10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Kurtlar Camisi

“Sevgili dedeciğim ve nineciğim. Lütfen herhangi bir Perşembe akşamı ölmeyin.”

Perşembe akşamları toplantı yapılamaz. Perşembe akşamına randevu verilemez. Perşembe akşamları gezilemez. Perşembe akşamları kitap okunamaz. Perşembe akşamları lanet ve modern bir kutsayışla kutsanmıştır çünkü. Perşembe akşamları caddelerin boş, sokakların sessiz olması gerektiğine inanan insanlar, evlerinde oturup bu mübarek gecede benliğini fiyakalı cümlelerle, artistik tavırlarla, gizli bilgilerle (!) doldurmayı bir vazife sayar. Yeni trend racon şekilleri, yeni küfür ediş biçimleri öğrenmek ve bunların doyurucu hazzına varıp bu öğretilerin hayata geçirilip dile dökülmesi bu geceyi ifa etmek için gerekli amel ve tesbihatlardandır. Perşembe sabahından insanlar ruhlarını ve kalplerini akşam gerçekleşecek olaylara hazırlamalıdır.

Bu gecelerde “Işık Saçan Parlak Cisim” tarikatının müritleri, mürşitlerinin nuruna gark olmuş vaziyette ve feyizle manzarayı temaşa ederek, Memati hazretlerinin Şeyh Polat Alemdar tarafından nasıl günah çukurundan çıkarılıp irşad edildiğine, kurtarıldığına şahitlik ederler. Âlemde dönen oyunlar, entrikalar ve mutlak suretle ilgilenilmesi gereken gündelik olaylar hakkında göbekleri şişene kadar bilgiyle dolar bu insanlar. Ulemanın söylediğine göre sadece keyiflik bir yanı yoktur bu manzaranın, gizli sırlar, düşünmeye sevk eden nice olaylar vardır, haliyle Perşembe akşamları “Kurtlar Camisi”ni temaşa etmek vaciptir ve ancak bu şekilde mürit seyri sülük edebilir.

Bizim gibi gafiller bu feyiz deryasından nasibini alamamış acizler, Perşembe akşamlarının modern kutsanmışlığının hesabını yapmadan yaşayanlar, hayatlarında kitap yüzü görmemiş ancak “Işık Saçan Parlak Cisim” tarikatının nimetinden günler/aylar boyu beslenmiş insanlar karşısında aciz kalır. Çünkü bizler, Şeyh Polat Alemdar’ın cezbeye gelip çatıdan atladıktan sonra yaşayıp yaşamayacağı hakkında fikir sahibi olamayız. Çünkü bizler Hazretlerinin pamuk yüklü bir kamyona mı çakılıp yaşayacağı ya da bir kazığın göbeğine “şırank” biçiminde mi saplanacağı konusunda tahminler yürütemeyiz.

Bir sonraki bölümde neler olacağının konuşulduğu irfan meclislerinde Bulut’dan Memati’den, Muro’dan feyz almış sevgili insanlar birbirlerine “gülüm” şeklinde hitap ederek âleme nezaketin raconunu gösterirler. Ellerinden düşürmedikleri modern zikir aleti kumandayla “lanet olsun içimdeki insan sevgisine” tesbihatını çokça tekrar ederler. Birçok mübarek (!) kaynakta bu zikrin hikmeti ve faydalarından uzunca bahsedilmiştir. Konuyla ilgilenenler bkz. Kanal D, Show Tv, Atv ilah.

Bizler, verilen mesajları sağlıklı olarak algılayamasak da, konuya vakıf Okey Halkası Alimleri Şeyh Polat Alemdar’ın bazı sözlerini şerh etmişlerdir. Örneğin âlimlerimiz Polat’ın “Racon kesmiyoruz, kafa kesiyoruz.” sözünü, kurban bayramında kurban kesmeye teşvik olduğu yönünde ittifak etmişlerdir. Ancak büyükbaş mı küçükbaş mı olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur, aynı şekilde kaç hissedarla bu işin yapılmasının evla olduğu hakkında yine âlimlerimiz sessiz kalmışlardır.

