10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Yavuz Sultan Selim Camii Restorasyonu


Sevgili Fatih Belediyesi ve sevgili Vakıflar Genel Müdürlüğü. Yukarıda görmüş olduğunuz fotoğraf gözünüze girsin!

2006 sonralarında başlayan ve 2007’nin 12. ayında bitmesi gereken Yavuz Sultan Selim Camii Restorasyonu 2008 yılının 5. Ayı biterken hala bitirilmemiş durumda.

Bu gecikme, bu umursamama, bu takmama, bu acziyet, bu beceriksizlik Fatih halkını ve mekanı sevenleri mağdur etmektedir. İstanbul’un en güzel tepelerinden birine kurulu olan Yavuz Selim Camii ve eşsiz Haliç manzaralı bahçesiyle yaz kış her daim insanları bağrında ağırlayan bu mekân aylardır haksız olarak kapalıdır. Ve sanırım uzun bir süre daha kapalı kalacaktır. Çünkü altı ay önce bahçe nasılsa hala öyle: darmadağın. Çünkü altı ay önce iç avlu nasılsa hala öyle: yerdeki mermerler kırık dökük.

Bir buçuk senedir bahçeye birkaç tane aydınlatma lambası dikebilmişler sadece. İşte koca kurumların, işte her fırsatta “En iyi belediye seçildik” diye panolara reklamlarını taşıyan Fatih Belediyesinin yapabildiği en iyi şey: bir buçuk yılda birkaç direk dikmek. Bundan yıllar önce avludaki çeşme bakımsızlıktan yıkılıyordu, her yanı dökülüyordu. Defalarca gazetelerde haber olmasına rağmen uzun süre bir ilgilenen çıkmamıştı. Evet şimdi ilgilendiler sağ olsunlar, çeşmeyi onardılar birde ortaya direk diktiler. Haksızlık etmeyelim, camii iç duvarları elden geçmiş gözüküyor, karanlıkta pek seçemedim ama etrafa süslemeler falan da yapılmış. İki yıldır yapabildikleri bu. Ama bahçe darmadağın. Banklar sökülmüş durumda ve işin kötüsü terk edilmiş durumda. Hemen caminin yanında bulunan türbenin içindeki şantiyeye girdiğimde barakalardan çıkan cüzamlı görüntüsü veren ve homurdanarak konuşan yetkili olduğunu düşündüğüm bir zat, sorduğum sorulara cevap vermeye çalışıp olayı izah ederken ve içeri girdiğim için azarlamaya yeltenirken ağzından çıkan ve anlayabildiğim tek şey var: “ihale”. Homurtuyla konuştuğu için başka bir şey anlayamıyorum zaten.

Fatih Belediyesine telefonla ulaşmaya çalıştım, ulaşamadım. En az dört farklı yere mail atıp durumu bildirdim, cevap isteyip bu konu hakkında yazacağımı kendilerini ilettim. Hiç birinden cevap gelmedi. Şimdi hiçbir şey olmayacak. İstanbul’un en güzel ve en ferah mekânlarından biri uzun süre daha kapalı kalacak. Sonra Fatih Belediyesi bir Kültür Binası daha dikecek belki. Sonra panolara belediye başkanının yakışıklıca çekilmiş bir fotoğrafı asılacak, hemen yanında da “En iyi belediye seçildik” ile başlayan reklam kokan metinler ve yalaka gazete küpürleri yer alacak.

Fatih halkı ve yakın muhtarlıklar toplanıp imza toplamalı. İnşaatı biran önce bitirsinler ya da beceremiyorlarsa bırakıp gitsinler. Halk toplanıp evinden getirdiği kazma kürekle, yumurta akıyla, sulu boyayla, yumoşla, pudrayla, popolinle onlardan daha iyi iş çıkarır, daha iyi restore eder. Türkiyenin en iyi belediyesinin yapacağı bu kadar işte.

Biliyorum, cevap verme nezaketinde bulunurlarsa muhtemelen belediyenin yetkisinde olmadığını, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün ilgilendiğini yahut o bitiş tarihinin aslında sadece minber ve mihrap restorasyonu ihalesi için geçerli olduğu, ayakkabılık için ayrı ihale, kapının kolu için ayrı ihale, camiye gelen hacı amcanın takkesi için ayrı ihale olacağını falan söylerler. Ya da ilgilenen kurum kalkar, işte ihale sonuçlanmadı, falan firmanın patronunun babaannesi hastaymış, yok efendim ihaleyi alan şirketin bürosunu su basmış, ilgilenen yetkilinin teyzesinin kızının düğünü varmış, asker arkadaşının göbeğinde çıban çıkmış gibi alakasız bir ton laf ederler. Türkiye’de işler bu şekilde yürür çünkü. Bana camimi geri verin, bana Haliç manzaramı geri verin, bana çeşmemi geri verin!

Yorumlar (13) -> “Yavuz Sultan Selim Camii Restorasyonu”

  1. atakan
    27 Mayıs 2008 15:12
    1

    Ne diyeyim haklısın. Durmak Yok Yola Devam !!!
    :)))

  2. sevde betül
    27 Mayıs 2008 18:37
    2

    sevgili aleminrenkleri,bundan kaç yıl önce tam hatırlamıyorum ama (sanırım 3 yıl oldu)o zaman Yavuz Sultan Selim Camii büyük bir hevesle görmeyi arzularken ,fakat görünce de sukut-u hayala ugradığım bir zamandı o…Tam bir vefasızlık örneği sergileniyor ve kimsenin sahip çıkılmadığı her halinden belli olan kırık dökük bir camiiyle karşılaşmıştım..o zamanlar avludaki çeşme caminin içi çok kötü durumdaydı ve içim sızladı gözyaşlarımı tutamadım…:(
    umarım,sesiniz gerektiği yere ulaşır da bir an önce çalışmaya başlayıp bitirirler….

