10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Aşkname

Nurun bulanıp nura ruh ile temaşa olunca
Kitaba nakşedildi adın şekil verdi kelama
Her maşuğun sukutunda bir vaveyla
Asırlarca kah ismin Aslı oldu kah Leyla
Şiirin menba’ı şairin kemali
Yıldızlar inci olup dizildi gerdanına
Nare pervane dilberler ağıtlar yaktılar adına

Kah surete büründü kah göze göründü
Kınandı vuslat gurbet düğündü
Elem ızdırap şekil buldu mecnuna döndü
Aşıklar dönüp dolaşıp sana getirdi sözü
Şiirin menba’ı şairin kemali
Hayalin bahara döndürdü güzü
Sırperest mizacın öldürdü de göstermedi yüzünü

Acı ve lezzet sırrından müştak
Talibinden istediğin cana bir bak
Kokun sarar ruhu kalp aklı eder tutsak
Bitmez sana varan hiçbir sokak
Şiirin menba’ı şairin kemali
Virane yolcular sayıklar adını bilmez dur durak
Her daim damarlarındasın salikin bir o kadar uzak.

Yorumlar (21) -> “Aşkname”

  1. İHVAN
    27 Kasım 2007 15:53
    1

    Virane yolcular sayıklar adını bilmez dur durak
    Her daim damarlarındasın salikin bir o kadar uzak.

    eyvallah…gönüllere böylesi taht kuran dizelerle dolu çok güzel bir site….sisleşmiş yüreklere esinti…dukdaklara bal olan çiçek renkeleri gibi…herkesin kendini bulabileceği cümlenin orta yerinde binlerce harf..
    yüreklere düşürdüğünüz tomurcuklar gül bahçenize vesile olsun!

  2. gizem
    29 Kasım 2007 01:25
    2

    şimdi şiirden çok yorum güzel olmuş dersem inanmayın mübalağa ediyorumdur.

  3. İHVAN
    29 Kasım 2007 02:55
    3

    Şiir sonrası gelen bir yorum…ve genelinde hafızıya düşen cümle ve tuşlara düşen hisler…bir kapı gıcırdamalı sonrasında bir ışık.
    Aşk olunca ve nağmeli bir ezgi eşliğinde yüreğe düştüğünde kelamı gören gözlere ve her kelimeye güzel bir seyir düşüyor…

    “Aşıklar dönüp dolaşıp sana getirdi sözü
    Şiirin menba’ı şairin kemali” diyor üstad!!

    Sizlerin ve bizim Aşk ile dokunmayan harflerimiz kalmasın …ve sonrasında tadına doyulmayacak bir ömre yeten cümleler …

  4. cahit
    06 Aralık 2007 01:55
    4

    Bir dostumuzun güzel bir şiiri vardı hemen onu hatırlattınız bana.BANA BU AŞKI BİLEN ANLATSIN diye başlayan dizelere sanki nazire edermişcesin bir hoşluk vede güzellik var olun hep daim kalın.

  5. seda
    13 Aralık 2007 17:43
    5

    bu şiirin bana İskender Pala’nın kitplarındaki ulübunu hatırlattı.güsell olmuş..

  6. efna
    17 Aralık 2007 01:01
    6

    Yorumlardan da anlaşıldığı gibi bu şiirde de cümlelere döküleni bizlerde hissettirmişsiniz Allah razı olsun.
    Selam ve dua ile…

  7. RIZA SELÇUK SAYDAM
    07 Ocak 2008 21:36
    7

    Çok güzel bir şiir ve bir ödevimde kullanmak istiyorum.
    Bu şiirin yazarı ya da alıntı olduğu siteyi de ekleyebilir misiniz?

  8. aleminrenkleri
    08 Ocak 2008 10:52
    8

    Rıza Selçuk bey. Şiirin yazarı büyük üstat (!) Abdullah Kibritçi’dir. Alıntı yapılmadı, çünkü efendi hazretleri o şiirlerini bizlere hediye etmiş ve biz acizleri bahtiyar etmiştir. Kendileri, şiirlerini ödevlerinde kullanacak mollalar için bir genelge yayınlatarak buna izin verdiğini beyan etmiştir. Ancak genelgede kullanılan bir ibarede şöyle denilmekte: Koyu gri tonlar kullanıla, tahoma bold 10 punto yapıla… Kendisinden sonra gelen allemeler bu ibareyi şerh etmişler ve bu arada tipograflar tahoma adlı fontu icad etmişlerdir. Bu nadide şiirin macerası wordpress’in kodlanmasına kadar uzanmaktadır. Orjinal metinler awara nadide eserler müzesinde muhafaza edilmektedir. Bunlara binaen şiiri ödevinizde kullanmanızda herhangi bir sakınca yoktur. Muhabbetle kalın efendim.

