parçalı gündem, ölgün çupra dudağına ruj
şimdi düşündüm de, uzun zamandır bakmıyorum buraya… özledim de… yeni bir tasarım yapmam lazım… sonra yüzlerce şarkı… sonra bir sürü şey… sonra gezmem lazım biraz. kimse gelmedi benle bugün, dedim bir trene binip gidelim rastgele… hava da soğuk. çay içeriz, kafamız esince ineriz. öncesinde o eyüpteki güveççide.. iyice doymak lazım. ama uludağ gazoz yok artık orada dimi. yok yok, hot wings çok modern kaçar, hatta süleymaniye’de kurufasülye bile… neyse. zaten küfür ederdim sabaha kadar, boşverin…
sağ salim ölebilsem bir de… bak ne dedim dikkat et! şiirlik bir dize harcandı şimdi, ettiğini beğendin mi. neyse, yazarım ben onu yine de…
böylesini görmemiştim, kolyem, binlerce soru tonlarca ağırlıklar.. neredesin?
ah, artık çok komik geliyor. basit taktikler, ucuz fikirler… “bir yarma yaşanıyor…”
beni ya gamzene gömsünler, ya da şu şarkının içine… tınılardan merhem damıtılır, tınılardan işkenceler, taksim, eyüp, yenisahra, küçükyalı.. sahiller.. istanbul’da geceler…
asıl cümlenin etrafında dönüyorum yine. göt siyasetçiler gibi, sapık aydınlar gibi. ben ne yapayım şimdi bu kitapları allahaşkına. okusam bir dert, okumasam… elimden geldiğince gıcık kapmamaya çalışıyorum çeviri kitaplara. dil işini halledene kadar, şimdilik, alışmam gerek yani. idare et, bana çevirisi mükemmel kitaplar hediye et… saol… hüdayinabit için de… o kutulardan bir tane de ben yapıcam, en güzeli benim ki.. -valla- olacak…
orman kokusu. ikindi sonrası. şarkı arası, hayata… çinekop, sarı kanat, lüfer… böyle küçükten büyüğe sıralanıyor bunlar, isimleri böyle. iyi pişirirsen çok güzel oluyor. geçen evde kimse yokken dolma sardım, aldığım yaprak kötü çıktı. sertti biraz. içi mis gibi oldu. fıstıklı, yeni baharlı, karabiberli, üzümlü. zeytinyağlı… anlatırım bir ara, artık usta oldum sayılır. mısırlı ve mantarlı makarna sosum da süper oldu. baharat, önemlidir, buraya yazıyorum işte, önemli! he, çuprayı kömürde pişiricem bir de. öle dedi ahmet abi, güzel oluyormuş. karnım aç ya, ondan anlatıyorum sanırım bunları. pizza yaparken, hamuru yuvarlakça yağlayıp bırakıyorsun, evet evet, mayalanırken. Soğuk bir yerde. Burada hamurun ööyle kabarmasını istemiyoruz tabi ki. ne diyorum ben lan…
neyse. bir film izleyerek geçiştireyim zamanı. zaten sinema baştan aşağı zaman geçiştirmek içindir. efendim? islamcı abiler mi? türk sineması mı? sinemanın geleceği mi? dünyayı sarsan müslüman bakış açısı mı? cart mı? heh, evet, son kısmı anladım. cart… arkadaşı vardı bunun: curt. çarşamdaki o caminin kapılarını hala açmadı götler. restorasyon terörü böyle bir şey. restore ediyorlar bizi… camilerimizi. lan sahi, ırak işgali de restorasyon meselesi değil miydi? demokrasi restorasyonu… aklıma halam geldi. ona gidecektim bak unuttum.
evet, ne diyorduk. uzun zamandır bakmıyorum buraya mıydı neydi…
yoo çok güzel şarkılarım var, üşendiğim için eklemedim. hem kıskandım biraz, çok güzeller…





17 Kasım 2009 21:37
sanırım yine kafanız karışıkken yazmışsınız.. oldukça
ama güzel olmuş, ben anladım sizi.. ne demek istediğinizi.. ayrıca o güzelim şarkılarınızdan bizi mahrum ırakmanıza da çok darıldım, haberiniz olsun
küstüm sizee !
