
Canın sıkılıyorsa pet şişeye su doldur, kapağına bir delik aç ve etrafındaki insanlara fışkırt.
Canın sıkılıyorsa rastgele bir numara çevir ve şarkı söyle.
Canın sıkılıyorsa çarşıdan bir tane nar al, eve gel ve nar tanecikleri say, bin adet olmadıysa git manavla kavga et. Ya da saman sakla, zamanı gelecek mi diye bekle. Oldu olacak Atasözlerini Yaşatma ve Hayata Geçirme Derneği kur, tüm arkadaşlarını topla.
Canın sıkılıyorsa ve akşamsa hemen bir lazer edin. Kedilerin çokça bulundukları bir mekâna git, ışığı oraya buraya tutmak suretiyle onları koştur, madara et. (Bunu Fatih camiindeki kedilerde deneme, onlar alışıklar tınlamazlar. Üstelik yaşlı kediler lazer ışığının kovalanmaması gereken bir şey olduğunu çözmüşler, kıpırdamıyorlar. Haberin olsun)
Canın sıkılıyorsa mercimek ya da pirinç dolu bir poşete elini sok, onlarla oyna. Psikologlar tarafından bu önermem henüz kabul görmese de strese iyi gelir.
Canın sıkılıyorsa mutfağa gir, kafana göre yemekler ve içecekler icat et. (Patlıcan, incir, kahve ve çay dörtlüsünden içecek elde etmeye çalışma, onu ben buldum)
Canın sıkılıyorsa ve yağmur yağıyorsa solucan aramaya çık. Eminim uzun zamandır solucan görmemiştin, hatta az kalsın nasıl bir şey olduğunu bile unutacaktın.
Canın sıkılıyorsa kâğıttan uçak yap, oraya buraya fırlat.
Canın sıkılıyorsa bir leğene su doldur, kâğıttan gemi yüzdür.
Canın sıkılıyorsa gazete sayfalarındaki adamlara sakal bıyık falan çiz.
Canın sıkılıyorsa 62’den tavşan yap. Hatta olayı abart, 62’lerden tavşan ordusu yap, çizdiğin havucu yemelerini bekle. Onları cebinde taşı, arkadaşlarına tavşan hediye et.
Canın sıkılıyorsa istek programı yapan radyolardan birini ara, seçtiğin bir şarkıyı hayali uyduruk kişilere armağan et. Ya da “benim için Nagihan ablanın evindeki avizeleri çalar mısınız” diyerek makara yap sonra katıla katıla gül.
Canın sıkılıyorsa ve kendine apartman dairelerinin üst katlarında bir yer edinebiliyorsan, yukarıdan insanlara mandalina kabuğu fırlat, ya da dilimlenmiş kabak fırlat, sonra balkon duvarını siper alarak saklan, olaya counter havası kat. Bu iş terliğe bir ip bağlayıp fırlatmak usulü ile de yapılabilir. Hedefiniz karşı apartmanın çatısı ise, antenlere dikkat etmek gerekir. (Çünkü ip antene dolanabiliyor, böylece kutsal bir görev için gönderilen terlik geri gelmiyor. Ben dikkat etmedim, birkaç terlik telef oldu, sonra mısıra terfi etmek zorunda kaldım)
Canın sıkılıyorsa bir poşete nişasta doldur ve mıncıkla. Gıyyk, gıyjk gibi sesler çıkacaktır muhtemelen, farklı sesler çıkartmayı dene.
Canın sıkılıyorsa oklavayla savaşçılık oyna, oklavayı kılıç gibi kullanmadaki maharetini ölç.
Canın sıkılıyorsa hemen bir kırtasiyeye gidip birkaç pinpon topu al. Onları yak, bak bakalım ne oluyor.
Canın sıkılıyorsa bir poşete fındık doldur, poşeti patlatmamaya özen göstererek fındıkları çekiç benzeri herhangi bir şeyle ez. İçine toz şeker kat ve afiyetle ye. Fındık ezmesine para verme. (Blender ile yaparak kolaya kaçma, işin tadını kaçırma)
Canın sıkılıyorsa plastik bardağa meyve suyu doldurup buzluğa koy. Donmasını bekle. Sonra ev üretimi meybuzunu ye. (Ama krem şantiden dondurma yapmaya kalkma, olur ya, para ödeyip aldığın hani o makineden kıvrılarak aşağı inen dondurmalardan bir farkı olmadığını anlarsın ve bir daha almazsın, sonra bana dava falan açarlar.)
