Kara Basamak

Karabasana rüşvet verdim kapkara basacağız ayağımız yalın
Gayet karlı bir iş kardan adam yapıp satacağız karın hepsi kardan adamın
Eldivenlerine işeyeceğiz uykularını ıslattığımız sidikli çocukların
Şeytanların sokağında ıslık çalacağız gelsin yanımıza korkmasın
Bölüşeceğiz kemiklerini sırayla açacağız mezarını medeniyetlerin toplumların
Asiti kaçan gazoz gibi aklını kaçıracağız ve dinini köşedeki cahil bakkalın
Yanaklarına kül sürüp süsleyeceğiz bugün düğünü var uhu ile tutkalın
Bugünün yarını kardan adamın göbeği var sesi ve ensesi kalın
Karebe oynuyoruz gecenin bir köründe sessiz olun güneşi söndürün ayı yakın
Caddenin ışıklarını çalın ince ince doğrayın başınıza taç yapın
Çalacağız özgürlüğünü heykelini meydanını domuzların arkamızı kollayın
Bağırıyoruz profiterol gibi değil lanet bir tadı var merminin çuvaldızın
Mermi bomba tank tüfek kot pantolon converse ayakkabı dışın dışın
Jöleli kalpler taralı saçlar bizim arkadaşlar peşinde tatlı sarışının
Direnirken vurulduk popüler sancılar içinde ölürken damağımda tadı Avrupa’nın
Alacaklar bizi öpersek pipisini vaftizli bebeklerin mübarek sakalını papazın
Kredi alacağız kira öder gibi döneceğiz hesabına Matta’nın Markos’un Luka’nın
Kafasına mancınık dayamışlar sormuşlar hesabını medeniyet laflarının
Kurtarmışlar akıllarını ağabeylerin jiplere bindirmişler amanın da amanın
Kına gecesine Elvis Presley gelmiş Suzan’ın mutlu olun artık kına yakın
Kritere uyacağız ya vidanjör bedava çekin ciğerlerinize şifa niyetine laiklik alın
Kimseyi asmayın mandallayın donuna zaferan sürün sahile donla uzananın
Rakip boksörün dudağına yapışacağız ringde diyalog hakkı var Raki Balboa’nın
Hesabını soracaklar atar damarlarımızın fraktal yapısının cinsel hayatını solucanın
Elinizde pena kulağınızda küpe Kentucky’den yiyin kampanya var kokoreç almayın
Medeni olmak için tuvalet kâğıdı kullanın adınızı soyadınızı dininizi yazıp yollayın
Çantanızı başınıza alın aklınızı toplamayı unutmayın Müslüman kalın
Haydi zil çaldı çocuklar arkası yarın.




07 Nisan 2008 11:33
yaa kanka mükemmel olmuş ben burda gülme krizine girdim laflarda yerine tam oturmuş..asiti kaçan gazoz gibi akıl kaçırmak.
yavv sen bunu yayınlamadan oncede okutmustun bana kalıte kontrol yapmıstım bunuda sanırım…
kokoreç almayın!!
07 Nisan 2008 11:43
Hatırlarsan bir akşam mahzen’e nargile içmeye giderken bir kaç satır okumuştun, bende bişey anlamadığımı söylemiştim (: Körpe kalemler de okuduğumda anladım. Gündelik konularla beraber bir çok şey anlatmışsın… Kalemine sağlık. Bizleri kalemsiz bırakma
08 Nisan 2008 10:01
Çok güzel olmuş çok güldüm ne ararsan var içinde,sanırım bunlarıda hücrede! yazdın.Sahi Rukay ne oldu?
08 Nisan 2008 15:29
acayip sembolik bir şiir olmuş. anlamak için sen olmak gerekir herhalde…ama oldukça derin, anlamasamda hissetim
08 Nisan 2008 21:18
Bir çok yönden yorumlanması gerekir.(Güzel kinayeler yapmışsın(= )
Tebbesümlere sebebiyet verdin
Kalın mürekkep renkli soluklarla!
09 Nisan 2008 19:42
Yorum 3′e cevap: Rukay’ı boğdum. Ellerimle… Yoksa neden kapatsınlardı beni buraya…
14 Haziran 2008 17:55
ben hiç gülünecek bişey göremedim.gayet manidar sözler.hatta ağlasak yeridir.
