesini de yontmaları gereklidir. Aksi halde, henüz fikri birliktelik sağlanmamış insanın orduya nasıl katkısı olabilir? İşte bu yüzden, sistem kendi menfaatine uymayan fikriyatı bir başkasıyla değiştirmek üzere üyelerine eğitim verir. Buna “Paradigm Shifts” derler. Yani “Düşünceleri Değiştirmek”. Üyelere, ticaretin yapılış şeklinden insanlara yaklaşımına kadar birçok noktada klasik metotlardan kurtulmaları ve düşüncelerini değiştirmeleri söylenir. Sadece düşüncelerini değiştirmeleri söylenir, düşünmeleri değil. Üye; sorgusuz sualsiz düşüncelerini değiştirir, hayranlıkla sistem mimarlarının tekniklerini dinler, eğitimlerde bu şeytanca ticaret bilgileri karşısında mest olur. Mest oldukça canına dişine takar çalışır, çalıştıkça insanları sisteme katar, liderleri sayesinde sisteme kattığı insanlar da mest olur, onlar da çalışırlar; biraz para kazanır, para kazandıkça imanı kuvvetlenir. Ve zamanla ihlas mertebesine ulaştığında ona lider (üstün muhafız) derler, e tabi biraz da yetenek olmalıdır… Bunların hepsi bir zekâ tarafından (quest.net) sistematik olarak kurgulanmıştır. Bu yeni köle sistemi, denildiğine göre yeni yüzyılın mesleği imiş. Network Marketing uzun yıllardır var, ama böyle bir köle sisteminin geleceğin mesleği olması konusunda net fikir sahibi değiliz, dedikleri gibi köle sistemi revaç bulabilir, kendi kendine yok olup gidebilir de… Zira haklı olmamız kazanacağımız anlamına gelmez. Tıpkı bu yazıyı yazmakla kaybedebileceğim birçok şey olduğunu bilmem gibi…
EVE DÖNERKEN
Sistemi savunan üyeler de sistemi reddeden insanlar da tüm bunları sistem hakkında yeterli bir bilgileri olmaksızın yapıyorlar. Televizyonda ve internette bu sistem anlaşılmadan tartışılıyor, övülüyor veya reddediliyor. Bu yazıyı yazmama sebep olan etkenlerden biri budur. Bir diğeri ise, Quest.net’in son zamanlarda hızlıca yayılması ile birlikte birçok insanın, alimlere, hocalara bu konu hakkında fetva sormalarıdır. Ancak problem şu ki, bu sistemler şeffaf değildir, üyeye verilen bilgi az ve sınırlıdır. Sistemin yapısı ve nasıl işlediği şematik olarak anlatılır. İnsanlar da bildikleri bu kadar bilgi ile hocalara başvurmaktadırlar. Bu kadar bilgi ile ne konu anlaşılabilir ne de üzerinde düşünülebilir. Olayın künhüne vakıf olmak gerekir. Biz ise, işin derinine inerek aslında neyin ne olduğunu anlatmaya çalıştık elimizden geldiğince. Kimseyi haddinden fazla rencide etmemek için asli üslubumuz olmasına rağmen bizim için zor olsa da ironiden kaçabildiğimiz kadar kaçtık, ancak yer yer parantez içlerinde ve başlıklarda az da olsa kendini mecburen gösterdi. Sistem hakkında bahsederken söylentilerden, hurafelerden ve ehil olmayan insanların sözünden sakındık. Quest.net adına resmi olarak konuşan insanların (belgeli ve delilli) yaklaşımlardan, tekniklerinden ve yazılarından faydalanarak hazırladık bu yazıyı. Bu sebeple anlattığımız şeyleri burada biz uydurmadık, ya da sistemin üyelerinin sözlerine bakarak üzerinde konuşmadık. Ancak bilgileri quest.net eğitimlerinden ve quest.net adına konuşabilecek salahiyette olan v-team eğitimcilerinden aldık. Bazı yerlerde Türkiye’deki üyelerin genel tavırlarından bahsettiğimiz de oldu, ancak orada da bunu belirttik. Bahsettiğimiz konulardan hiç haberi olmayan quest.net üyeleri olabilir, bu ancak o kişinin yaptığı işi yeterince bilmediğini gösterir ya da bu bilgileri alabilecek bir seviyeye henüz gelmediğini. Bizim edindiğimiz ve açıklama gayreti içine girdiğimiz bilgiler sahihtir.
Daha önce de dediğimiz gibi quest.net şeffaf bir şirket değildir. Bu sebeple henüz ulaşamadığımız birçok bilgi vardır. Ancak elbette biz de yazının fazla uzaması ve meramın bu kadarla anlaşılıyor olması sebebi ile bildiğimizin ancak bir kısmını anlattık.
Bu yazının muhatabı ister sistemin üyesi olsun ister muhalifi olsun bu işin anlamını ve içyüzünü merak eden mütedeyyin insanlardır. Anlattıklarımızla alakası olmayan, zaten erdem, ahlak ve insanlık gibi hasletleri umursamayan, ne olursa olsun ancak para kazanmak uğruna savaşan insanlar muhatabımız değildir. Anlattıklarımız düşünmenin, derin düşünmenin ve bununla beraber ahlaklı düşünmenin üzerine kurulu olduğundan “ne olursa olsun fark etmez” diyen insanlar için zaten bir işe yaramayacaktır, onlar için neyin ne olduğu önemli değil neyin ne kadar kazandırdığı önemlidir.
Yazının amacı insanları yolundan döndürmek değil, ne yaptıklarını bilmelerini sağlamaktır. Sistem üyeleri için yer yer “muhafız”, “ürün”, “denek” dememiz quest.net’in kendi üyelerine bakış açısını anlatmak içindir. Yine de zarureten kullandığımız için, eğer okumakta olan sistem üyesi varsa özür dileriz.
Bu yazıyı hazırlamaya başlarken internette quest.net hakkında üretilmiş olan tüm bilgileri okumaya çalıştık. Meselenin etrafında dolaşan basit polemik soruları sormak yerine işin özüne ve derununa dair şeyler anlatan bir üslup belirledik.
Bir de yazıyı yazarken bol bol Jamal Slitine’den Hobbi Lak, Niyaz’dan Hejran, Ahmed Kaabour’dan Beirut Ya Beirut, Koptu Kervan’dan Bhala Ksika, Savina Yannatou’dan To Yasemi-Cyprus, Vampire Weekend’den Walcott dinledik.
Abdullah Kibritçi – 22 Ocak 2010 – İstanbul
Eğer yazıya katkıda bulunabilecek ya da eleştirebilecek bir yorum yazacaksanız, yazacağınız yorum tutarlı, anlaşılır, zihnimizi açacak bilgileri muhteva eden, demagojiden uzak bir yorum olmalıdır. Bu şartlara uymayan, sadece cevap vermiş olmak için yazılan sığ yorumlar onaylanmaz. Ayrıca “çok güzel bir yazı olmuş” ya da “böö berbat olmuş” gibi olaya katkısı olmayan saçma yorumlar da onaylanmayacaktır.











banada bundan 2 sene önce bir arkadaşım 2.500 tl bulabilirmisin manyak bir iş var bu işe başladıktan en geç 2 sene sonra ayda 20.000 dolara kadar para kazabilirsin demişti. bende nasıl olucak dediğimde TAM MÜSLÜMAN İŞİ! demişti. sonrasında işin pazarlama oldugunu bi ürün alacağımı Quest.Net internet sitesinde kendi hesabım olacagını sağ ve sol kol olmak uzere 2 uye yapacagımı sonrasında 250 dolar kazanacagımı soyledi. o gun kendisine bunun saadet zinciri oldugunu 90 larda bunun gunlerce tv lere cıktıgını ve bu işi yapanın hala içerde oldugunu dediğimde. alakası yok onlar SAHTEKARDI! kurdukları sistemin sadece kurana kazandırdıgını soyledi. bu işin kesinlekle öyle olmadıgını Quest.Net in cok buyuk şirket oldugunu asla batmayacagını kendisine bu işi anlatanın bu işin liderlerinden oldugunu bu işe başlamak için eşinin altınları sattıgını şimdi x5 bindiğini vs.. Quest.Net çilerin klasik sözlerini anlatmıştı. (babalarının şirketi olsa bu kadar savunmazlardı)
sonucunda ben bu işe giremeyeceğimi dedim. sonrasında bu işi yapan başka bir abimiz gene bu işi anlattı ben yine kabul etmediğimde kendisin bu işe girmeden 6 ay kadar düşünüp bu işi arastırdığını ve bu işe başlayıp kaybeden kimsenin olmadıgını ve kendisinin 6 ay gec kaldıgını cok pişman oldugunu deyip bu işe bir gun benim dahil herkesin gireceğini ve gec girdiğimiz için pişman olacagımızı dediğinde gene kabul etmedim sonrasında bu işi yapan az önce anlattım arkadasın ismini verip xxx arkadasın bmw le gezerken sende ağzın acık bakarsın cok pişman olucaksın dedi. amacı nefsime malup olmam. allah daha cok versin gözümüz yok ferrariye binsin deyip yanından ayrıldım.
benim bu işe o zamanlarda girmeme nedenim kendimin kazanamama verdiğim parayı kaybetme korkusandan cok kendimin üye yapacagım eş dost arkadaslarıma kaybettirme ve onların cebindeki parayı onlara cok para kazancaksın vaadiyle çoğunu Quest.Net e birazınıda kendi cebime aktarıcak yani onları alalade dolandıramıcagımdan onlarada kendi dostlarını dolandırtmak istemememdendi. sonuc olarak bu işe girip geçen sene ofis açan az once anlattığım 2 kişi dahil 6 tanıdığım Quest.Net in gazate ve tvlerde cıkan haberlerinden sonra yeni kurbanlar kendi deyimlerine göre üyeler bulamadıgı için ofis giderlerini karşılayamadıklarına ofislerinin kapattılar.
bu işten para kazandınmı dediğimde allaha sukur kazandım diyen arkadasımı kac para kazandığını ve bu işte dönen oyunları bu işi bırakınca zor zor soylettim.
arkadasım dedikleri
Quest.Net e girerken verdiği para 2.500 2 senedir bu işi yapıyordu kazandıgı para 4.500 müş. ve bu işe onla başlayan hiç kimsenin bundan fazla kazanamadıgını kazandıklarınıda 1 sene önce actıkları ofisin kirasını ve ofis giderlerini anca karsıladıgını dedi. bu işe girerken aldıgı 2.500 tl borcta aynen duruyormuş.
ayrıca Quest.Net e girdikten sonra 1.000 tl maaşla calıştıgı iştenten ayrıldı. bu işe giren cogu kişinin yaptıgı bu zaten işten ayrılmak.
bu işe giren herkese anlatılan hikayeler hep aynı fakirdi 1-2 senede zengin oldu x5 sahibi oldu
Quest.Net in büyük ofisleri önlerinde duran bu işe ilk giren liderler oldugu soylenen kişilerin bindiği lüks araclar aslında kiralıkmış. sende bir gün buna binmek istemezmisin demek için.
