10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Trişka

26 Temmuz 2008


Hayat ne kadar güzel değil mi, haydi ekran başına çocuklar, zart

Converse giymek Rayban takmak ne karizmatik değil mi, zurt.

Çalışma teknikleri, dershaneler, profesörlerin görüşleri, cart

Nagihan ablanın perdeleri, futbol ve Kurtlar Vadisi, curt.

Aman Allah’ım leon farlar, çelik jantlar, jikle, buji, nitro falan

Köşeli bir yalan öss göss böss filan.

Biraz demokrasi, nişasta, laiklik ve bir gol getirir milleti aşka

Alayı yalan dolan bunların hepsi kolpa trişka…

Dumur Vaziyetleri

26 Temmuz 2008


Güzel bir gündü. Sabah saatlerinde evden çıktım. Binanın uzun merdivenlerinde biraz durup ayakkabılarımı bağlamak istemiştim. Merdivende 5-6 yaşlarında küçük bir çocuk oturmaktaydı. Ayakkabılarımı bağlamak için eğildiğimde omuzlarıma uzanan uzun saçlarım hafif öne döküldü ve çocuk kafasını kaldırıp bana baktı, göz göze geldik.

Çocuk çok şaşırmış bir vaziyette, heyecanla ve bir buluş yapmış gibi gözleri parıl parıl bir halde şöyle dedi: “aaaa! Kız adaaam!”

Dumur oldum. Renkler karıştı. Dünyam kaydı. Kendimi birkaç saniye toparlayamadım. :)

İlk Düşte Aşk

22 Temmuz 2008




Kalemime yakıştı adın

Bir nun yada vav kadar narin

Adımın yanına yakıştı

Parmak izlerinde yankılanan sesim

Bir yakarıştı.

 

Seni giydim üstüme

Hayat soğuk sesin sıcak

Bir kucak ferahlık diye

Unuttum ıhlamuru seni sevdim

Şifa niyetine.

 

Kalbime yakıştı sızın

Kar vardı, demek kıştı

Ter bastı ansızın dağın eteklerine

Yırtıldı gülmeyen çehresi

Tablo diye astım seni gözlerime.

 

Dudağına yakıştı adım

Ölüm bir adım hayat bir karıştı

Gülüşün bulaştı bir kelebeğin renklerine

Olaya El Atan’a hamd olsun

Sakladı seni avuç içlerimde…

Once Upon a Time in China

04 Temmuz 2008

Bir Zamanlar Çin’de adlı Jeet Lee’nin oynadığı film bu marş eşliğinde başlar. Daha başlarken kaptırırsınız kendinizi. Bu marşın birkaç farklı versiyonu daha vardır. Güzeldir… Buyurun, dinleyin: