10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Kayıt Dışı

29 Eylül 2007

Bozuk plak bir ÅŸeyler özlemiÅŸ
Gazoz, bardak bir de kuruyemiÅŸ
Anneannesi kırmızı baÅŸlıklı kızdan daha güzelmiÅŸ
Öyle olmasa kurt kızı yermiÅŸ
Demiş yolda kalmış bir keşiş
Dinleyen çocuklar, vay be ne hikayeymiÅŸ
DemiÅŸ.

Yazmak yerine uyumam gerekmiÅŸ
Diyen sese bakmadan
Ölmek de güzeldir göbek te
Diyorum, gülüyorum
Sinirli ve anlaşılmaz birkaç kelime
Yiyorum, kızıyorum
Sonra saçma ÅŸiirler yazıyorum.

Gözlerimin altı morarmış
Görenler ne ayıp dermiÅŸ
Bazı çiçekler de mor
Bazı böcekler de uyumuyor
Hayır, ellerim titremiyor
Bak bu kelime buraya uyuyor
Tamam tamam bağırma
Kulaklarım duyuyor..

Hiçbir ÅŸey benim suçum deÄŸil
Ses zaten kısık, gece çok çıkıyor
Gök gürlerken izin mi alıyor
Diye cümleler kuruyorum içimden
Klavyem galiba nefes alıyor
Çıkamıyorum iÅŸin içinden
Yıldızlar da zayıflıktan gözükmüyor
Valla, cidden.

Bozuk plak psikologa gözükmeli
Diyorlar içlerinden biliyorum
Gözüme gözüktüler diyorum
Kimler diyor kimseler
Hemen ÅŸurada duran siyah gözlükler
Camlarıydı gözüme gözükenler
Karabasanlar falan
Her şey karanlık onlarla
Diyor pis pis sırıtma
İşin gücün makara
Bak Firuze’nin oÄŸluna-

Aman tamam kapatıyorum
Zaten veresiye yaşıyorum
Bugünle ödüyorum dünü
Gülerken aÄŸlayıp aÄŸlarken gülüyorum
Gerçi hayat baÅŸka nedir
Önüm arkam sağım solum
Saklanmayan ebedir

Bir de sobedir
Tabi, onu unutmamak gerek
Ortası delik uyku ilacı
Yani tekerlek
Etkisini gösterene dek
Artık başımda bekle
Tamam tamam dur
Sakın fiÅŸi çe!..

….

(farz edin ki yazmadım)

Dead Can Dance

22 Eylül 2007

Dead Can Dance, Brendan Perry ve Lisa Gerard adlı iki müzisyen tarafından 1981′de Avustralya’da kurulmuÅŸ olan medieaval-folk-new age tarzında müzikler icra eden bir müzik topluluÄŸudur.”

Hiç ummadığınız anda, sıra dışı tınılarla sizi şaşkına çeviren bir gurup. Kendilerine özgü stilleri var, teknikleri var, çalgı aletleri var. Şarkılar genelde inişli çıkışlı bir ahenge sahip: Başlarken sakin, sonra coşan ve yavaşça durulan şarkılar… Bunun en güzel örneğini Cantara adlı şarkıda fazlası ile görebiliyoruz.

Uzun zamandır arşivimde bulunmasına rağmen, her dinlediğimde yeni şarkılarını keşfettiğim bir gurup Dead Can Dance. Daha önce dinlemeye değer bulmadığım birçok şarkısını zaman zaman yeniden açtığımda ve Dead Can Dance’ın tarzına alıştıkça başka tatlar buluyorum.

Dead Can Dance - Rakim

Dead Can Dance - Cantara

Dead Can Dance’ın ilk keşfettikten sonra, yedi gün boyunca neredeyse fasılasız dinlediğim bir şarkısı var ki, adı Rakim. 2007 yılında tarafımca en çok dinlenen ve playerımda yüzlerce kez dönen bu şarkı olağanüstü başarılı.

Tavsiye edebileceÄŸim, Toward the Within albümünden Rakim adlı ÅŸarkı, Momento albümünden Cantara adlı ÅŸarkı, yine Momento albümünden The Ubiquitous Mr. Lovegrove adlı ÅŸarkı, Into The Labyrinth albümünden Ariadne adlı ÅŸarkı (aynı ÅŸarkı Momento albümünde de vardır), yine Into The Labyrinth’den Tell Me About The Forest ve Emmeleia. Bunlar benim sevdiklerimden. Her dinleyenin farklı bir listesi olacaktır mutlaka, tarza alışınca tüm ÅŸarkıları zevkle dinlenebilir…

Program setuplarının arasına Dead Can Dance’dan şarkılar serpiştirerek cd yazdığı ve bu sayede tanışmama vesile olduğu için dostum Yusuf Özer’e teşekkürler…

Nun

22 Eylül 2007

Mecnundan evla mecnun oldu Leyla’da Mecnun

Yok olurdu lena, lena’da olmasaydı nun

Bildi dünya edna, Leyla ise misali kum

Vardı ya Mevla, vardı Mevla’ya dünya da Leyla da onun

AteÅŸ olmasa erir miydi mum

AÅŸk olmasa bilir miydi Mecnun

Adını yazabilir miydi kalem onun.