üye olduktan sonra gelen ürünler ise çinden geliyormuş değersizmiş
tatil paketi ise japonya da oldugu için ne kendisini gittiğini nede kedi altındakilerin gittiğini görmemiş.
ve ne yazıkki bu arkadasım bunlara rağmen hala Quest.Net in deli gibi savunucu.
içimizde serefsizlik yapan cok ama Quest.Net in bunda hatası yok diyor.
gelen ürünlerinde üyeler tarafından çinden gelen ürünlerle değiştrdiğini savunuyor. işi bırakma sebebide Quest.Net değil üyelerin yaptıklarımış.
kısaca benim demek istediğim benim cevremde bu işi yapan kimse zengin olamadı daha cok elindeki kaybetti 1.000 tl işte calışan arkadasım şimdi asgari ücretle zar zor iş buldu.
siz siz olun sizi gelen dostlarınıza inanıp zengin olma hayaliyle üste para verip kendinizi Quest.Net çilere satmayın sattısanızda kısa zaman içinde zengin olmayacagınızı anlayıp en azından kendi verdiğim parayı kurtarayım diye 250 dalara eşinizi dostunuzu elin gavurlarına satmayın
sevgili abdullah kardeşim,öncelikle bugüzel bilgilerin için tşk dedrim..yazının her karesini okudum.. o kadar güzel anlatmışsın ki hayran kaldım..emeğine sağlık…çok güzel olmuş.. ben de bu işin içine girmek üzereydim.tıpkı dediğin gibi bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine bu işe merak saldım. bana anlattığı pek fazla bişey yoktu..sadece şunu söyledi bana kısa sürede para kazanmak istermisin diye..kim istemezki dedim..tabiki zengin olmak para kazanmayı herkes ister dedim..sonra 1-2 ay sonra beni bir yere davet etti .3 kişi ile bir yere gittik..ve liderleri geldi benimle konuştular tanıştık.. bana quest.net hakkında bilgiler verdi yani ezberlettirildi..600 dolar karşılığında üyemiz olabilirsiniz dedi..eve geldim hemen nette araştırdım.. pek fazla bişey bulamadım…ve sizin bu güzel yazınıza denk geldim …demekki allah’ın sevdiği kuluymuşum..çok tşk ederim bu bilgilernizi bizimle paylaştığın için.allah razı olsun..inşallah insanlar b u işe girmeden önce bu sayfaya bakar da gerçeği anlar ve kısa sürede benim gibi bu tuzağa düşmezler…saygılar&sevgiler…………
bende en yakın akrabamdan dolayı kandırıldım.Arkadaşlar bu aldığım tatil paketini nasıl kullanabilirim..bilgileriniizi bekliyorum. ama şayet bu tatil paketide yalan olursa lider falan kalmayacak ortalarda bütün garibanları lidersiz bırakıcam…
Öncelikle yazınız harika olmuş…
Benide yakın arkdaşlarım bu işe çekmek istiyorlar.Yıllardır faliyet gösteriyormuş dolar kuru sürekli 250 dolar.Ülkelere göre bu hiç değilşmiyor.Nasıl bi mantık yıllardır 250 dolar vermesi ? Enflasyon falan hiçmi değişmiyor ülkelerde.10 yıl önceki 250 dolar şimdijiyle birmi.Ayrıca neden laptop telefon gibi şeyler satmıyorlar..Yok koleksiyonel ürünlermiş yok dünyanın en pahalı saatleriymiş cart curt..Tanıtım yapılırken üretimdenden tüketiceye ürün geçerken 6 tane aracı varmış sistem bunu sıfıra indiriyormuş buda demek oluyorki bir telefon 500 liraysa bize en az 250 liraya ulaşmalıBu sistemin ylladdığı saati taksimde bi saatçiye sormuşlar 4 bin liraya bana satın demiş gibi laflar var eğer bu gerçek olsa ben bi ton saat alırım gelip taksimde saatçilere satarım 600 dolara saat al 4 bin liraya sat oh ne güzel..Ürünler hep tuhaf şeyler tatil turu vazo çiçek saat kolye gibi saçma ürünler…Son olarak bu işin hiçbir hukiki dayanağı yoktur ayrıca dini yöndende yasaktır benim araştırdığım kadarıyla. Selametle.
abdullah cım gercekten emeğine eline sağlık teşekkürler… simdi arkadaslar artık millet parayı nasıl bulurum diye düşünüyor ve böyle dolandırıcılık olaylarının arkasına sığınıyor biz napalım buna katılan insanları uyarıyoruz ama inanılmıyor ne yazıkki
Öncelikle Yazıyı Yazan Değerli Arkadaşımı Kutluyorum.
Siteyi Bir Forumda Link Sayesinde Buldum. Yazıyı ve Sitedeki Yorumları Okudum. Bu Mesajı Yazmamdaki Amaç Bazı Gerçeklerin Görülmesini Sağlamak. Sitenin Bir Titan Zinciriri Olduğu Görmek Hiçte Zor Değil Ama Görmeyi Engelleyen Nedenler Var
* İnsanlardaki Kolay Yoldan Para Kazanma Hırsı
Şimdi Gelelim Sitedeki Yapılan Yorumlara(Sadece Sitede Değil Bu Yapılanmayı Savunanların Söylemleride Aynı Yöndedir) (Lütfen Savunanların Yorumlarına Dikkat Ediniz)
* Örnek questt Nickli Üyenin Yorumu
“evet ya ne güzel kötülemişsiniz siz böyle
evet arkadaşlar bir çoğunuzun dediği gibi girmeyin bu sisteme çünkü ileride amelelere, berberlere, fırınlara, çiçekçilere… vb. vs. gibi çalışanlara ihtiyacımız olacak girmeyin girenede mani olun ”
Şimdi Size Saygın Alimlerimizin Görüşlerini Sunuyorum İnanmayan Araştırıp Doğruluğunu Kontrol Edebilir..
YENİ NESİL TİTANCILAR veya yeni ve orjinal ismiyle QUEST.NET hakkında Hayrettin Karaman, Faruk Beşer ve Ahmet Efe Hocanın helâl değildir dediğini biliyor musunuz?
——————————————————————————–
Değerli dostlarımızdan ve Gazetemizin Avukatlarından Av. Emin Atalay http://www.eminatalay.com/ da yayınladığı araştırma yazısıyla “Helal-Haram” ayrımı yapmak zorunda olanları “yani Müslümanları” uyarıyor.
Dostlar, uzun zamandır gündemimizi meşgul eden yeni nesil titancılar veya Quest netciler ile ilgili olarak Dr. Ahmet Efe, Prof. Dr. Hayrettin Karaman ve Prof. Dr. Faruk Beşer’in “HELÂL DEĞİLDİR!” fetvası verdikleri bir vakıa…
Beklediğiniz Dost!
Kıymetli dostlar, herhalde uzun bir zamandır birçok insanımızın gündeminde idi, ancak yaklaşık 1 aydır İKRA (İlim, Kültür ve Rahmet) DERNEĞİ gündemini meşgul eden bir mesele var; YENİ NESİL TİTANCILAR!!! Veya esas ve orijinal ismiyle “QUEST.NET”… Gündemimizi işgal etmesinin temel sebebi ise bu konuya dernek mensubu bazı arkadaşlarımızın da meyletmiş olması ve bu kazanç yolunun bize göre İslâm’ın ticaret-rızık elde etme yolları’na aykırı bir takım hususlar taşıması… Emeksiz bir kazanç olması, ticaret yapılıyor zan veya kandırmacası ile insanların istismar edilmesi, sistemin baştan ayağa yalan ile dizayn edilmiş olması gibi meseleler İslâm’ın öngördüğü ve tavsiye ettiği ticarete aykırı hususların ilk akla gelenleri… Nitekim bu hususta kendisine müracaat ettiğimiz ve ilminden takvasından da şüphe etmediğimiz Dr. Ahmet Efe yapılan iş’in “Helâl olmadığını” açık ve anlaşılır bir vaziyette beyan etti. Bu meyanda hocamızın verdiği fetvayı da yine sitemizde siz dostların bilgi ve dikkatlerine arzettik.
Buna rağmen, nefislerine uyan ve ama iyiniyetli olduğunu zannetmeye gayret ettiğimiz bazı arkadaşlar “bu konuda falanca hoca helâl demiş, caiz demiş” diyerek hem bizleri ve hem de kendilerini kandırıyorlar. Niçin “kandırıyorlar” diyorum, bu arkadaşların isim verdikleri Hayrettin Karaman Hoca (eğer fetvası Allah için ve iyiniyetle okunur, adaletle yorum yapılırsa) kesinlikle “helâldir” demiyor. Yine kendilerine “gidin sorun” diye ismini bizzat salık verdiğimiz Faruk Beşer Hoca’ya da bu konu aylar öncesinden sorulmuş ve Faruk Beşer Hoca bu konuda hakkıyla doyurucu bir cevap vererek “helâl olmadığını” beyan etmiştir. (Hocalarımızın fetvaları kelimesine dahi dokunulmaksızın, bu yazının ekinde aşağıda dikkatlerinize sunulmuştur) Tabii anlayana… Niçin böyle söylüyoruz. Zira, bu delilleri arkadaşlara sunmamıza rağmen ısrarla “şu hocaya da soracağız” diye diretmektedirler…
Arkadaşlar, kardeşler, dostlar, el insaf vel izan! Allah için söyleyiniz eğer, farzı muhal; Ahmet Efe, Hayrettin Karaman, Faruk Beşer bu işe “helaldir-caizdir” dese idi, sizler yani bu işi ısrarla yapmaya kalkışanlar “yahu bir de şu hoca efendiye soralım. Belki haram diyecektir. Eğer böyle bir hususta haram diyecekse dünyamızı da ahiretimizi de yıkmayalım!!!” diyecek miydiniz!? Cevabı siz de biliyorsunuz ki; hayır! Amma ve lakin şimdi “haramdır, caiz değildir!” fetvası verildi ya, ısrarla “ille de bir hoca buna helâl diyecektir” diye afedersiniz ama “fetva” aramaya ne hacet? Allah’dan haya ve ittika ediniz. Bu kadar değer verdiğiniz, kıymetli hocalar bu iş için olmaz dediği halde niçin hala diretmekte, kırk dereden su getirmektesiniz.
