Satırların boyaları akıyor
Kelimeler kaybediyor anlamını
Işıklar bir sönüp bir yanıyor
Odalarda şimşekler
Dökülüyor bulutların sıvaları

Renklerden bir cümbüş var
Ahenkli, endamlı ve zarif
Gökkuşağında yürüyüş var
Yükümüz şarkı ve aşk
Uzanıp tutuyoruz yıldızları

Çırpıyorum ellerimi
Susarsan kaybolur göğün kuşağı
Yükseldikçe unutuyorum kendimi
Cennetten gelen ses
Durduruyor hayatı, vapurları

Uçuyor nurdan tınılar
Uzanıyor ötelere, ufuklara
Söz, nefes, manevi sızılar
Kırıyor her demde
Ruha vurulmuş prangaları

Sen söyledikçe yeniden
Dirilir kalkar, tempo tutarız
Dingin sesin derinden
Alır bizden bizi
Üstatlar kalkar yerinden
Duyunca sesinizi…

(Dillagi eşliğinde, Nusrat Fateh Ali Khan için yazıldı…)