10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Emanet

hayat bu mudur
pırlayan kuşlar, güzel akşamlar
bir seherin tadı içimizde
bir bebeğin paytak yürüyüşü
ne kalacak geriye
şehrin ışıklarından
bir gülümseme belki
albümlerden arta kalan.

avuçlarım acıyor sevgilim
dünya kayıyor ellerimden
bu damarlarımda akan
bu yaşlansa da taptaze duran
hayat akıyor
ve hüzün ne de yakışıyor
kıymetini bilene.

akşamlarımız vardı
muhabbet dolu şen şakrak
şu akvaryum şu şişko balık
şu resim de çok komik
bak bu en sevdiğim kazağım
bunlar da okuldan arkadaşlar
şimdi her şeye ne kadar uzağım.

sabahlarımız vardı
kuş sesleri, ah o menekşeler
severdim gün doğarken gezmeyi
ve taze ekmek kokusu
yaşadım işte bir ninni gibi

II

ben hayatı ninemin ellerinde gördüm
bayat ekmek gibi ufalanan
tadı yoktu hiç bir şeyin
bir teheccüd vakti kadar
alnı öpülesiydi secdenin
bir öğle vakti uykuya dalmak
anladın değil mi sevdiğim.

bahadır balkondan bakıyor
o hasta adam sigara içiyor
şu kadın çok titiz
yağmura bile yüz vermiyor
gülesi geliyor insanın
gülesi geliyor bebek görünce
zaten bebekler de gülüyor
dünyalık ne varsa işte
her şeye…

pamuk şeker yemeliyiz
elma şekeri de
vapura da binmeliyiz
son kere
son kere İstanbul sefası
bu Allahın belası sigaradan son fırt
bu hayatta son nefes
son bir işrak 
gitmeliyiz
hayatı tadında bırakarak…

Yorumlar (11) -> “Emanet”

  1. kemal
    04 Kasım 2008 23:39
    1

    biri bir kibrit çakar ateşi beni yakar deşdin gene yaramı

  2. kemal
    04 Kasım 2008 23:42
    2

    gitmeliyiz
    hayatı tadında bırakarak…

  3. ucusdenemeleri
    05 Kasım 2008 23:52
    3

    son fırt..

  4. günebakan
    07 Kasım 2008 22:11
    4

    bunca güzelliği ardı sıra bırakıp gidebilmek…..

  5. murat
    15 Kasım 2008 21:01
    5

    Yüreğinize sağlık.

  6. kemal
    15 Kasım 2008 22:42
    6

    ya okuyorum okuyorum depresyona giriyorum basma şu damarıma ya

  7. gül yetiştiren adam
    16 Kasım 2008 00:12
    7

    ve hüzün ne de yakışıyor
    kıymetini bilene…

    ‘hüznün kıymeti..’ bunun üzerinde düşünmem gerek sanırım…

  8. sümeyye
    16 Kasım 2008 00:59
    8

    düşen bir yaprağa bağladım hayatımı
    olsun artık diyorum ne olacaksa
    paralı asker miyim neyim ben
    ekleyip duruyorum sabahları akşama
    ve kendimi arıyorum meşgul çalıyor
    gerçi söylenmez böyle şeyler uluorta
    aşk diyor başka bir şey demiyor kalbim
    nasıl bir dostluk ki bu,hem kadim
    hem de mayhoş elma tadında.

    ..ah unufak olsm ve desem ki
    ağzın tat görmesin hayat
    kandırdın beni.

  9. sevde
    17 Kasım 2008 21:42
    9

    Emanetini kabz etme zamanına kadar bizi emanetinde emin kıl Allah’ım…(amin)

    Abdullah Kibritçi,en emin olunana, en huzur bulunana emanet olun…

  10. KelimelerinAhengi
    19 Kasım 2008 22:04
    10

    ve hüzün ne de yakışıyor
    kıymetini bilene.

    Kıymetini bilmek.Hüznün,sevincin,kederin… her şeyin…

  11. Zinar
    31 Aralık 2008 00:00
    11

    nefis…
    yüreğine sağlık…

YORUM YAZ

Bu Yazıyı Paylaşın
Kapat
E-posta ile paylaş