Hadi diyelim ki, haram olduğu konusunda ikna olmadınız. Peki sizin o geniş mezhebiniz nezdinde “Şüphesiz helâl de apaçık bellidir, haram da apaçık bellidir. Ama ikisinin arasında bazı hususlar vardır ki, insanların bir çoğu bunları(n hükmünü) bilmezler. Her kim şüpheli şeylerden sakınırsa, dini ve ırzı (şeref ve haysiyeti) lehine korunmuş olur. Kim de şüpheli şeylere düşerse, harama düşmüş olur.” Şeklinde hüküm bildiren ve Buhari ile Müslim’in birlikte zikrettiği hadis sizin mezhebinizce ne hüküm ifade etmekte, ne anlama gelmektedir. Bu mesele, haram olmasa dahi, bu hocalarımızın fetvaları neticesinde hiç değilse ve mutlaka şüpheli olacağına göre, artık sadece ve sırf bu sebebe binaen kaçınmanız gerekmez mi? Unutmayınız, her şey bu dünyadan ibaret değildir; ölünce hepimiz o dehşetli imtihan gününde burada yaptıklarımız ve gücümüz yettiği/elimizden geldiği halde yapmadıklarımızdan hesaba çekileceğiz. Ve o gün çok şiddetli bir gün olacaktır.
Artık Allah ve rasulüne inandığını, ahiretten ve hesaptan korktuğunu bilen ve teslim edenlerin bundan sakınma zamanı gelmedi mi?
Bizler İKRA (İlim, Kültür ve Rahmet) DERNEĞİ yöneticileri olarak,
Asla ve kat’a bu sistemi benimsemediğimizi, haram olduğuna inandığımızı, bu işle iştigal eden arkadaşları da gerek şifahi olarak gerekse işbu yazıyla yazılı olarak ikaz ettiğimizi, bu işi bir an önce terk ederek ve gerekirse aza kanaat ederek ve ama helal rızık dairesinde geçimlerini temin etmelerini ve haramlardan medet ummaktansa Rab’bimden hayır dilemelerini tavsiye ve teklif ediyoruz.
Buna rağmen dinlemez ve itaat etmezlerse diyoruz ki biz görevimizi yaptık ve sizden bu hususlarda müşteki ve muzdaribiz.
Tekrar ve ısrarla beyan ediyoruz; İKRA DERNEĞİ yönetimi bu meseleye yukarıda arzettiğimiz çerçeve dairesinde haram veya en hafif tabiriyle şüpheli olarak bakmaktadır. Böyle olunca da şüpheli şeylerden Allah Rasulü s.a.v.’in beyanları dairesinde “dini ve ırzını korumak için” kaçınmayı, bunları terk ve ilân etmeyi mühim bir vazife addediyoruz.
Tebliğ ettik mi, şahid ol Ya Rab, şahit ol Ya Rab, Şahit ol Ya Rab!!!
Önemli Not : Yaptığımız tetkik ve araştırmalarda ismi bizce malûm ve mahfuz olan bazı cemaatlerce –ve Elhamdülillah herhangi bir meslek ve meşreb taassubumuz olmadığı için, bizlerce de- sözleri muteber bazı hocalarımızın bu meseleye “caizdir” dediklerini duyduk. Ancak insaflı ve adaleti gözeterek yaptığımız araştırmada ve bizzat soruyu soranlara “soruyu nasıl sordun?” dediğimizde, hocalara konunun tam aktarılmadığı ve konunun ana mihverini oluşturan soruların veya konuların atlanarak üstün körü bir vaziyette meselenin anlatıldığı ve dolayısıyla da amiyane tabirle hocalarımızın “kandırıldıkları-aldatıldıkları”nı gördük. Böyle olunca da bu fetvalara “sıhhatlidir” gözüyle bakılması mümkün değildir; Hocalardan dolayı değil, sorunun yanlış ve bilerek eksik sorulmasından dolayı tabii…
1. Dr. Ahmet Efe Hoca’nın Fetvası : PARA PRİMİ VE HÜKMÜ
Soru : Saat, şampuan, kolye, yüzük, telefon kılıfı gibi hafif ürünler satan bir firma bu malları birebir/yüzyüze pazarlamacılar aracılığıyla pazarlıyor ve aracıya prim veriyor. Bu şirketle çalışmak isteyen kişi önce bu mallardan bir tane almak zorunda. Ancak fiyatlar malın değerinden çok yüksek. Meselâ bir telefon kılıfı 580 ABD doları. Kişi bunu bu fiyata altıktan sonra şirketle çalışmak istediğini merkeze bildiriyor ve çalışmaya başlıyor. Önce 2 kişiye aynı şekilde malı satıyor. O 2 kişi de diğer 2 kişiyi daha buluyor. 6 kişi tamamlanınca 1. şahsa ayda 250 $ prim gelmeye başlıyor. Üyelik zinciri uzadıkça gelir artıyor. Aylık gelir 3.000 $ olunca prim donduruluyor. Satılan mal bir bankanın garantisi altında doğrudan müşteriye teslim ediliyor. Pazarlamacı hiçbir safhada maldan sorumlu olmuyor. Üyelerin tek işi üye bulup primi arttırmak oluyor.
Bu yolla kazanılan para helâl midir?
Cevap : Pazarlama primi gibi görünen bu kazanca aşağıdaki sebeplerden dolayı gönül huzuru ile “helâl” demek mümkün değildir:
1. Ortada mal yok: “Alış-veriş yapıldı” denilen işlemde, o piyasada mal ve para birbirini karşılaması gerekir. Bu dengeyi sağlamak için pazarlık yapılır. Yaklaşık olarak denge kurululamazsa biri satmaz, öteki almaz. Bir insan bir malı piyasa değerinin kat kat üstünde bir bedel ödeyerek satın alıyorsa, asıl maksadı mal almak değil demektir. Onun verdiği bu paranın karşılığını başka şekilde elde etmek isteyeceği açıktır. Çünkü insan maddi veya manevi bir karşılık görmeden parasını elden çıkarmaz. Bu alışverişte ortada mal yok sadece para varsa bunun adı nasıl “pazarlama” olacak.
2. Sisteme üyelik söz konusu olmasaydı üye adayının o ürünü almaya niyeti olmadığı açıktır. Nitekim üyelerin çalışma ve üye bulma usullerini detaylı bir şekilde anlatan notlarda ürünlerin kalıtesinin ne şekilde anlatılacağından hiç bahsedilmemektedir.
Öyleyse bu sistemde bu ürünler semboliktir. Meşru alışveriş şekli vermek için bir kılıftır.
3. Bu tesbit ve tahlillerden sonra şunu rahatça söyleyebiliriz: Bu, şirketin malını pazarlama değil, şirkete üye pazarlama demektir. Yani her üye şirketten alacağı prim karşılığında şirkete üye buluyor demektir. Neticede 6 üye bulur, şirkete birkaç bin dolar aktarırsa şirket ona bu emeğinin ve propaganda çalışmalarının karşılığı olarak cüz’i bir kısmını iade ediyor demektir. Gerçek anlamda ortada ürün olmayınca, işlemden geriye “bana 10 lira bulana 1 lira prim var” pazarlamacılığı kalmaktadır.
Bir mal veya emek devreye girmeden elde edilen kazanç helâl olmaz.
4. Üyeler, üye bulmak için sarfettikleri mesaiyi, aldıklarına karşılık gösterebilirler. Ancak bu isabetli değildir. Çünkü;
a-Üye bu eforu şirket için değil, kendisi için sarfetmektedir. İnsan başkası için sarfettiği emeğin karşılığını başkasından talep edemez. Kendi işinde çalışanın kimseden bedel istemeye hakkı olmadığı gibi.
b- Şirket için çalıştığını farzetsek bile aldığı yine helâl olmaz. Zira şirket ona bu parayı malı pazarladığı için vermiyor. Çünkü zaten ürünün o kadar değeri yok. Şirket üyeye 250 dolar ve sonrasını kendisine para topladığı için vermektedir. Yani üye emek harcıyor, zaman harcıyor ama helâl bir bedel için harcamıyor. O yüzden aldığı prim helâl olmaz.
5. Çevresinde 6 kişi bulamayan bir üye elindeki ürünü satacak olsa, verdiğinin kaçta kaçını alabilir acaba?
6. Bir kazancın haram olması için ille de faiz bulaşması şart değildir. Bir malı değerinin üstünde fahiş kârla satmak, yalan söylemek, malın kusurunu gizlemek… bunlar da haramdır. Tüm bunlar “Ey iman edenler birbirinizin mallarını aranızda batıl yollarla yemeyin” yasağının şümulune girer.
“Helâl açık, haram açıktır. Arada şüpheler vardır. Kim şüphelilerden uzak durursa dinini korur”
“Müftüler fetva verse de, sen fetvayı kalbine sor.!”
25.05.2009 Dr. Ahmet EFE
2. Prof. Dr. Hayrettin Karaman Hoca’nın Fetvası: Yüz dolar vererek bir “üyelik zincirine” giriyorsunuz, sizin refere edeceğiniz kişiler de zincire girip para ödedikçe size ödeme yapılıyor, sonunda yeterince insan zincire sokarsanız kârlı da çıkıyorsunuz. Bu işlem caiz midir?
Yüz dolar vererek aldığınız bir şey (mal, hizmet) varsa alırsınız, sizin refere ettiğiniz şahıslar da yine para vererek bir şey alıyor ve aldıkları şey bu parayı karşılıyorsa (Dikkat ediniz hoca, ALDIKLARI ŞEY BU PARAYI KARŞILIYORSA diye bir şart koymaktadır. Hepimiz de biliyoruz ki aldığımız veya sattıkları şey bu parayı karşılamıyor E.A.), siz refere edersiniz, onlar da alırlar. Böyle değil de verdiğiniz paranın bedelini ve daha fazlasını ancak sizden sonrakilerin ödemeleri sayesinde alacaksanız ve bu zincir böylece devam ederken yeni üyeler beklemede kalacaklar, nihayetinde verdiklerinin karşılığını alamayacaklarsa -ki böyle olacağı anlaşılıyor- bu takdirde işlem caiz değildir, karşılıksız, gelir vaadi ile para çarpmaktır.
3. Prof. Dr. Faruk Beşer Hoca’nın Fetvası
FARUK BEŞER
Sayın yetkili, bir tür ticari sistemle alakalı uzunca bir sorum var. Cevabınız için önceden teşekkür ederim.
Satılan ürünlerin fiyatı, piyasadaki benzer ürünlerinkinden iki uç kat daha fazla. Böyle olmasının nedeni olarak yüksek kaliteli ve yüksek ayar altından üretilmiş olmasını (999.9 ayar. Herhalde Türkçe 24 ayar diyorlar) ve bazı ürünlerin sayılı olmasını gösteriyorlar.