15 Haziran 2008 13:49
Buyur burdan yak, ben gülüyorum hemşirem katılarak gözlerimden yaş gelinceye kadar gülüyorum…
15 Temmuz 2008 01:13
Şimdi öncelikle söylediklerimin yalnış anlaşılmamasını rica ediyorum ve hiç kimsenin bu konuya değinmemesine hayretle şaşyorum.Değerli kardeşim evet yeri geldiğinde kalemini ispat ettiriyosun bize velakin ben bu edebi aşmana bi mana veremiyorum körpe kalemlerde de gereken açıklamayı yapmışsın kendine göre ama küfür edemeyen bi genç gereken şeyleri yapamaz mı yapar çok insana şahidim hakikaten idrakimi zorlasamda sana yakıştıramıyom anladığım kadarıyla gereken ilmi derslerinide almışsın velakin küfür etmeden de kalemini konuşturabilirsin zira küfür etmeyi sen bir meziyet olarak görüyorsan söleyebilicek pek fazla şey düşmez bize Abdullah…
(Küfrü yalnızca ağır, argo, mizaç bakımından sert kelimeler olarak kalıplaştımassan anlatılmak istenilen daha doğru anlaşılır)
15 Temmuz 2008 01:49
Öyle bir değiniliyor ki olaya, sanki oturup gece gündüz küfür ediyorum. Öncelikle “küfür” kelimesi “pipi” kelimesinden daha sert ve ağır bir kelimedir. Cümle içerisinde nasıl kullandığıma dikkat ediniz lütfen. Tamam aynı kelimeyi öyle bir cümlede kullanırsınız ki, çatır çatır bir küfür olur. Ama kelimenin cümledeki yeri, öncesi ve sonrası önemlidir. İki argo kelime var diye “yuhaaa küfür ediyoo” denmez. Denemez. Ki küfür bile değildir hani. (yukarıda söylediğiniz gibi, sert argo olarak kalıplaştırmıyorum hadi) Bu haliyle küfür sayılmaz o zaman, böyledir. Böyle bir mantık olamaz, fıkıh kitaplarının bazı bölümleri baştan sona küfür o zaman. Neyse…
Yayınladığım yazılarda bahsettiğiniz gibi bir küfürlü dil kullanmıyorum. Öyle kabul ediyorsanız bir şey diyemem. Ama yayınlamadığım küfürlü yazılarım da mevcuttur. Küfür (benim tanımımla) edilmesi gereken şeyler vardır, küfür etmek gerekir. Meziyet değildir elbet. Sıradan doğal bir şeydir.
Şimdi küfrü savunurken İsmet Özel’in Türklük üzerine ettiği sözler gibi yarım anlaşılmak, böylece yanlış değerlendirilmek istemem. Küfür derken ergen çocukların ağzına dolanmış, kabul görmesi düşünülemez ve örnek vermeye terbiye yetişmez şeylerden bahsetmiyorum. Şiirden de anlaşılmıyor değil hani… Öyle işte…
15 Temmuz 2008 14:54
Neyse konu uzun uzun senle tartışılıcak bi mesele fakat burası yeri değil…Sen olaya doğal olarak baktığın için senin dünyanda bu doğal olarak devam edicektir ki senin yazını okuyanlar söylediklerini anlayabilicek insanlarla kısıtlı değil 9 yaşındaki bi çocukta okuyor yazılarını 15 yaşındaki bi gençte…Söylediklerime tek yönlü bakarsan beni/bizi anlaman çok zor!
16 Temmuz 2008 19:14
zeynep kardeşim bana görede güzel noktaya deyinmiş iltifatlara açık olduğun gibi eleştirilerede açık olmak gerek bana görede yazılarsadece bizim gibi yetişkin insanlar okumuyo bunu bizden küçüklered okuduğu için onlara kötü örnek olmaktan kaçınmamız gerek…
17 Temmuz 2008 20:48
Allah aşkına nedir bu sürü psikolojisine kapılmış eleştiri sevdanız anlamış değilim…Küfür nerde var? Teşbihte hata olmadığını hiç mi duymadınız? Eleştiriyi kimse sevmez , fakat yersiz olunca da sinir bozucu oluyor..Canımız ciğerimiz Elif Ablamız bir derste şöyle demişti: MÜSLÜMAN KÜFREDECEKSE DE ŞIK OLMALI…
Müslüman yeri elince küfreder evet fakat ben burda küfür görmüyorum…Yersiz büyütmelerden sakınalım!!!
17 Temmuz 2008 21:12
Selma hanım eleştirimin yersiz olduğunu düşünmüyorum şayet düşünseydim elbette bu konuda yorum yapmazdım bir, ikincisi altını çizmek isterim ki yorumum yalnızca bu şiirle sınırlı değil.”müslüman küfür edecekse” demişsiniz bende bir müslüman olarak küfrün hiç bir çeşidini yakıştır(a)mıyorum.ayrıca eleştiri sevdası olduğumu söylemişsiniz bunuda kesinlikle kabul etmiyorum bilmem dediklerimi anlatabildim mi?
Saygılar…
12 Ağustos 2008 19:16
Zeynep kardeşimiz gerçekten de çok doğru söylüyor,buna katılmamak mümkün değil,biraz mantıklı düşünürrsek.İhtimallerin hepsini düşünmek gerek insanlara faydalı olabiliyormuyum yoksa aksi bir durum mu var bunu iyi düşünmek gerek yorumlar için de bu aynıdır bence.Bunu da söylemek gerek ki bu şartları ilim almayan sıradan insanlar takmaz ama ilim almış bir insanın bunları düşünmemesi enteresan!!!
27 Eylül 2008 01:00
şiiri sonra okucm..gözüm yoruldu zaten ya..şiirde baya bi uzun..okuyunca yazarım yorumumuda..uykumda geldi zaten