İpotek

22 Eylül 2007

Beyan ediyorum tüm aÅŸklarımı
Kanatlı bir vergi memuruna
Mutlulukları düÅŸün, kapatın hesabımı
Yalnızca acılar kalsın bana

Her ÅŸey küçüktür bulutların altında
Koca ÅŸehirler bile ufak
Mutluluk sudan deÄŸerli
Yalnızlıktan ısırılmış dudak
AÅŸksız zaman geçer mi

Senden bana kalan ne varsa
Kâbuslarda ödüyorum vergisini
İflas çıktı bahtıma
Panjurlu evime götüremedim seni
Åžansına…

Traditional Jewish Music

17 Eylül 2007

Traditional Jewish Music, Geleneksel Yahudi MüziÄŸi… Ve bu isimde bir albüm mevcut. DinleyeceÄŸiniz ÅŸarkı bu albümün 11. ÅŸarkısı: Nigun A Tik
Farklı bir şarkı. Güzel bir şarkı.

Traditional Jewish Music – Nigun A Tik

Kayıp Zaman

17 Eylül 2007


Kayıp zamanda kaybolan yolcuydum
Ucu kırık kalemin kırık ucuydum

Karaladım durdum ayazda
Kimsesiz virgüller buldum, kayboldum
Yolcuydum kayıp zamanda
Sözümü tuttum, hep yerimde durdum
Kimseler aramadı beni
Nokta.

Oysa ben bulurdum evsiz cümleleri
Sokakta kalan noktalama iÅŸaretlerini
Koydum yerine
Kendimi koyacak bir yer bulamadım
Sığamadım gözlerine.

KeÅŸfe çıkmış melekler belki
Bulur beni
Herkesten uzaklarda
Keşişler bile kıskanır kimsesizliğimi
Nimet bilip, sakladığım dolapta
Bu yüzden aramadım seni
Nokta.

 

(Sulltan appama ithaf olunur…)

Öylesine

17 Eylül 2007

Gözlerimiz birbirini arıyordu

Film sarıyordu başa

Umutlanıyordu herkes

Belki kavuÅŸuruz diye biz

Sonra film kopuyordu

Gülüyorduk

Bak diyorduk yine kavuşamadı ellerimiz

Neyse deyip geçiyorduk

Sana mutluluk; bana kum, bar, acı

AÅŸk biriktiriyordum

OlmuÅŸtum kumbaracı…

Abi Kardeş Diyalogları

15 Eylül 2007

KardeÅŸim evde benim bilgisayarımdan msn’ine baÄŸlanmış, bilgisayarda kayıtlı bir ÅŸarkıyı aramaktadır. Ben ise baÅŸka bir yerde olduÄŸum halde aramızda msn’de küçük bir konuÅŸma geçer:

Abdurrahim:
abi
Abdurrahim:
bitane şarkı vardı ya
Abdurrahim:

dı dı dı dıı dıddı
Abdurrahim:
dj

Abdurrahim:

o müziklerde nerde

Ben:
Hani bir klasör var ya

Ben:

Bıdı bıdı bıdı, işte orada

(konuşma metni birebir kopyalanmıştır ve Abdurrahim 11 yaşındadır.)

Elif Lam Mim

15 Eylül 2007

Çalgıcıların çalgıları,
Sokaktaki çocuk sesleri,
Kuşların kanat çırpışları,
Tomurcukların doğum sesleri,
Karıncaların toprağa basışları,
Bulutların nefesleri,
Fırçanın tuvale dokunuşları,
Tırtılların inlemeleri,
Sessiz harflerin okunuşları,
Dilsizlerin kelimeleri,
Susar her ÅŸey
Susarım ve dinlerim
Elif-lam-mim.

Tüm duvarlara,
Evlerin pencerelerine,
Kitapların kapaklarına,
Kuşların kafeslerine,
İnsafsız tanklara,
Basılmış tetiklere,
Koşan çocuğun alnına,
Bütün çiçeklere,
Kelebeklerin kanatlarına,
Skorun hanesine,
Ucun bucağına,
Göz bebeğime bile,
Seni yazmak isterdim
Elif-lam-mim.

Ölmeye İyi Gelen

15 Eylül 2007

Sussak ya da bağırsak
Ne fark eder ki

Ölmeye iyi gelirmiÅŸ sarımsak
Ölmeden denemeli.

Zaten denemek deÄŸil mi zamanı geçiren
YaÅŸamayı denemek, gülmeyi denemek
Hep hasıraltı edilen ölüm
Söylesene ne demek.

Solması gibi mi güzel gülün
Mutlu AyÅŸe’nin mutsuz Songül’ün

Zamanı dolan yolcularımızın
Solukları kesilecek ansızın
Diye, anons ediyor giden ne varsa
Bir mezar taşını seyrediyor
Film seyreder gibi dünya.

Üstü açılanın, üÅŸüyenin
Toprak örtüyor üstünü
Varisler bölüÅŸüyor
Ne hepsini götürebiliyoruz
Ne de bir bölümünü.

Sadece hayallerimiz kalmadı kimseye
Odur sadece paylaşılmayan
Her gün öldürdüÄŸü halde
Ancak ölümdür alışılmayan.

Kapat
E-posta ile paylaÅŸ