Sistem şöyle işliyor: Bir şahıs bir defaya mahsus bir mal alıyor. (Mesela 3–4 gr ağırlığında bir kolye. Üzerinde bir az pırlanta var. Fiyatı 650-700 dolar. (650-700 dolara belki 30-40 gr altın alınabilir) ve şirketin isçisi oluyor. Ama daha sonra 2 tane müşteri bulmalıdır. Mesela Ali ve Ahmet’in de şirketin ürünlerinden birer tane almasını sağlıyor. Daha sonra Ali 2, Ahmet de 2 müşteri buluyor. Bu durumda şirket ilk şahsa 250 dolar para veriyor. Şirket devamlı her yeni gelen 6 müşteri için 250 dolar bonus para veriyor. Bu iş böyle devam edip gidiyor. 2, 4 oluyor. 4, 8 oluyor, 8, 16 oluyor.
Yani bu işte herkes para kazanıyor. Şebekeniz büyüdükçe sizin kazancınız da katlanarak artıyor. Geliriniz haftalık olarak hesabınıza yatırılıyor. İşe ilk başladığınızda aldığınız ürünün fiyatına göre (740 $) haftalık geliriniz en çok 5000 $ a kadar yükselebiliyor. Bunun üzerini şirket artık vermiyor. Bunun için aşağı yukarı 1 sene geçmesi lazım. Fakat ilk girişte daha pahalı bir mal (2060 $ ) alırsanız bir kaç sene sonra, şebekenizin gelişmesine bağlı olarak geliriniz haftalık 15,000 $ a yükselebilir.
Ayrıca şirket sizinle ömürlük bir anlaşma yapıyor ve bir varis istiyor.
İnsanlara bu ticareti anlatma, ürünlerden almalarını sağlama ve devamlı işleyişi takip etme karşılığı şirket bu işe kazandırılan her şahıs ve sonradan o şahısların da kazandırdıkları her şahıs için belli bir miktar komisyon veriyor.
Hocam bu işin ve böyle bir kazancın helal olup olmayacağını biraz açık bir şekilde bize anlatır mısınız?
Böyle bir komisyon caiz midir?
Bir insan bu malın benzerini piyasada daha ucuz alabilirken bu sisteme kayıt olmak için yüksek fiyattan bu şirketin malını alması karşılığı yapılan bu ticaret caiz midir?
CEVAP :
Meseleden benim anladığım şudur:
Bir uyanık 5 lira değerinde bir malı 15 liraya satıyor. Sattığı müşterisine de diyor ki, bana iki tane daha müşteri bul, 15 liraya aldığın malın 5 lirasını sana iade edeyim. Böylece bu müşteriden, 10 lira değil de beş lira kazanmış oluyor. Ama diğer ikisinden kazandığı onar lirayı da hesap edersek bu kazancı zincirleme olarak sürekli artırıyor. Yani geçen yıllarda söz konusu olan bir saadet zinciri kurmuş oluyor.
Bu olay serbest irade beyanına dayalı yeni bir akit türü olarak bakılabilir ve kıyasen caiz görülebilir. Ancak Hanefilerin İstihsan kavramları tam da böyle durumlar için vardır ve meselenin şeklinden çok, anlamına ve içeriğine bakmayı gerektirir. Konuya bu açıdan baktığımızda zincirleme bir aldatmanın olduğunu görürüz. Herkes alacağı mal için değil, bu zincirin ilerleyen halkalarında kendisine gelecek olan dolarlar için sisteme katılır. Bu dolarlar, karşılığı olmayan dolarlardır. Zincire sonradan katılanlar sürekli öncekilere çalışır ve çarkın kendisinden yana dönebilmesi için hep yeni katılanların olması gerekir. Ya da herkes girerken aldanır, sonra girenleri aldatır. Sözleşmenin bir yerde kesildiğini düşünürsek, sisteme yeni katılanlar safi aldanmış olacaklardır. İşin organizatörü ise herkesi aldatır. İslam’ın alışverişten hedeflediği maksatlara baktığımızda bu sistemin alışveriş anlamında olmadığı açıktır ve caiz olması mümkün gözükmemektedir. (03.11.2008)
Herşeyi Açıklıyor Değil mi?
seninde eline saglik arkadasım baskasının canı yanmasın ben arkadaslarımı kurtarmaya calısıyorum ama adamlar hipnoz olmus resmen haylen daha bana surunmeye devam diyorlar aclıktan bayılacakar oralarda neyse emegine saglık cok tessekurler sana….
12:14 | 26 Mayıs 2010
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü, piramit satış sistemiyle çalışan Quest.Net International Limited firması yetkilileri hakkında “nitelikli dolandırıcılık” suçu nedeniyle hazırlanan suç duyurusu raporunun, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiğini bildirdi.
Sanayi ve Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada, son zamanlarda piramit satış sistemiyle çalışan bir firma hakkında Bakanlığa ulaşan şikayetler ve basın yayın organlarında çıkan haberlerin ihbar kabul edilerek ilgili firma hakkında inceleme ve denetim başlatıldığı belirtildi.
Bu kapsamda, Quest.Net International Limited’in Türkiye’deki faaliyetleri hakkında Bakanlık kontrolörleri tarafından yapılan inceleme ve denetim çalışmalarının tamamlandığı ifade edilen açıklamada, şöyle denildi:
“İnceleme sonucunda Quest.Net sistemi adı altında organize bir şekilde
Türkiye Koordinatörü ve onun altında yer alan Bağımsız Temsilciler vasıtasıyla
çok sayıda vatandaşımızdan zengin olma vaadiyle para toplandığı, katılımcılardan
570 ila 2500 dolar arasında tahsilat yapıldığı ve toplanan paraların yurt
dışındaki bankalara aktarıldığı,
Quest.Net sisteminin Türkiye;de birçok ilde örgütlendiği, İstanbul;da
Bağcılar, Avcılar, Şirinevler, Mecidiyeköy, Yenibosna, Fatih, Zeytinburnu ilçe ve
semtlerinde ofis evlerin faaliyet gösterdiği; sisteme üye olanlara ofiste
yapılacak toplantılara katılmalarının söylendiği, toplantılara lider diye
tanımlanan kişilerin katılarak sürekli sistemdeki üyelerin başarı hikayeleri
anlatılarak, yeni üyelerin teşvik edildiği,
Üyelere çok para kazanacakları yönünde telkin ve açıklamalarda
bulunularak Questnet’in çok kazançlı bir sistem olduğu konusunda zihinlerinin
doldurulduğu,
Quest.Net sisteminde hakim, vali, polis, emniyet amiri, müfettiş unvanına
sahip kişilerin de yer aldığı söylenerek güven telkin edildiği ve yüksek kazanç
fırsatının kaçırılmaması için bir an önce katılım sağlanmasının bilinçaltına
işlendiği,
Quest.Net sisteminde satışı yapılan ürünlerin satış değerinin çok
üzerinde fahiş fiyatla satıldığı, örneğin 570 dolara satılan Amezcua Bio Disc
ürününün 5 dolara ithal edildiği, yine aynı şekilde 570 dolara satılan internet
konuşma paketi içerisinde sadece 5 dolarlık kredi olduğu,
Satışı yapılan ürünlerin üyelerin birçoğuna verilmediği ve ürünlerin vaat
edilen özellikte olmadığı, satışı yapılan tatil paketi ile internet konuşma
paketini üyelerin istedikleri zaman kullanabileceklerinin vaat edildiği, üyelerin
bir süre sonra söz konusu paketleri kullanmak istediklerinde tatil ya da konuşma
paketini kullanmaları halinde üyeliklerinin sona ereceği ve komisyon
kazanamayacaklarının söylenerek üyelerin aldıkları ürünleri hiç
kullanamadıkları,
Satışı yapılan ürünlerin koleksiyonel özellik taşımayıp sıradan ürün
oldukları,
Quest.Net sisteminde, satılan malların sadece sisteme dahil olmak için
verilmesi gereken para karşılığındaki bir kılıf olarak tasarlandığı, yapılan
tanıtımların bazılarında amacın ürün satışı olmadığının Quest.Net çalışanları
tarafından itiraf edildiği,
Quest.Net çalışanlarının elde ettikleri kazançlardan dolayı vergi
ödemedikleri, söz konusu tahsilat karşılığında ürün satış işlemi yapıldığı, söz
konusu ürünlere ait faturaların düzenlenmediği,
Üyelerin sistemi inceleme ve araştırma eğiliminin etkisiz hale
getirilmesi ve sağlıklı düşünme yeteneklerinin ortadan kaldırılması için
özellikle herkesin kendi akraba ve arkadaş gibi yakınlarını sisteme katmaları
tavsiye edilerek sistem hakkında sorgulamaların ortadan kaldırıldığı,
Sonuç olarak, Quest.Net sisteminde ekonominin temel dinamiği olan arz ve talep dengesi yerine, ürün arzının sadece piramit şeklinde katılım sağlayan kişilere yönelmiş olması ile ürün satışından ziyade kendi işlerini kurarak yüksek miktarlarda kazanç vaat edilen katılımcıların ancak yeni katılımcıların piramit şeklinde sisteme katılması ile bu amaca ulaşılabilmesi hususlarından dolayı, Quest.Net sisteminin Türkiye’deki faaliyetlerinin yasalara aykırı amaç taşıyan piramit bir sistem olduğu gözlemlendi.”
Açıklamada, bu nedenlerden dolayı ilgililer hakkında “Nitelikli Dolandırıcılık” suçu nedeniyle hazırlanan suç duyurusu raporunun, ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği bildirildi.
Açıklamada ayrıca vatandaşların da maddi ve manevi zarara uğramamaları için bu tür oluşumlardan uzak durmaları istendi.
1 sene oldu bizim arkadasın saati gelecek questi arayında gondersin arkadaslarXD saygılar
ustam seni fena korkutmuşlar üç kagattan başka bişey deilll bu iş allah korkusu olan bu işi yapmaz adam dolandırmak bu . . .
Öncelikle hala bu batağa saplanmamış insanlara bu kapitalist düzenin hilelerini anlatarak hayatlarının en büyük hatalarından birini yapmamaları için uyardığınız için Allah razı olsun.