“Kurtlar Camisi” müdavimleri bundan uzun zaman önce Polat’ın şeyhi merhum Çakır Efendi için cenaze töreni düzenleyip cenaze namazı kılmışlardı. Elbet o zamanlar sağcı, solcu, şeriatçı, ateist, laik, komünist ne kadar sınıf varsa ideolojik farklara bakmaksızın aynı noktada buluşup Memati’nin bir sevgilisinin olmasına şaşıracaklarını aynı zamanda sevineceklerini bilemezdik. Sonra konfeksiyondan yorgun argın çıkan güzelim gençlerin, siyasi tartışmalarında en büyük dayanaklarının “Kurtlar Camisi” olacağını da bilemezdik.

Geceleri gezmeyi sevenler bilirler ki, Perşembe akşamları Kurtlar Camisi feyiz dağıtmaya başladığı sıralarda cadde ve sokaklarda belirgin bir şekilde boşalma ve ıssızlaşma olur. Hatta bu saatlerde bir bakkaldan alışveriş yaparsanız para üstünü fazlaca almanız bile mümkündür. Ne olursa olsun, günahkar olsanız da, bu feyizden mahrum olsanız da, bir Perşembe akşamı kimseyi rahatsız etmeyin, kimseyi aramayın, kimseden bir şey istemeyin. Arkanızdan küfür edilmesini istemiyorsanız mümkünse bir Perşembe akşamı ölmeyin.

“Atiker’in sunduğu “Kurtlar Camisi” Polat’ın ölümcül tehlikeden kurtulması için kılınacak olan hacet namazından sonra devam edecek.”

Bu yazım Ölçü Dergisi’nde yayınlanmıştır.

Yorumlar (15) -> “Kurtlar Camisi”

  1. atakan
    04 Haziran 2008 13:30
    1

    :::)))
    kurtlar vadisini izlemem. işyeri servisinde millet aynen bu şekilde tartışıyor. kimisi polat oluyo kimisi bilmem ne..
    herkes birbirine garip bi sesle NAZIMIMMMM diye sesleniyor. vs

  2. Krizalit Kristalin
    04 Haziran 2008 16:17
    2

    evet, perşembe geceleri istanbul’un en kalabalık noktalarında sakin sakin yürümenin tadını yaşıyoruz bu sayede.. çok yaşa polat! çok yaşayın ki bizde “an”lık zevkimize bakalım.

  3. sevde betül
    04 Haziran 2008 21:59
    3

    televizyon izlemediğim için ‘kurtlar vadisini’de izlemiyorum….

  4. feyza
    05 Haziran 2008 00:15
    4

    umuyorum ki bir gün yayından kaldırılır…
    daha kendi sesini kullanamayan türkçeyi konuşamayan adamları benim güzel ülkemin sorunlarını dile getirmiş olmak adı altında onure ediyorlar….
    ülkemin sorunlarıymış…
    hıh…

  5. üsame talha
    05 Haziran 2008 09:24
    5

    kurtlar vadisini eleştiren bir yazı yazıldığında herkesin eleştiriyi devam ettirmesimi gerekir bunu anlayamadım.türk milletine has bir özellik sanırım!! ben kurtlar vadisini takip ediyorum.. Çünkü yararlarıda var. Eleştirecek o kadar çok şey varken kolaya kaçmak olmaz.. editörden uyarı !!! (:

  6. feyza
    05 Haziran 2008 21:26
    6

    editörden uyarı :S
    ne için???

  7. nur
    05 Haziran 2008 22:00
    7

    güzeL bir bakış açısı..
    perşembe akşamını istiLa eden kurtLar camisi..
    fakat kutsaLLığını aLdığı kaynak biraz farkLı ve onun cemaati içinde buLunmadığımın vicdan azabını pişmanLığını yaşamıyorum..yaşamayacağım!..

  8. usame talha
    06 Haziran 2008 16:45
    8

    Genelde Yorum yapmam. Yaptıklarım Da genelde Kabul edilmez. o Yüzden editör Uyarmadan ben kendi kendimi uyarayım dedim..