Canın sıkılıyorsa eline birkaç tabak ve iki adet kaşık al. Kaşıkları tabaklara vurmak suretiyle trampet çalıyormuş havasına gir, melodiler üret. Hatta evinizin sofralarında hala sini denen şey (büyükcene tepsi gibi bir şey işte) kullanılıyorsa onu dik vaziyete getir, siniye paralel bir şekilde yaklaşarak şarkı söyle, sesinin nasıl yankılandığını fark et, mutlu ol.
Canın sıkılıyorsa minderlerden çadır kur. İçine gir, eski günleri yâd et.
Canın sıkılıyorsa sağ elinin dört parmağını, parmak uçların dudağının uçlarına gelecek şekilde konumlandır. Bir yandan üfleyip ses çıkarırken aynı zamanda serçe parmaktan başlayarak diğer parmakların yukarıdan aşağı hızlıca dudağa çarpmasını sağla. Genel kanı bunu yaparken “biriiririiip” diye ses çıkartmanın makbul olduğu yönündedir. Ayrıca bu işlem yapılırken ağzın hava ile doldurulmasıyla beraber şişen yanağa parmak uçlarını yumru yaparak vurmak suretiyle farklı sesler elde etmek mümkündür. (Bu hareketin neden bir ismi yok, anlatmak için ne kadar uğraştım şuna bak)
Canın sıkılıyorsa evdeki tüm hijyenik ürünleri, deterjan, diş macunu, şampuan vb. şeyleri birbirine karıştır, ortaya garip şeylerin çıkmasını bekle. Tuzruhu ve çamaşır suyunu herhangi bir şeyle karıştırmayı sakın deneme. (Ya da illaki deneyeceksen, merak ettiysen, mekan havadar bir yer olsun. Genzin yanabilir, başın dönebilir, daha kötü şeyler bile olabilir, dikkatli ol)
Canın sıkıldıysa çaya pötibör bisküvi bandır, fazla bekletip bisküviyi laçka yapmadan hemen afiyetle ye. (Aynı şey ice tea ile olmuyor, deneme, geleneklere bağlı kal)
Canın sıkılıyorsa bir tane ambalaj lastiği bul ve şahadet ile dobişko parmağına geçirerek mancınık vaziyeti aldırıp lastiği gerdirdikten sonra kağıt parçalarından temsili mermiler koyup fırlat. (Dobişko parmaklar, secde halinde burnumuza en yakın olan iki parmağa benim vermiş olduğum isimdir. Ayrıca bu parmağın ismi ‘ibham’dır. Tabi, Osmanlı döneminde Arapça eğitiminde çocuklara okutulan Subhayı Sıbyan adlı kitapta parmakların isimlerinin sayıldığı Osmanlıca bir beyit vardır. Şöyledir: “Nedir hınsır keçi parmak, yanı bınsır, yanı vusta. Şahadet parmağı sebbabe, ibham oldu başparmak.” Yazar okumuş artistlik yapıyor demeyin
bunca boş lafın arasına işe yarar bir şeyler sıkıştırmak istedim. Üstelik bu beyiti google’da bulamazsınız, not edin.) Bu arada bu olay uçlu kalemin iç aksanı boşaltılıp ağızda çiğnenen kağıtların üfleyerek fırlatılması şeklinde yapılabilir, ancak iğrençliğe gerek yoktur.
Canınız sıkılıyorsa ve bu yazıyı kopyalayıp şu bilgi üretmeksizin kopyala yapıştır sistemiyle çalışan forum sitelerinden birine ekleyecekseniz kaynak belirtiniz.











