Ağır Misafir
Okudum, aldım selamını
Başım gözüm üstüne
İçimden bir şey geldi
Saçlarına düşen akları görünce:
Dedim öpsem elini…
Kıvırdım kenarlarını bazı sayfaların
Ninemden öğrenmiştim bunu ben
O da yapardı
Kalkınca seccadeden.
Seccade kokusu, tespih sesi
Gibi iyi geldi nefesin
Demiştin değil mi:
“gelmeyin, burası derin”
İbrahimTenekeci’ye…




17 Eylül 2008 21:23
Çok geç olsa da İbrahim Tenekeci’yi tanıdım..(Ne zamandı hatırlamıyorum ama içinde buldum kitaplarının kendimi.. Bir şiir kitabı bu kadar ince olur ve hep başa mı sarılır?! Ya da her fırsatta misal “bir okuyayım da keyfim yerine gelsin” diye okunur mu ?) Ve şöyle ki; İbrahim Tenekeci’yi tanıyan onun hakkında bir iki çift söz söyleyecek ya da söylemiş olanlar da önemli oluyor nazarımda.. Nerdeyse aynı fikirde oluyoruz..
Gün içinde şiirlerinden bir iki dize sıralama fırsatı olunca artık yakınlarım da tanımış oldu/oluyor.. Onlar da bu kadar güzel kelime oyunları yapan şaire değer verdiğimi biliyor.. Bilsinler sakla(y)amıyorum!!
“Düşen bir yağrağa bağladım hayatımı olsun artık diyorum ne olacaksa?!”
Ya da “Ey Aşk yaptıgını beğendin mi yetimler gibiyim ziyafetten aç dönen!”
Ya da “Demem o ki para insanın ruhunu paralar”..(Son Düzlük’te geçmişti sanırım)
Ya da “Şiirden aşağıya attım kendimi düşerken düşündüm ölmesem mi?”
Ya da “Bizler misafiriz ve dünya misafir terlikleri..”
ya da ya da ya da.. (ilk aklıma gelenlerden..)
Tüm şiir kitaplarını aldım(sanırım bir eksik vardı) ve onları kıyıp en sevdiklerime hediye ettim.. Belki “tekrar alırsın ya ne olacak onlar da tanısınlar” diyerek yaptım bunu;bilmiyorum.. Bu kitabın sonu da bu olmasın diyeceğim ama olacak gibi.. Hepsini baştan tekrar almak ve kimseye hediye etmemek gibi güzel bir düşüncem var.. Umarım gerçekleşir.. Misal hemen yarın yapabilirim..İnşallah (:
Tanıdık simalardan bahis açmanız çok güzel ama gittikçe bu siteye bağlanıyorum.. (: “Sorun şu;korkuyorum..” İ.Tenekeci
Hayırla ve Hoşça kalın..(:
18 Eylül 2008 00:53
bunu sevdim.
19 Eylül 2008 13:38
İnsanoğlunun kimisine doğarken kundak niyetine hüznü sarmıştır annesi. Bunlardan biride Tenekeci kuşkusuz.
Edebiyatımızın üzerine modern giysiler senkronize ettiği şu vakitler, kelâm tahtına çeşitli periyotlarda yaptığı dokunuşlarla en güzel libâsı oturttuğunu düşünürüm Tenekeci’nin.
Şiir ilham ile gelir dayanır şairin kapısına, ilhamın en yakın dostu da hüzün elbet… “daima üzülürsün şairsen!”diyor Tenekeci. biz de üzülüyorsan daima, şair olursun diyelim.
Bir röportajında; “…adı şairlerle anılan bazı kelimeler vardır. “Gümrah” deyince İsmet Özel, “çile” deyince Necip Fazıl akla gelir.” diyor. bende hüzün deyince hep Tenekeci’yi anarım işte…
Hüzün yakanı bırakmasın, güzel insan…
Saygı ehl-i mütefekkire…
27 Eylül 2008 11:11
İbrahim Tenekeci…sevdiğim tek milli görüşçü..(burdan milli görüşçüleri sevmediğim anlamı çıkmasın da)…unuttum, siyaset konuşmayacaktık:)))..evet Tenekeci…kitaplığımın ona ayırdığım köşesi…sonra onu kitapçı raflarından ilk keşfettiğim an…..kendimi bulmak gibi birşeydi..dokunmak gibi sonu gelmez bir vazgeçilmezliğe..
’sorma
elim kırılsın bir daha
dokunursam güneşe’
18 Temmuz 2009 17:26
ibrahim tenekeciyi tanımamı sağlayan arkadaşıma her an duacıyım…
kaliteli insanlara ihtiyacımüz var…