  9. gereksiz
    06 Haziran 2008 17:05
    9

    walla biri bana nazzıııımmm dese sen kime nazzııımm diyorsun bakıyım diye sataşırdım neyse ki milli dizimizden bir replikmiş içim rahatladı :)

  10. hüzünlü kız
    14 Haziran 2008 09:41
    10

    bence bu yazı sadece kurtlar vadisine ait olmamalı.tvdeki bütün diziler için geçerli olmalı.çünkü her dizinin kendine has müdavimleri var.Allah cümlemizi tv müdavimliğinden korusun ve/VEYA KURTARSIN.ÇÜNKÜ BU BENCE NEFSİ Bİ HASTALIK.öyle insanlar varki müdavimi olduğu diziyi kaçırınca üzülüyo.bi de kaçırdığımız onca namaza,sevaba üzülsek.Allahım muhakkak ki sen afvı seversin,afvedicisin.bizi de afvet.AMİN.kimse kimseyi kınamasın.hepimiz o kadar önemsiz şeylerin müdavimleriyiz ki…….

  11. cimcime
    20 Temmuz 2008 19:52
    11

    bir cok arkadaşımın rambo ve abdullah cattı kırı bi adamı beyenmelerini anlayamıyorum

  12. zeynep
    10 Ağustos 2008 13:53
    12

    Acı bir tebessüm ederek başlamak istiyorum.Bir kez daha ülkemiz insanlarının olayları ne kadar saptadığı kanıtlanmıştır.Kurtlar vadisi takipçisi değilim fakat o senaryoların neye dayanarak yapıldığına şahit bi insan olmam bu kadar saçma ve ağır bi eliştireye yine muhalefet olmama yeterli bi sebep…Kurtlar vadisinden çok onu mürşit olarak kabul ettiğine inandığınız kişileri bu denli eleştirmeniz daha sağlıklı olur(du)!

  13. Patron
    10 Ağustos 2008 18:19
    13

    Basit ve net bir şekilde anlaşılıyor ki, eleştirinin muhatabı direk olarak Kurtlar Vadisi, ekibi, senaryosu cartı curtu, börtü sömürtü, zartı zurtu, bıngılı dıngılı falan değildir. Dolaylı yoldan muhatap kArtlar vadisi olmasına rağmen, direk muhatap yukarıda zikr ve temenni ettiğiniz şekilde (”mürşit olarak kabul ettiğine inandığınız kişileri bu denli eleştirmeniz daha sağlıklı olur(du)!”) kurtlar vadisi bağımlıları, müdavimleri, höbereleri, göbeleri, mırtları, dımırtıtları ve zıvırkırıntlarıdır.

    Zaten yazının yazılma hikayesi Perşembe akşamları arayacak insan bulamamamdan ve tümden ahalinin bu zartjutsu olayını (kartlar vadisi) fazla ehemmiyet gösterdiklerinden…

    saygıyla nanik yapar keşke bu yorumu bu kadar sinirli olmadığım bir zamanda cevaplasaydım diyerek, noktalar’ım….

    noktalar

  14. Mücahit Genç
    16 Ağustos 2008 04:26
    14

    Aslında Abdullah arkadaşımız burada şuns değinmiş: Yanlış bilmiyorsam Osmanlı zamanında akşam 6 dan sonraya gelecek günün akşamı derlermiş. Bugün perşembeyse akşam 6 dan sonra cuma akşamı derlermiş. Şimdi de kullanılıyor da yaşlılar kullanıyor daha çok. Cuma akşamları Kur’an okumak, daha çok ibadet etmek eftaldir. Kurtlar Vadisi denen meret de bizi bundan alıkoyuyor-izleyenler adına konuşmuş oldum ben izlemem-. KURTLAR CAMİSİ cuk oturmuş. Allah razı olsun…

  15. Buşranur DİLEK
    16 Ağustos 2008 12:05
    15

    Arkadaşlar ulaşabilen varsa,sitenin sahibine ”yanımda olmasan da”isimli şiirin 11 numaralı yorumuna cevap yazmasını rica eder misiniz adıma,,izni var mı..yok mu!?

YORUM YAZ

Bu Yazıyı Paylaşın
Kapat
E-posta ile paylaş