  9. hüzünlü kız
    16 Haziran 2008 17:47
    9

    naçizane bi eleştirim olacak.şiirin 2.kıtasının 2.satırı ‘kınandı gurbet vuslat düğündü’olması gerekmez mi?çünkü gurbet;ayrılık,vuslat;kavuşma demek.sonucunda,kavuşma düğün olmalı,ayrılma da kınanmalı.

  10. üftâde
    17 Haziran 2008 20:30
    10

    Burada okuduğumuz şiir mi ansiklopedi mi hüzünlü bayan?

  11. aleminrenkleri
    18 Haziran 2008 03:35
    11

    (: eheh. Aşk… Popüler aşk anlayışına göre vuslatın düğün olması gerekir belki. Lakin aşk efsanelerine göre vuslatı olmayan aşk gerçek bir aşktır. O aşk acısı hep çekilir, aşık divane olur, arar durur vs. Liseden paketlenen günümüz gençliğinin, magazin programlarının aşk (fuhuş) anlayışı bu minvalde olmasa da, bu böyledir yani. Bkz: İskender Pala kitapları…

  12. hüzünlü kız
    19 Haziran 2008 22:13
    12

    ben zaten popüler aşktan bahsetmemiştim.misalen şeb-i aruz’un anlamı düğün günü ya da vuslat günüdür.yani mevlana hazretlerinin vefat yıldönümü şeb-i aruz olarak kutlanır.Allaha kavuşma olarak yani.

  13. düsbaz
    19 Haziran 2008 23:36
    13

    hüzünlü kız sen neden hüzünlüsün
    diye sorasım gelir
    soramam

    hüzünlü kız sen hangi hüzündensin
    diye sorasım gelir
    soramam

    hüzünlü kız sen benim hüznümü de alır mısın
    diye sorasım gelir
    soramam

    hüzünlü kız sen hüzünlü müsün.

  14. aleminrenkleri
    19 Haziran 2008 23:44
    14

    düşbaz sen hangi düştesin
    bazı hüzün bazı neşe
    hangi dudakta hangi gülüştesin
    hüzün mahremdir verilmez herkese…

  15. düsbaz
    20 Haziran 2008 00:14
    15

    ben duymadım hiç bir şey
    böylesine kulağa hoş gelen
    renksiz karanlığıma
    renk versen aleminrenklerinden…

  16. aleminrenkleri
    20 Haziran 2008 02:04
    16

    rengi alem
    bir demet yapıldı renklerden
    rengi hep vardı çiçeklerin
    ışıktır karanlığı def eden
    aydınlıkta albenili bir çiçek
    biraz yalan biraz gerçek
    düş kadar

  17. düsbaz
    20 Haziran 2008 06:46
    17

    kim bilir bunu
    aşkın ne renk olduğunu
    kim görür mesela
    düşlerin de renkli doğduğunu
    parlayan güneş olmasa
    albenili çiçekler ve renk olur muydu
    alem olur muydu?

  18. aleminrenkleri
    20 Haziran 2008 11:32
    18

    ne denir ki bir rüyaya ortak olana:
    açmaya inat eden bir çiçek
    uzun bir rüyada oynamak isterdim
    sessizliği heceleyerek…

  19. düsbaz
    20 Haziran 2008 12:08
    19

    uzun rüyalarda yer yok bize
    gerçeğe yakın hiç bir şeyde
    geçmez adımız, susmalıyız
    biraz gerçek biraz yalanız
    düş kadar

    şimdi
    satırlarına ortak et bizi
    üç noktalarının arasına serpiştir düşlerimizi
    sessizce, kimse duymasın sessizliği…

  20. ferdi
    23 Ağustos 2008 21:14
    20

    ben ne yokuşlar cıltım ben ne duvarlar yıktım sengi çölünde acıktım sıgndım sana ben dosluk deryasında cok sevdim cok sevildim bir mutluluk rüyasında sana cok kötü yenildim

  21. asya
    27 Eylül 2008 01:10
    21

    bu şiirin şairi divan şiiri yazıyor mu hiç? merak ettim ..

YORUM YAZ

Bu Yazıyı Paylaşın
Kapat
E-posta ile paylaş