Yaklaşık 1 yıl önce bende kendimi aynı tuzağın içinde buldum.Bir arkadaşımın aracılığıyla çok para ve saygınlık kazanma hırsıyla (güya) girdiğim bir network işinde tamamen ahlaklı bir esnafmış gibi çalışmaya başladım.O kadar azimle çalışıyordumki başarısızlığımı acemiliğimden zannediyordum. Ürünleri satmaya veya üye kazanmaya çalışırken kesinlikle yalan söylemiyor ve olduğundan daha fazla birşeymiş gibi anlatmıyordum.Aradan günler aylar geçmesine rağmen baktımki ne bir tek ürün satmışım nede tek bir üye kaydedebilmişim. Oysa sponsorum yani arkadaşım bu işi o kadar illeriye götürmüştü ki artık başka şirketlerin ürünlerini dahi satmaya başlamıştı.Bende bu arada başarısızlığımın nedenlerini araştırmaya başladım. Gördümki sizinde ifade ettiğiniz gibi ürünlerin kalitesi faydaları kaydettiğiniz üyelerin kazançları ürünler hakkında bilgi sahibi olmanızın hiçbir önemi yokmuş. Başarı için sadece sihirli sözcükleri kullanmanız yeterli (SENİN HAYALİN NE?) Ve o an anladımki bu iş benim karakterim ve kişilik değerlerimle kesinlikle bağdaşmıyor.Şunuda belirtmeliyimki bu işe giripte 20-30 bin tl hatta en dramatiği eşine mehir olarak verdiği altın takılarını bir çırpıda heba edip şimdi sefil bir hayat süren insanlar tanıdım. Evet arkadaşlar; demem odur ki ister halen bu işi yapan olsun ister başlamak için araştırma yapanlar olsun şimdi bir kere daha düşünün. Dünyalık kazanma hırsı insanı dönüşü olmayan yollara sokabiliyor. Unutmayınki Allahü Teâla ilmi isteyene- malı istediğine verir.
Ben şimdi hem bu işten ucuz kurtulup ve başkalarınında günahına ortak olmadığım için şükrediyorum hemde azda olsa çocuklarımın rızkını böyle yerlere harcadığım için vicdan azabı çekiyorum. Allah aşkına gelin bu vicdan azabını sizde yaşamayın.
Allah herkese helal kazanç bol rızık versin. Allaha emanet olun.
aptullah kardeşim gercekten emegıne saglık, ben bugun gorusmeye katılmayı dusunuyordum son anda ınternette arastırayım dedım zaten ıcıme sınmemıstı enınde dedıgın gıbı arkadas ısrar edınce bende soz verdıgım ıcın gıdecektım, ama vazgectım daha sonra gıdecegımı soyledım , bu yazının bır ornegını alıp kendısıne vermeyı dusunuyorum, onuda aynen dedıgın gıbı , 800 tl maas aldıgı ıcın kandırmıslar, demıslerkı bak gunde ıkı saatını ver ılerde kendıne ofıs acıp ısını bırakırsın, ben ona anlatmaya calıstım ama dınlemedı cunkı turk ınsanını gercekten kapıtalıst sıstem kole etmıs ve bu ınsanlarda o kole olan ınsanları aha da kolelestrmeye ulkenın sermeyasenı elınden almaya calısıyorlar, basıt bır sey soylemek ıstyorum qeste uye arkadaslara sısteme gırerken 1000 dolar gıbı rakamla gırıyorsunuz degıl mı, dusunun sız ıkı kısı daha getrıyorsunuz sısteme yanı 2000 dolar ancak 250 sı gelıyor ,pekı gerısı nerde arkadas hıc sorgulamıyormusunuz?
questtt nickli arkadaşın yaptığı yorum herşeyi açıklıyoırr helal olsun kardeşim sana bende questnet çiyim bunların hiçbirini görmedim HERKEZ PATRON OLUCAK DİE BİŞEY YOK dediğin gibi vasıfsız mazeret bulmaya çalışan aciz insanlarda lazım türkiyeye:):):)
Sayın arkadaşlar, öncelikle yazılanların tamamını okudum. Ana metni de tabii ki. Ekleyecek birkaç şeyim olacak doğrusu. Yine de eklemelerime rağmen sizlerin kullandıklarını da yazımı güçlendirmek maksadı ile kullanmamı mazur görün.
Metni yazan arkadaşım gerçekten çok detaylı bir araştırma yapmış. Hakkını yememek lazım fakat bu kadar detaylı bir bilgi gördüğümde aklıma şu sorular takılıyor. 1) Bu kadar detaylı bilgiyi nereden ve nasıl buldun? (ve daha önemlisi) 2) NEDEN?
Amacınız sadece insanlara yardım mı etmekti yoksa bir anti Quest.net taraftarı olarak mı yazdınız doğrusu çelişkideyim. İsme takılmıyorum yalnız diğer benzer şirket isimlerini sayıp kafa karıştırmamak nedeniyle Quest.net ismini kullanıyorum.
Birazdan anlatacaklarım başıma gelmiş olaylardır ve Quest.net ile doğrudan alakalıdır.
Bir arkadaşım var bu sistem üyelerinden. Beni davet etti. Tanıtım için bir ofise girdim ve tanıtım yapıldı. Güzel ve özenle hazırlanıp defalarca yapıldığı belli olan bir tanıtımdı bu. Aynı dosyayı o Lider’in daha önce defalarca kullandığını, hangi sayfanın nerede olduğunu bilmesinden, o sayfalardaki işaretleri, şekilleri neredeyse hiç bakmadan göstermesinden rahatlıkla anlayabilmiştim. Bir samimiyet sezdiniz mi diye soracak olursanız, bunun önemli olmadığını söylerim. Doğrusu bu tanıtımdan etkilenmedim değil. İşini sıkı sıkıya sahiplenmiş bir kimsenin sunumu olmuştu çünkü.
Anlatılanları düşündüm ben de hepiniz gibi. Bir anda önüne sunulan bu cazip fırsat, daha da basit olarak ‘ zengin olma’ düşüncesi beni çağırıyordu. Lakin içimde bir yerlerde tam olarak kestiremediğim sorularım vardı ve bu da beni rahatsız etmişti. Arkadaşım güvendiğim birisiydi. Para kazandığını, diğer arkadaşlarının para kazandığını söylüyordu. İnanmamak için bir sebep göremedim. (Sorduğum sorular olduysa da basit ve genel sorular olduğundan yazma gereğini duymuyorum şuan. Aldığım cevaplarla da tam tatmin olmasam bile o an yeterli olmuştu.) Herneyse. Bir yandan da sürekli düşünüyordum. Çevremdeki herkes standart olarak kabul ettiğimiz işlerde çalışıyordu. Memur, asker, tüccar vb. Sanal ortamdan para kazanan birisi yoktu ve çevremdekiler yine meslekleri gibi standart ücretler alıyor, astronomik rakamlara ulaşamıyorlardı doğal olarak. Bunları düşünürken hayallere daldım. Güzel bir gelecek, en azından bir kaç yıl içinde hatrı sayılacak bir miktar kazanç ile neler yapılmazdı ki? Rakamlar öylesine büyüleyiciydi ki, hayal kurmamam için bir sebep yoktu. Sonra içime sinmeyen şeylerin bunlara rağmen geçmediğini görerek tekrar OFİS e gittim. Bu sefer kelimelerin değil, kişilerin vücutlarının anlattıklarını dinlemek için. Beden dili ve psikoloji alanında yetenekli olduğumdan konularda kendimi şanslı sayarım. Her neyse. İzlemeye başladım. Arkadaşım, saf bir eda ile anlatılanları tasdikliyor, arada kendine daha önceden onu davet eden arkadaşlarının söylediklerini düşündüğüm şeyleri söylüyordu. Hareketleri yaptığı işin sonuna kadar bilincinde olduğunu söylemiyordu. Bunun yerine o, henüz sisteme yeni tanıtılmış, henüz sınırlı bir zamanı geçmiş, sözün özü, TOY bir elemandı ve acemiliği su götürmez bir gerçekti. Karşımda oturan Lider ise, bir kaç OFİS sahibi bir kimseydi. Kendinden emin görünüyordu ama telefonu haricinde lüks sayılacak hiçbir şeyi yoktu. Kostümü, saati, saç kesimi, ayakkabıları… Her şey normaldi. Hareketlerinden vardığım tek kanı, anlattıklarını ve yaptıklarını sorgulamamış, matematiksel bir zeka ile ‘eğitimi al, uygula’ diye düşünüyordu. Para nasıl olsa gelirdi…
Şimdi sistemi anladığım kadarıyla tanıtayım: Her kişi, fiyatı ortalama olarak piyasa ile aynı (100 Lira +/- olabilir) olan, tatil, saat, mücevher, sağlık, konuşma paketi vb. gibi ürünlerden birini seçer, üye olur. ‘( Bu bölümü hızlı geçmek istiyorum) Eğitimlerini alır.’ Sonra da kolayca iletişim kurabileceği, para kazandırmak istediği, kısacası sevdiği 2 kişi bulur. Bu kişiler, sevdiklerinden gelen bu teklifi dinlerler rahatça. Ardından tekrar aynı şeyler başlar. Ne kadar çok insan dengesi kurabilirsen 3-3 ler halinde, o kadar çok para kazanırsın. Evet, unutuyordum. Sen direkt olarak daha fazla adamla muhattap olmuyorsun para kazandırmak için. Sadece 2 kişi bulman yeter. Sadece 2 saatini ayırsan yeter lakin ilerde elbette ki bu 2 saatler artacaktır ister istemez. Onlar da 2 kişilerini, sevdiklerini bulurlar elbet eğitimler sayesinde. Benim burda dikkatimi çeken, sizlerin de bahsetmiş olduğu gibi, Ürün satmak mı? İnsan kazandırmak mı? sorusu oldu. Kişisel cevabım olarak İnsan kazandırmak diyorum ben. Sistem, makul bir sistem evet. Fakat ben üyesi olmadım, olmaya da niyetim yok. Olana da manim yok elbette. Yalnız şöyle bir şey söylemeden de geçemeyeceğim. İnsan davet ederek mi para kazanmak daha mâkul’dür yoksa ürün satarak mı?
Sistem gayet makûl. Size parayı vaad ediyor ve söylenilenleri yaptığınız takdirde para kazanacağınızı söylüyor. Ben de söylüyorum aynı şeyi. Kazanırsınız eğer dengeleriniz iyi ise.
Tek tavsiyem şu olsun size: ” Eğer içiniz rahat ise, hiç düşünmeyin, girin ve davet edin. Değil ise, geri çekilin. Tıpkı benim yaptığım gibi. ” Eğer içinizde soru işaretleri olur ama tam olarak sorularınızın ne olduğunu bilmezseniz, eğer bir tarafınız hayır diyorsa, uzak durun.
Not: Kişisel görüşlerim, tavsiyelerim, yaşadığım olaylar ve şahsi eleştirilerimdir. Tamamiyle bir yorum olarak değerlendiriniz lütfen.