canın sıkılıyorsa eger alemın renklerıdır gereklı olan gercekten harıka bır sıte canım cok sıkkın bır gunde denk gelmıstım bu sıteye gercekten okudukca muthıs vakıt gecıyr =))
walla canım sıkıldı zaman da qeçmiodu bu siteyi buldm sonra yazıların hepsini okuyana kdar aradan 1 saat qeçms
Can sıkıntısından patlıyordum Allah tan yardımıma koştunuz canımın sıkıntısı eğlenceye dönüştü ya daha ne isterim
)))
çok teşekkürler çok güzel bi yazı olmuş.sen beni güldürdün Allah ta seni güldürsün.
eline sağlık
canım sıkılıyodu okudum şimdi biraz daha iyiyim
çok güzelmiş kardeşim:)
yaşına göre dahada çocuksu düşünebiliyor insan
eğlenceli yazı tnx:)
canın sıkılıyorsa al eline kalemi, duvara silüetini çizmeye çalış
(genelde öyle yapar sonra duvarı boyamak zorunda kalırım) ona göre!!
son paragraf beni bamtelimden çalıp can evimden vurdu..
zonngg..
aman Allah’ım..
canın sıkılı yorsa ders çalış kitap oku karnende zayıf varsa o notu yükseltmeye çalış
canın sıkılıyorsa elinden geldiğince en sevdiğin şeyi yap
eğer canın sıkılıyorsa hayat sana boş geliyorsa insanlar sana bakıp bakıp gülüyorsa yada yanında biri yoksa herşey bitmiştir eğer bunu okuyorsan bazı şeyleri biliyorsun demektir
çok güzel(=
canım sıkıldı heyecanlı ama çok heyecanlı kitap okudum geçti
valla çok güzel herbirini yapmak istiyorum canım şuan fena derecede sıkılıyo zaten bunlardan başka bir önerisi olnda varsa söylesin
evet oldukça hoş ben denemeye başlıyorum bile (:
forum sitesine kopyala yapıştr yapılır
çünkü hoşuna giden bişey başkalarıyla daha çok ziyaret edilen yerlerde paylamak istenir
canım sıkılıyor,bu yazı can sıkıntıma ilaç gibi geldi..tavşan yapmayı özlemişimm..:)
şu fındık ezmesini yapacağım.. ama canım sıkıldığı için değil, canım istedi (: yalnız kavrulmuş fındık yok şu an evde, kabuklu fındık var kavrulmamış, olur mu? kavrulmuşla mı kavrulmamışla mı oluyor? aleminrenkleri nolur cevap yaz, bekliyorum.. (:
canın sıkılıyorsa bu siteye gir
Bu dinamik ve bir o kadarda eğlenceli yazı için gönülden teşekkürler.Tebessüm etmemi sağladı çok ihtiyacım olduğu anda..Selametle..
SNa inanmıyorum aleminrengi…
BNi bu kadar hoş ettin, MEVLA da SNi etsin inş.. ancak başparmak diyerek iki kelimeden oluşan bir birleşik kelimeyi , kelime topluluğuyla anlatmaktan yorulmayacak kadar enerjik beynine hayran kalmamak mümkün değil.. yalnız ne yalan söyleyeyim DOBİŞKO yu cebe indirdim haberin olsun
çok şekermiş..
okuyanlara da bir dipnot BNden;
yalnızca cansıkıntısına değil, baş ağrısına da iyi gelmekte..
İCRAAT ÜZERE TESBİT EDİLMİŞTİR..
(Bunu Fatih camiindeki kedilerde deneme, onlar alışıklar tınlamazlar. Üstelik yaşlı kediler lazer ışığının kovalanmaması gereken bir şey olduğunu çözmüşler, kıpırdamıyorlar. Haberin olsun)
(:(: harika çok keyif aldım okurken.gözlem yereneğin çok kuvvetli maaşallah..tebrikler
muhtesem olmus.ayrıca canın sıkılıyosa suyu sabunla kopürterek baloncuklar yapabılırsın ….COK EGLENCELI OLUYOR
Abdullah bu yazıyı canım sıkıldığı bir zamanda okusaydın sende nasibi alırdın sanırım. Gazete kağıtlarında ki adamlar yerine sana sakal bıyık çizebilirdim (:
(: çok güzel okuyunca çok gülmüştüm tam canım sıkıldığı bir anda okudum çok mutlu oldum…
Arada sırada da olsa böyle yazılar çıksa ne güzel olur ki çokta güzel olmuş pekde güzel olmuş…(:
…güzel… canın sıkılıyorsa hayata küsüp oturma, hareket et!