18 Kasım 2009 10:16
Nihayet
18 Kasım 2009 22:30
hala şanslı olduğunu düşünmelisin bence bende tam yeni evimi düzene sokmuş tamam artık bloga dönebilirim derken evime gece gelen davetsiz bir misafir siz kısaca hırsız diyebilirsiniz bilgisayarımı götürmüş üstüne bi soğuk su içtim elhasıl vel kelam dostum çok kötüyüm çok…
18 Kasım 2009 23:24
ben de nihayet diyenlerdenim…
19 Kasım 2009 00:56
geçmiş olsun dostum. inşallah başka güme giden şeyler yoktur… santur mesela, duruyor değil mi? gerçi hırsız ne yapsın onu…
19 Kasım 2009 01:15
abi evde başka ne bulacakta ha santur var tabi de ne olduğunu biliyor mu bakalım neyse ben sana iş yerinin mailden yazarım artık ordan haberleşiriz
babaaaaaaaa irtibatı koparmayalım… (=
bu arada eve ne zaman geleceksin
19 Kasım 2009 22:15
ben de nihayet diyernlerdenim ve güzzel şarkılarınızı paylaşmadığınız içinsize gücenenlerdenim
21 Kasım 2009 17:49
haklısın son derece haklısın…
hangi konuda mı?
cevap veriyorum bu keşmekeş içerisinde hayata bir iplik tutturmak, baktığın herşeyden zevk almak, bol bol düşünmek aklının erebildiğine ve kafanda ki ampüllerin yandığını görünce mutlu olmak istiyorsun, sevinmek istiyorsun bağıra bağıra gülmek istiyorsun fakat arkadaşım bu dünya labirenti içerisinde yolunu bulamıyorsun, sövüyorsun, sayıyorsun, işin içinden çıkamıyorsun bü yüzden çok haklısın arkadaşım. BİR DE HAKSIZSIN BİZİ UZUN ZAMANDIR SİTENDE UNUTTUN
SAYGILARIMLA…
22 Kasım 2009 01:23
bu yazıyı okumak için ayırdıgım zamanıma acıdım …
22 Kasım 2009 18:56
hmm… 9, yorumu yazamn şahıs acaba yazının içeriğini sonuna kadar okuyunca mı algılayabiliyor merak ettim!!
24 Kasım 2009 12:10
şimdi ben desem ki ……
sonra sen desen ki …..
sonra ben…..
sonra sen…………
hoşunuza giderdi belki ancak yapmayacagım çünkü merakınız yazının sahibi olsaydınız anlam kazanırdı …
24 Kasım 2009 14:28
üst kısımlardan bana taşmı var ne? (:
24 Kasım 2009 18:28
sanmıyorum.. bir yorumu merak etmek için sitenin sahibi olmak gerekmiyor zannımca… her neyse, herşey nickinizde belli zaten.
24 Kasım 2009 20:59
sitenin sahibi hiç bir şeyi merak etmiyor sanırım. kafanıza göre eleştirip küfür edebilirsiniz. kafam iyiyse ben de küfür ederim. müşareket hasıl olur, ödeşiriz. hem kızlar da küfür etmeye alışmalı biraz. (: bu arada bir şey malumsa merak da edilmez.
25 Kasım 2009 13:51
santur haa.. çok merak ediyorum onu çalmayı ya…
28 Kasım 2009 02:26
iyi çevirilere ihtiyaç olduğunu bilmek çok güzel hem de çok.. tam da böyle şeyler duymaya ihtiyacım olduğu bir zamanda sadece o satırı okumak bile çok iyi geldi ki gerisinin sebep olduğu iyiliği varın siz tahmin edin..=p neyse abartmayayım, bişeyler beni o okula ısrarla bağlamaya çalışıyor vardır bunda da bir hikmet diyoruz..
çarşambadaki bahsettiğiniz camiyi bir gün aradım baya ama saklandı benden.. üzüldüm.. neyse zaten kapısı da açılmamış hala..
şiirlik dize de vurup geçiyor hani, başarmak zor gibi gözüküyor, bence de.. =/
28 Kasım 2009 21:12
çok şükür kavuşturana. ben daha ilgilenmediğini düşünmeye başlamıştım
10 Aralık 2009 12:47
Güzel şiirleriniz var. Rica etsem ismime şiir yazar mısınız.
Uzun süre yokum. Geldiğimde yazmış olursanız mesut olacağım!
11 Aralık 2009 16:09
Sayım var gibi renksiz
Ahenksiz, gri, güneşsiz bir gün
Bakanın kalmadığı gökyüzüne
Sağı solu kapatmış şehir
Şehrin kırık dişleri, çanaklar
Rabıtada mıhlanmış
Yakınlar uzaktılar
Eskiler bilir…
Uzaklarda yükselip alçalan bir martı
Hava yağmurlu
Yavaştan çöken karaltı
Ötelerden yarı yaşanmış bir gün gelir…
Gri günün akşamında
Müstakil bir huzur
Martı kayboldu
Bacalar ve pencereler
Ot bulunur, taş bulunur…
15 Aralık 2009 16:33
hadi bakalım güzel bir dönüş yap yazı ve okuma dünyasına…
10 Ocak 2010 16:03
yeni keşfim burası bi kerdeş sağolsun…tam karmaş bi anda geldm buraya bana benzer bi yazı gördm(=müzikleride merak ettm merakmı gidersenz memmun olurm..braz baknim etrafı kırip dökmeden(=neler saklı burada..bulmam lazım..ellerine sağlık bu arada .