  3. feyza
    28 Mayıs 2008 22:35
    3

    hakikatten girsin gözünüze!!!
    hiç bu kadar layıkını bulmamıştır bu “ah”
    hayatımda ki en önemli yerdir o mekan ve çocukluğum, gençliğim, her sıkıntım, her mutluluğum oranın şahitliğinde.
    fakat uzunca bir vakittir mahrumum bu paylaşımdan sebep olanlara hak ettikleri her söz geldi geldi yutuldu içimde ama bu defa yapılacaksa bir şey en başta olmaktan onur duyarım..
    ulaşabileceğimiz bir yerler arayacağım bulmayı umut ederek ama sizde arayın ve bulalım ki bu ayıp bir şekilde noktalansın…

    dua ile..

  4. bilal
    30 Mayıs 2008 10:23
    4

    söylediklerin bazı durumlar açısından doğru da; cami restorasyonuyla belediyenin bir ilgisi yok ki. Restorasyonu yapan Vakıflar Müdürlüğü. Belediyenin ilgisiz kalması ayrı. Vakıflar Müdürlüğü’yle görüşülmeli.

  5. Gökhan KILIÇ
    30 Mayıs 2008 12:12
    5

    Demekki neymiş herşey yol yapmakla..Ekonominin içinde bulundugu insanlardan gizlemekle..son dört yıldaki dış borçlanmayı gizlemekle…asgari ucrete %2 zama yapmakla..ayakların baş oldugu yerde kıyamet demekle olmuyor bu işler.. Klasik bir AKP vakası…

  6. feyza
    01 Haziran 2008 14:40
    6

    sizin ki ise klasik bir karşı cephe ruh hali :)
    bir kişinin yahut bir kurumun suçu bir topluluğa yüklenemez!
    bu nasıl bir mantık halen anlayabilmiş değilim…

  7. yapici elestri lutfen
    11 Haziran 2008 11:35
    7

    Arkadaslar, burada calistigimdan dolayi biliyorum. Hersey sizin gordugunuz kadar basit degil. Biz sizin betonarme binalarinizi onarmiyoruz. Biz 500 yillik bir kultur mirasini kurtarmaya ve korumaya calisiyoruz. Sadece turkiye de restorasyon isi bu kadar hafife aliniyor, ayni boyutta yeni bir camiiyi bile bu kadar kisa surede bitiremezsiniz, orada restorasyon yapiliyor herbir tasin degeri var. Yurtdisinda bu boyutta bir tarihi yapinin onarimi icin en az 10 yil sure veriliyor. Elestri yapmadan once gerekli kurumlardan bilgi alip bu konuda da gerekli bilgi donanimina sahip olarak konusalim lutfen. Orada gece gunduz, zarar vermeden dusunerek itinali bir sekilde bitirebilmek icin calismis kisilere saygi duyun lutfen.

  8. aleminrenkleri
    11 Haziran 2008 11:44
    8

    Evet haklısınız. Lakin orada uzun zamandır kimse çalışmıyor. Üstelik “kültür mirasını korumaya” çalışan bu kurumlarımız avluda bulunan sevgili çeşmemizi yıllarca neden restore etmediler. Yıkılıp dökülmesine, parçalanmasına neden müsade ettiler. Oysa gazeteler defalarca yazmıştı. Bunların ötesinde, bi iş ne kadar sürerse sürsün, öngörülebilir bir bitirme tarihi vardır. Bize üç sene sürecek deselerdi, üç sene beklerdik artık ne yapalım. Ama restore bitirme tarihini çoktan geçmiş. Geçmiş de ne olmuş, yetiştirmeye mi çalışıyorlar, yoo çalışmıyorlar… Mesele budur yani. Bu iş üzerinde çalışan emekçilere diyeceğimiz bir şey yok, kurumların beceriksizliği bahsimiz…

  9. tarihçi hakan
    17 Haziran 2008 17:36
    9

    sevgili kardeşim en önemlisi birde o camiinin ihalesinde kaç kişiyi eleyipde o beceriksiz firmaya verdiler,gerçek bedeli neydi ve nekadar fazla parayı o firmaya peşkeş çektiler bir de bu durumu araştır.

  10. meryem
    22 Ekim 2008 11:18
    10

    merhaba,

    caminin son durumuyla ilgili bilgisi olan var mı?

    her seferinde gidip aynı durumla karşılaşmayı yüreğim kaldırmıyor artık…

  11. aleminrenkleri
    22 Ekim 2008 20:23
    11

    geçtiğimiz cumartesi özellikle gidip kontrol ettim. bu sefer sıkı bir çalışma vardı. ama yakın bir zamanda bitecek gibi gözükmüyor. yaza kadar bitirmezlerse ve bizi yine mağdur ederlerse, sıkı bir küfür döşeyeceğimden emin olabilirler… (:

  12. yasin
    12 Ocak 2009 00:42
    12

    sultan selim camii mayısta açılıcak işçi arkadaşlar hızlı bi şekilde mayısa yetiştiricekler ben araştırdım yani yazın açık olucak içersi cok güzel olmuş şaşırcaksınız görünce

  13. zehra
    23 Eylül 2009 23:04
    13

    geçti…
    hepsi geçti…
    artık bitti…
    yeniden bizimle… :)

    şimdilik sadece gündüz beşe kadar açık… ama “buna da şükür” diyecek kadar çok özledik sanırım…
    “azdan çok anlamayı” zorla öğrettiler bize :)

YORUM YAZ

Bu Yazıyı Paylaşın
Kapat
E-posta ile paylaş