Teşekkürler.
arkadaşlar eğer sizin yüzünüzden biri mağdur oluyorsa ve siz bu sebepten vicdan azabı duyuyorsanız zaten bu işi yapmazsınız çünkü bu iş herhangi bir vasıf aranmaksızın herkesi parasını alıp zincire dahil etmek için kucaklıyor bence bu bile yeterli bir ahlak göstergesidir dolayısı ile bu işi yapanlar ahlaki bir çöküntü içerisindedir hedef para kazanmak kime ne olmuş umursamadan ve bunu ısrarla dile getiriyorum bu işi yapanlar hiçbir işte başarı gösterememiş aynı zamanda boşta gezen takımıdır zaten zaman bulup gitmelerinden bu işe zaman ayırmalarından bellidir ekstradan yapıyorum diyenlere gülüyorum çünkü sistemdekilerin hergün biraz daha vaktini çaldığını görüyoruz sonuç olarak çaresizlik onları kayıtsız şartsız inandırdığı için fikirlerini değiştiremezsiniz burunları tamamen sürtmeden anlamayacaklar buna kendi düşen ağlamaz derler artık yormayalım çenemizi ………….
öncelikle bende bu tanıtımlardan birine yeni gittim neden reddettigimi tam acıklıyamasamda tekliflerini reddettim ve bana neyin yanlıs geldigini arastırmak için formları dolasırken yazınıza denk geldim ve simdi o zaman tam acıklıyamadıgım ahlaki sebepleri sayenizde görebildim bunun için bu konuyu acan ve iyi kötü tartısmalara katılan her kese tesekkür ediyorum
ayrıca bişeyde dikkatimi cekti bu sirketin iyi oldugunu savunanlardan sadece bi kacı biras olsun yazılarınızın yanlıs oldugunu söylemeye calışmış (o da pek ikna edici degildi ya neyse ) kalanı kendini üstün gören bi şekilde oda biras olsun yazılanları okumus birinin hemem farkedecegi sekilde analizinizi dogru cıkartarak kendilerinin üstün oldugunu kendi görüslerinin dısındakilerin cagın gerisinde kaldıklarını söylemişler bana bu kadarı konunun ahlaki acısını rahatlıkla anlattı zaten
(gönderdigim mesaj tartısmaya pek bi katkı saglamadıgı için yayınlamasanızda size tesekkür edebildigim icin mutluyum
merhaba arkadaşlar bende bu işin içindeydım ama boş iş insanları boş
vaadlerle kandırıyolar sonrada telefonları açmıyolar serefsızler
Evvela sizi tebrik ederim.Hislerime tercüman olmuşsunuz..malesef bizde questin kazıkladığı insanlardan birisiyiz.Banada kardeşim musallat oldu kendileri hala okullarını bitirememişler ama ne hikmetse bu işe varını yoğunu vermişlerdir.Anlayamıyorum bir insan nasıl olurda körü körüne sorgulamadan ve de abdestsiz cenabet insanların ağzına bakar o abdestsizlerki ağızlarından küfür eksik olmaz hanzolara kurban olasıcalar ama LİDER olmuşlar.
Tam bir tarikat mantığı var mürşit mürit ilişkisi ilk dikkatimi bu durum çekmişti.Bu durumu çok iyi ifade etmişsiziniz. Bu sistem mevlanın ilahi programına ters düşüyor öyle kolay değildir zengin olmak hem şair ‘Allah’ın bir pulunu bekleyedursun on kul/Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul/Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa/Yaşasın kefenimin kefili karaborsa’ diyor Gerçi yine mevlanın hükmi geçerli oluyor tepedekiler gaymağı götürüyorlar.
Son söz olarak ” questt “adlı züğürt arkadaşa sen yoksa benim saf kardeşim olmayasın o değilsen bile mahmudi lidere bağlı Hz.gürkan lider ve onun emmioğlu hz. gökhan lider kolundan gelmektesin yaptığın yorumda kendini ele veriyorsun be çok insaflı arkadaş bu yorumu bu işten ayrılan yüzlerce insanın yüzüne yapta seni oracıkta öpsünler bak sana ne diyeceğim bende bir zamanlar senin gibi düşünüyor hatta senden daha fanatik derecede hareket ediyordum sonra araştırdım bulduğum şey kazıklandığım oldu.sana da tavsiyem mevlanın ilahi düzenine uyman meslek gruplarınıda aşağılamanda sana hiç yakışmamış
son sözüm kapitalizmin bu son oyununa karşı insanları bilinçlendirmeye yönelik faliyetlerin artması sizin gibi ferdi olsada çok değerli
sizi tekrar tebrik ederim selam ve dua ile
selam benim kafam çok karıştı nerde dursam bilmiyorum:(((
ben bundan bir ay öncesne kadar quest net içinçalışanlardan biriydim bunları yazmaktan uttanıyorum ancak kendimi de mecbur hissediyorm vicdanım buna elvermiyor quest i yaparken gerek sosyal hayatımdan gerekse ailevi yaşantımdan tamamıyle ödün verdim altımda hatrı sayılır ölçüdeüye vardı dişardan insanlara hep iyi guzel olum lu gösteriyoduk aslı öyle degildi yalanla dolan la dönen bir isti, en yakın arkadaşına eşine hatta ailene bile yalan soylemek zorunda kalıyosunuz girenler işin içinde olanlar beni daha iyi anlayacaktır ….. egitim diolar ama boş şeylerle zamanını harcıyorlar 8 temel tas egitimi altında turk lıderlerinin kendi duşüncerini dinliyosun hele 3.cd ye hicbişe diye miyorum önune bı hedef koyuyorlar ki sen sır deneen eğitimi alabilesin ama bu egıtım degil ki ne egitimi ya kuantum fizikçilerinin hazırladıgı bı kitap ama sana egitim die kitliyorlar sonra sana 6 – 6 yaptırıp ezberi veriyolar 9 – 9 yaptırıpta tologu veriyolar kayıt yapmayı ögretiyorlar ama bunlar zaten senın sayfanda sanal ofisinde var ama sana söylemiyorlar ama lider dedigimiz o şeressiz insanlar varya her lafları konuşmaları yalan dolan ofise gelıp gaz verip taahut alıp salı gunu komısyonunu ceken serefsiz insanlar eger sen kayıt yapiyosan senden ayrılmıyorlar gunde on kere arayıp yanına geliyorlar ama sen kayıt yapamıyosan cok ugraşıyo bile olsan seni birkere bile araıp sormuyorlar yalan la peynir gemisini yurutup sana konuşma paketi denilen ama senn bıle kullanmayı bilmedigi ve sana ne işe yaradigını nasıl kullanıldıgını soylemeyen şerefsizler var havale parası die her kayıt yapan insandan da havale parası die senden 30 40 hatta bazı ürünlerden de 100 dolar alıyorlar bi düşünsenize haftada yüzlarce binler ce insan giriyo ne oluyo o paralar ben bu yuzden liderimle tartışıp işi bıraktım çünkü bunun bana acıklamasını yapamadılar evet alını bu paralar ve ayda yılda bırkere toplantı pikniklere gidiyo dedi bana ulan şerefsiz liderler siz yeri geldiğinde 10 lira kişi bası para topluyosunuz heeee hedef tirenin gi yok şu yok bu diye alıyorlar ama herdefasında senin paran zamanın senin emegini çalıyorlar ..adamın evinde yiyecek ekmegi yok cebınde parası yok bunu zaten yapa bılecek bi insanda degıl ama sen yaparsın sen hemen iki kişi bulursun diye adamı kaydediyorlar 1 hafta ilgilenip snra bırakıyorlar ………………..
………
not —-
GOLD MAYN diye bi iş çıkmış questin aynısı ama kucultulmus hali sistem birebir aynı ve aynı quest gibi buda kapatılıcak …….
ulkem gençligi dikatli olun fakir ama parayıseven insanları cekıp parnızı bilmediginiz honk kong merkezli dandik biyere gonderiyorlar…………
güzel kardeşim tatil var diyosunda nerde tatil 2.500 lira verdim tatil aldım sözde ne tatil var ortada ne bişey hangi oteller lduğunu yazında bende bileyim araştırayım ne yazıkkı benim liderler de saolsunlar telefonlara cevap vermiyolar siz yardımcı olun bari az para değil çocuklarımı kaç senedir tatile götüremedim jest olsun istedim kredi kartından çektim şirketten çektim borçlandım parayı yatırdım yazık değpilmi eğer yardımcı olursanız sevinirim anlaşmalı oldukları otellerin isimlerini nerde olduğunu yazarsanız sevinirim tşk ederim.
benimde arkadaşım bu sistemde ve beni okadar zorluyorki gel diye nezamandır peşimde bende kırmamak adına incitmeden gelemiyeceğimi söylüyorum ama anlamıyorkiiii…ben yazıyı çok beğendim çok iyi noktlara değinmiş bence aklı başında olan insan böyle bir saçmalığa inanmaz eğitim dedikleri toplantı dedikleri saçma sapan şeylera katılıp beyinleri uyuşturulup etraflarındaki insanları ikna etmeye çalışıyorlar ve evet yazı sahibinin de dediiği gibi ‘ben seni düşünüyorum seni svediğim için gelmeni istiyorum altını sana vermek istiyorum beraber kazanalım….’vs hiçte inandırıcı olmayan bu sözlerle anca çocukları kandırılar.tabiki tek amaç kendilerinin karını düşünmekten başka birşey değildir .görüşemeye gittiğinde önüne saçma sapan materyaller koyuyorlar orda lüks bir araba lüks bir ev ..vs bunların sahibi olmanın garantisini veriri gibi saçma şeyler anlatıyorlar bu nekadar basit birşey hayat bu salakça şeylerdenmi ibaret yani lüks araba ve ev sahibi veya çoook para kazanmakla hayat tozpembemi olacak nasıl inanabiliyorlar bu savsatalara inanamıyorum
Sayın editör ve sayın abdullah kibritçi,
sizin ile ilgili okuduğum yazınızdan ve bana yazdığınız cevaptan sadece kötü ve ark niyet taşımadığınızı kararını çıkardım belki her söylediğinizde haklı çıkacaksınız bilmiyorum ben işin içinde olsamda her görüşe her düşünceyi dinlerim aklımın bir köşesine yazarım ve gerek gördüğümde kişinin eleştirisini cevaben teşekkür eder yazarım
sizin asla kötü niyetli olmadığınızı düşünüyorum açıklamanız içinde ayrıca teşekkür ederim
Sanki nasıl desem koay para kazanma yolu gibi bir algı sözkonusu yada bu işi yapan şirket firmaları daha zengin olma yöntemi gibi bunu bir tehlike adlediyor ve kabul ediyorsunuz
Hangi işe girsek patronumuza para kazandırmıyoruz ki bizler hiçbir zaman onların seviyelerine gelemeyiz
doğrumudur
onlar kazanacak bize her bir çalışanına 600 tl reva görecek ben 29 yaşındayım artık aldığım maaşla veya zamanın gerekleri ile evlenebiceceğimi zannetmiyorum…
tek bir sözüm varr “ZAMANIN EN BÜYÜK SERMAYESİ ÖNCE SAĞLIK SONRA İSE BİLGİDİR”
Sağlıklı bir insan olursam bilgiyle de para kazanabilirim
karar ve düşüncenize etki etmek için söylemiyorum neyse paylaşımlarınız için gerçekten teşekkür ederim
her ne olursa olsun görüşünüz için teşekkür etmeyi de bir borç bilirim… ve sizinde yinede niyetinizden bu yazının tamamını okuduğum için kötü ark niyet taşımadığınızı düşünüyorum yada düşünmek istiyorum sorun sadece isim belirtmeniz tartışacaksanız tamamiyle network marketing sistemini tartışın hem ticari hem siyasi ve hukuksal ve hemde dini açıdan gerçekten caiz olup olmadığını
birde bana katkısı çok olumlu yönde oldu bunu şöyle bahsedeyim yaza yaza bitmiyor demek doğru bir iş yada….
