10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Amra Halebic - Kad Procvatu Behari

03 Haziran 2009

Boşnak şarkıları hep içli, hep derin olur. O toprakların derdi kederi, o insanların acıları gün yüzüne çıkmaz, o insanlar oturup sızlanamaz, güçlüdürler. Ama acıyı ve derinliği şarkılarında yakalamak mümkündür, onların kendileri gibi şarkıları da güçlüdür.

(Zehra ablaya teşekkürler)

İhracat Fazlası Satılık Kol ve Bacaklar

03 Haziran 2009

En sonunda, odanın öbür ucundaki saksı da devrilmişti, adam hırıltıyla nefes alıp verirken pencere de hızla kapanmış, camları dökülmüştü gürültüyle. Uzak doğu yapımı pembe bir filmin içine zorla çekip sürülmüştü. Asma bir köprünün üstünde, bir elinde armut bir elinde samuray kılıcı ve mavi pijamalarıyla kalakalmıştı. Altında akan balık nehrinin serin balıklarında yerliler su arıyorlardı, yakaladıkları balıkların karnını deşerek. Karada ise köstebekler tanışmak için insan arıyordu toprağı eşeleyerek. Set ekibi fotografik olsun diye gökten kızıl yapraklar yağdırıyordu.. kızıl yapraklar, güller, yay bacaklı çekirgeler.

Adam yeniden nefes almayı denediğinde devrilen saksıların altındaki sehpa da etrafa çarparak uçup hızla adamın burnuna kaçtı, tıpkı saksılar gibi.. komodin, cranberries posteri, sürahi gibi…

Asma köprünün sonuna vardığında küçük kızının “baba artık uyan” sesini duydu. Biranda kendine geldi, hafifçe gözlerini araladı. Adamın küçük bir kızı falan yoktu, inanmadı o yüzden uyandığına, bunlar kandırmacaydı. Önceki gece, tüm her yer sessizleştiğinde yan odadaki hastayla buluşup mum ışığında serum tokuşturdukları da kandırmacaydı, enjektörlerin içine nevresim parçacıklarını tıkıp sigara niyetine tüttürmeleri de…

Kapat
E-posta ile paylaş