ben yorgunluktan kitap okumazken kitap okumaya başladım yaklaşık 1 ay oldu olacak 3 kitaba başladım bu kötü birşey mi işi doğru düzgün yapanların yanında bu işi yapmanın bana ne zararı ve çevremdekilere ne gibi bir zararı olabilir networkte yada questnette başka bir sitede gördüm bunu quest btleri dahi duymamıştır eğer isterseniz site adreside veririm çünkü her zaman heryerden bir araştırma yapıp quest net ile ilgili olumlu olumsuz herşeyi öğreniyor ve bakıyorum bunu biz dahi bilmiyoruz bir site admini yazılan olumsuz bir yoruma karşılık verdiği cevap aynen şu:
” Değerli arkadaşlarım tartışmak için doğru bir adreste bulunmuyorsunuz.Tartışmak için bir çok adres internette mevcuttur orada tartışabilirsiniz.Tabi tartışmanın baş mimarı olan JUBA arkadaşımın sorularına cevap verip tartışmayı sonlandırmak istiyorum.Evet kimimizin ismi ”MUHAMMED” kimimizin ismide ”RAMAZAN” acaba hangimiz laik bu güzel isimlere kimisi zina yapar kimisi hırsızlık kimiside vardırki cebinde iddaa kuponu olduğu halde bu işe haram der kimiside vardırki islamın 5 şartını yerine getirmediği gibi bu işi kötüler dolayısıyla haram der.Diğer bir konu çoğu insan varki bu işi duyduğu zaman ”titan saadet zinciri” der fakat titanın ne olduğunu bilmez.Doğrusu bizim insanlarımız bilmediği birşey hakkında dahi yorum yapmayı çok sever.2 dünya kupası 3 olimpiyat madalya sponsorluğu vede Brezilya milli takımına sponsorluk yapmış quest.net nasıl olurda saadet zinciri olabilir?Ayrıca bizler bilgisayar kullandığımız halde hemen hemen çoğumuz quest.net’in ürünlerinide kullanıyoruz Adobe Photoshop,Adobe Reader,Adobe Flash Player ve diğer ADOBE ürünleri gibi BİLGİNİZE”
diyerek bitiriyor…
madem araştırıyorsunuz
bu bilgiyi veren admine sordum daha doğrulayamadı ve cevabı bana şu oldu:
bu konuda bilgilendirmek isterdim ama elimde yeteri kadar bilgi bulunmamakta internette buna benzer bir haber bulamazsınız bana gelen bilgiler bu yönde kısa zamanda bu konu hakkında bu sayfada bilgilendiricem ilginiz için teşekkür ederim”
dedi bu doğru mudur değilmidir bence çok önemli bir konu ve araştırılması gereken bir konu bana kalırsa
saygılar
afedersiniz sayın abdullah bey ama size eğitim ve öğretim arsındaki farktan bahsetmişsiniz tamam 2*2=4 eder öğretim eğitim de gerektiğinde oturup kalkmasını bilmekte eğitimdir. uygar toplum olmanında gereğidir işini düzgün yapmayan birçok meslek dalında kişiler vardır ki bunlar her zaman olmuştur ve dürüst ve etik çalışanlar tarafından her zaman soyutlanıp ve hukuki açıdan cezalandırılmıştır siz bu yazınızı 10 ocak 2010 tarihinde yazmışsınız fikirlerinizde düşüncelerinizde hiç değişim yok mu? yoksa benim aklıma şu soru geliyor acaba tuzunuz kuruda maddi geliriniz üst seviyede mi bir kapitalist düzenin patronlarındanmısınız diye düşünmeden edemiyorum.,
(Editörün cevabı: Param pulum yok. Üstelik uzun süredir çalışmıyorum. Zaten param olunca da trene binip (en ucuz) geziyorum. Babamın da parası yok, bana bakan da biri yok. Başka bir sisteme dahil değilim. Questnete küfür ediyorum, alayı yavşaktır. Bana dava açacaklarmış. Açsınlar. Diğer network marketing sistemlerine de küfür ediyorum. Network marketing sisteminin kendisine de küfür ediyorum. İnsan pazarlama, köle ticareti sistemi bana göre. Ve haklıyım, çünkü bunları ben söylüyorum. İktisat ve psikoloji konularını bana yetecek kadar sosyoloji ve ilahiyat konularını uzman derecesinde biliyorum. Hangi network marketing şirketinde çalışıyorsun, bu yazıyı kaç kişi yazdınız, questnet’i batırmaya mı çalışıyorsun gibi ve onlarca aptalca sorudan sıkıldım. Ve bu aptalca sorulardan da nefret etmeye başladım. Herhangi boktan bir sisteme dahil falan değilim. Yorumlara verdiğim cevapları okuyun, bunu defalarca söyledim. Sana kalkıp şuan, çok daha ikna edici, eli yüzü temiz, güzel ve yakışıklı bir cevap verebilirdim lakin şu anki ruh halim küfür etmemi gerektiriyor. Yeri geldiğinde küfür ediyorum yeri geldiğinde sakin… (orospu çocuğu İsrail yüzünden bu sıralar baya küfürlü) Ama (quest.net üyeleri gibi) kimseyi sistemime dahil etmek için yalandan ve yavşakça bir gülümseme oluşmuyor suratımda hiç. Tamamen doğalım, şimdi olduğu gibi. Önüme gelene kartvizit dağıtmıyor, insanlara potansiyel para gözüyle bakmıyor, çevremi genişletmek ve onları kullanmak için çaba sarf etmiyorum. Tamamen doğalım.
Quest.net hakkında sizin bildiklerinizden çok daha fazla şey biliyorum. Kendi görüşlerinizi, inançlarınızı uyguluyor olabilirsiniz. O sizin görüşünüz. İçine dahil olduğunuz sistem pislik bir sistem ve onun görüşleri sizin ki kadar masum değil, tamamen yavşakça. Bunu tevillerle, cartla, curtla, hayatın şartlarıyla, kapitalizmin azgınlığıyla falan aklayamazsınız. Bu böyledir, böyle biline. )
network marketinge karşıysanız direk buna karşı olun buna bir sözüm olmaz bu iş tarzına olan bir yaklaşım derim quest net şeklinde konuşursanız sizin başka bir network marketing şirketinden olduğunuzu düşünürüm acaba hangisi bunun cevabı bende değil sizde gerçekten elinizi vicdanınıza koyun ben çalışıyorum yaklaşık 7 yıldan beri elime geçen ne koskoca bir hiç kazandığım para ne kadar diye sorarsanız emeğimin karşılığını tam anlamıyla alamadan çalıştım ve çalışıyorum ek iş olarak bu işe başladım kaybedecek birşeyim yok yani….
( Editörün cevabı: Ben sizin yaptıklarınızı yapamam maalesef. Kaybedecek insanlığım, dostlarım, arkadaşlarım, sakin bir hayatım, para sevdası olmayan bir kafam vs. var. Bunları kaybedemem. Lütfen kusuruma bakmayın. Lakin yedi yıldan beri çalışıp bir kazanç oluşturamamanıza, samimiyetle söylüyorum, elbette üzülürüm. Hayat şartları, kapitalizm, çalışma koşulları, insanı ezen sistemler vs. insanların refah seviyesini düşürüyor. Ama bunların hiç birisi yavşak bir sisteme küfür etmemizi engellemiyor. Çünkü örneğin çalıştığın herhangi bir şirket seni maddi olarak sömürüyorken, quest.net manevi olarak da sömürüyor ve bu sömürüye seni de ortak ederek sülaleni de sömürüyor. Anlayacağın çok daha tehlikeli! Kapitalizme, onun koynuna girerek baş kaldıramazsınız. )
önceden babam anlatılır davullar zurnalarla mahallede gezerek çalışacak insan aranırmış fabrikalarda şimdi hala öyle mi ekmek aslanın ağzında değil midesinde bir kere geçende bir yakınımdan duydum fabrikada çalışan normal kişi sayısı ile çıkan global krizden sonra çalışan kişi sayısında hatırı sayılır gözle görülür bir azalma olmuş peki şu anda nasıl üretim düşüklüğünüz ve krizin etkilerini sormama rağmen ne krizi çatır çatır araba yapıyor ve satıyoruz dedi şaşırdım artık makinalar robotlar otomasyonel sistemler mevcut yaa zamana ayak uydurup ayakta kalacağız yada kazandığımızla kıt kanaat geçineceğiz tercih bizim….sakın yanlış anlamayın etik dürüst ahlaki ve insani değerleri kaybetmeden bu işi yapmaktan bahsediyorum
( Editörün cevabı: Sistemin kendisi, politikası, işleyişi ahlak dışıdır zaten. Yazımızda baştan sona bunu anlattık. Anlamayacak ne var Allah aşkına. )
belki buda kapitalist düzeni ve onun amacına hizmet ediyoruz ama değişen şartlara uymak gerektiğini kendimizi ve çalışma şeklimizi değiştirmek gerektiğinden bahsediyorum… arz talep dengesizliği muhakkak oluşacak belki
ama bu işe karşı çıkmanın ve kötülemeninde bir gün yanlış olduğu er yada geç anlaşılır eğer bahsettiğiniz network marketing ise , quest ise tamamiyle başka firmalar tarafından kötülemek ve bundan prim yapmakla eş değerdir ve etik olmayanda işte budur bunu kimi zaman hiç bilmediğimiz bir dükkanın sahibi de yapar şu ileridekinde dükkanda aynıları varr o şöyle bu böyle diye kötüler kendi yaptığı sattığı malı savunur ki aynı durum meydana çıkıyor hani farklı olan
daha çok şeyler yazılır ama bakalım yazdıklarıma ne yazacaksınız
(Editörün cevabı: Ben size, haklı olduğumu söylüyorum, kazanacağımı değil. Benim yazımı okuyanların çoğu yollarına devam edecekler zaten. Çok umurlarında olmayacak, bunu biliyorum. Milyonlarca insan, yüzlerce iletişim araçları ve quest.net’in yayılmacı pislik politikalarıyla bu mesele insanlara ulaşacak ve insanlar tav olacak, bunu da biliyorum. Belki network marketing ilerde çok tutulan bir bok olacak, bu da olabilir. Tüm bunların olması hiçbir boku değiştirmez ama, hakikat hakikattir, doğru doğrudur Allah aşkına. Üniversitelerde network marketing ders olarak okutuluyormuş. Biri söylemiş, önüne gelen, daha yazı yazmayı beceremeyen çocuklar, bunu her yerde söyleyip duruyorlar. Evrim teorisi de ders olarak okutuluyor, ne yapalım yani.
TEKRAREN SÖYLÜYORUM, ALLAHIN CEZASI HİÇ BİR NETWORK MARKETİNG SİSTEMİNE DAHİL DEĞİLİM VE HİÇ BİR ZAMAN OLMADIM. Başka bir şirketi parlatıp quest.net bokunu kötülüyor değilim. Aslında tam olarak düşman da değilim. Bana ne! Ben sadece bu iş böyledir diyorum. Hatta kazanamayacağımı, bu işi bu pislik heriflerin kazanacağını, ancak haklı olanın ben olduğumu söylüyorum. Zira, haklı olmamız, kazanacağımız anlamına gelmez.
Ben sizin düşmanınız değilim, Türk halkını, emektar insanları, elbette seviyorum. Kimseyi kandırmaya falan çalıştığım da yok. Ben bu sistemi, emin olun sizden daha iyi organize eder, tonla da para kazanırdım. Hatta, işe farklı açılımlar getirerek, organizasyonumu mükemmel yapabilir, sisteme farklı formatlar dahil edebilirdim. Anlıyorsunuz değil mi, bu bir tercih meselesi. Siz güçlüden yanasınız, şartların gerektirdiğinden yanasınız, paradan yanasınız; ben ise sadece gerçekten… )
bi noktaya dikkat çekip çenemi kapatacağım;
admin olacak eleman yazısında ve cevapların’da din den,takva dan,kapitalzmden bahsetmiş.hepsine eyvallah.ama bu konularda bu kadar duyarlı olduğunu sanan admin,görüşlerini teyid etmek için,HÜRRİYET!!!! gazetesinden alıntı yapmış:)))))
(EDİTÖRÜN CEVABI: Vay anasını CİTTİ misin? Yea, dimak öööylee! Çocuklar görün, işte zeka seviyesi böyle, yüzlerce yorum geliyor. Bunu onayladım, ibret olsun. Çocuk çok güzel çözümleme yapmış, harika bir noktadan yakalamış meseleyi. Kendisini tebrik ediyor, plaket, kasket, çanak anten ve çelenk hediye ediyoruz. Güle güle kullanın)
ARKADAŞLAR BU MESELE GERÇEKTEN TOPLUMUN BİR KANAYAN YARASI HALİNE GELDİ. NEYSEKİ SANAYİ BAKANLIĞI OLAYA EL ATTI VE ŞU AN QUEST NET E İZİN VERMİYOR SİTEYE ERİŞİMİDE ENGELLENMİŞ DURUMDA .BENİMDE MAALESEF TANIDIĞIM İNSANLARDAN BU İŞ YÜZÜNDEN EŞİNDEN BOŞANAN BİLE OLDU. EVET ADAM EŞİNDEN BOŞANDI.BU KADAR BAĞNAZLIK AT GÖZLÜĞÜ TAKMIŞLIK OLAMAZ OLMAMALI BEN EMİNİM AKIL SAHİBİ ARKADAŞ ETKİSİ İLE BU İŞE BULAŞAN KİŞİLER GERÇEĞİ ÇOK İYİ BİLİYORLAR AMA KENDİ YATIRDIKLARI PARAYI KURTARABİLMEK ADINA BU İŞE HİZMET ETMEYE DEVAM EDİYORLAR.ARTIK UYANALIM LÜTFEN
şimdi siz diyorsunuz ki şirketin amacı ürün satmak değil sadece adam toplamak neden şirket bu adamları ne yapacak ki birde questnettin eğitimlerini hepsini nasıl biliyorsun ben onu merak ediyorum birde hangi şirkette uşaklık ediyorsun
deyerli hocam anlamsız ve manasız bır vurgulama yapmısınız nedenkı çünkü sızde quessnet ama başarasızınız çünkü metnınde öyle anlaşılıyor çamur at iz kalsın saygılarımla
Arkadaşım ben questten tatil aldım sözde 1600$ karşılığında ama hikaye ortada ne tatil var nede bişey liderler telefnunu açmıylar aynı zamanda bakırköy adliyesi tarafından internet siteleri kapatılıp 60 kişi göz altına alınmış honk-konga 2 defa mail atmama rağmen bir snuç alamadım insan kandırmaktan başka bir şey değil bu quest neti şiddetle kınıyorum bu yaptığınıda tüm internette yayımlayacağım garip fakir insanlarımız kazıklanmasın bu işe çözüm bulana kadar da bu işin peşini bırakmıycam kimse parayı skaktan toplamıyo insanımız çocuklarınmın rızkını getirip veriyo oraya yazık yazık bırakın bu hikayeleri milleti kandırmayın
)
Merhaba arkadaslar yazı için teşekkur ederim sonucta herturlu dusunceye acık olmak lazım yalnız bi dusuncem olacak yazı yazan arkadaşıma=) quest.net in ne sattıgnı yazssaydınız keske isterseniz ben birkac ornek vereyim bu işi gormus biri olarak (calısan degilim ama calısan arkadaslarım var ) saat ve mücevherat (saatler ozel yapım isvicre malı saatlerdir ve fiyatlarıda yaklaşık 600 dolardan başlamaktadır ) , 1 hafta 4 kişilik 5 yıldızlı otellerde ege tatili ( bodrum ,marmaris ) 720 dolar a alabiliyorsunuz. yani aldıgınız urunu kullanma ihtimaliniz var . fakat arkadasımında yazdıgı gibi bu urunleri kullanmayanlarda var ! ama eger benim dusunceme gore urunu karsındakine kullandırtmaya yonelik bir satıs yapıp ve kisinin o urunden memnun kalmasını saglayıp o urunu alan kisnin diger arkadaslarına o urunlerden satmasını ben etik bir davranıs olarak gormekteyim .
Ananıza,babanıza yada çoluğunuza çocuğunuza harcayın paranızı.İşinize gücünüze bakın,boş işler bunlar.Ben yandım,siz yanmayın..
işin içinde olmayan birisinin olaylara bu denli hakim olması gerçekten şaşırtıcı.
muhtemelen her zaman verecek cevabımız vardır sen yine kale alma.
insanlar önce dolandırılıp sonra dolandırıyorsa, ve bu herkes için aynıysa kimin dolandırıldığını ya da dolandırdığını söyleyemeyiz sanırsam.
dünyada herkesin iyi olması durumunda iyilik ve kötülük kavramlarının yok olacağı gibi.
yinede bunlar kişiseldir.
saygılarımla
çok güzel açıklamışsınız ama gördüğünüz gibi bu iş aktif bir şekilde devam ediyor memleket cahil insanlarla dolu kolay para ve hayallerine ulaşma hırsı bu cahillerin vicdanını ve aklını köreltmiş yani guest ikna olayını bitirmiş kolayca ikna edebiliyor bu iş tamamen yasaklanmadan anlamayacaklar hatta yasaklansa bile devleti ülkeyi suçlayıp inanmaya devam edecekler…..
vallahi helal olsun abdullah’cım süper bir yazı olmuş ayrıca bir üstümde yorum yapan arkadaşa sesleniyorum bu questnet olayını kovalayan bir çok arkadaşım var ve 1-2 yıldır kovalıyolar hala bir baltaya sap olmuş değiller milletin beyinlerini öyle bir yıkıyorsunuz ki insanlar sizin dediğinizden başka hiç birşeye inanmaz oluyor
Bu yazının temelinde gördüğüm şey aslında kapitalizme karşı bir duruş…Ancak şunun da farkına varmanız lazım artık.Kapitalizmin sonu yok daha da sertleşiyo,şartları daha da zorlaştırıyo…
Fabrikalar üretim yapıyo ama daha az maliyetli olsun diye otomasyon teknolojilerini geliştiriyo..çünkü artık insan gücünden başka maliyet düşürebileceği bir yer kalmıyor.
Otomasyon teknolojileri geliştikçe insan ihtiyacı git gide azalıyor…Peki bu insanlar nereden kazanacak..Nasıl geçimlerini sağlayacak…İşsizlik artıyo biliyoruz hepimiz…Eeee buna nasıl bir çözüm çıkacak…
Bakın ben size bi senaryo çizeyim…Bundan 50 yıl önce bir fabrika 500 kişi çalıştırıp ürettiği ürünü bugün 50 kişiyle yapabiliyor…Teknoloji ilerlemeye devam ediyor.bu sayı her geçen gün daha da artacak…Peki o işsiz kalan insanlar nereden geçimini sağlayacak ve fabrikalar ya da hizmet sektörü ürettiği ürünleri kime satacak…kim satın alacak???Bu MLM sistemler gelişmek zorundalar çünkü gelişmezse ticaret biter…Çünkü alım gücü olmayan bireyler çoğalıcak.Üreticiler ve hizmet verenler ürün ve hizmetlerini satamayacak.
Ama bu sistem öyle bir çözüm oluyo ki insanlara bir firmanın ürünlerini satın alıyo ve kurduğu ticaret ağı ile de sürekli olarak bu ürün ve hizmetleri pazarlıyo dolaylı olarak ya da doğrudan….Ve satılan ürünler karşılığında para kazanıyo alım gücü oluşuyo…
Tamam doğru kapitalizm insanları sömürüyo ama bu sistem sayesinde bu sömürü düzeni tekrar insana geri dönüyo.
Kapitalist sistemin başrol oyuncuları kazanıyo şu an ama bu sistem sayesinde pazar hareketi yani ticaret sağlam bir döngüye oturuyo…
BU YAZIMI OKUMANIZ DİLEĞİYLE…
evet ya ne güzel kötülemişsiniz siz böyle
evet arkadaşlar bir çoğunuzun dediği gibi girmeyin bu sisteme çünkü ileride amelelere, berberlere, fırınlara, çiçekçilere… vb. vs. gibi çalışanlara ihtiyacımız olacak girmeyin girenede mani olun
saygılar sevgiler ^^