
Bir gece vakti gökyüzüne bakacak ellerin. Yıldızlar bile avuçlarındaki boşluğu görecek. Sessiz ve saklı bir dua dökülecek dudaklarından. Bir yıldız kayacak, bir gözyaşı akacak, bir pişmanlık gelip kurulacak, hatıralar gelip öylece karşında duracak. Duracak gidişatı her şeyin, perdenin arkasından baktığın sokaklar daralacak. Kimseler olmayacak yanında. Elini tutacak kimse kalmayınca, anlatmaya çalıştığın ama anlatamadığın şeyler birikince anlayacaksın neden geceleri gezdiğimi, neden en çok geceleri sevdiğimi.
Derin cümlelerin olduğunda ve bir söz için dudaklarını aralandığında uyanacaksın hayata. Daha yeni merhaba diyeceksin güneşe, yıldızlara. İlk adımın gibi, ilk hüzünlerin olacak yeni. Bir cümleye başlayıp sonra tamamlamadan bırakıp her şeyi gideceksin. Çünkü bileceksin sonunu getiremeyeceğini, artık hiçbir cümlenin sonunun gelmeyeceğini. Cümlelerin hep yarım kalacak, kimseler anlamayacak seni. Sonunun geldiğini sanacaksın belki, çıkıp gezeceksin bir gece vakti.
Bir gece vakti gökyüzüne bakacak ellerin. Boşluğa kayacak gözlerin, ıssız ve derin yokluğa. Kalabalıklar içinde yalnız kalacak, hep saklı hıçkırıklar tutacaksın. Kendi haline bırakıp gidebildiğin zaman her şeyi ardına bakmadan, pervazsız sözlere ve oyunlara aldırmadan, anlayacaksın beni. Aynı kitaplar yeni şeyler anlatmaya başladığında anlayacaksın beni, titreten şey neydi sesimi. Duvarlar arasında sıkışıp kalınca fikirlerin, kitaplara sığmayınca sözcüklerin, sokaklar meskenin olunca bileceksin. Bileceksin neden boşluğa bakardı gözlerim, nedeni nedir garip sandığın sözlerimin.
Bir gece vakti gökyüzüne bakacak ellerin ve ben bunları göremeyecek kadar önceden gitmiş olacağım. Anlatmaya çalıştığımda bu!
(Bu yazım Körpe Kalemler’de yayınlanmıştır.)
05 Ağustos 2007 17:18
tebrik ederim.
yalnız neden başlık “kapanış konuşması”?
blogunu kapatmıyorsundur inşallah..
selamlar,
06 Ağustos 2007 12:15
Teşekkür ederim. Yok blogu kapatmıyorum. Ama keşke herkes böyle sorsa, “bana mı yazdın”, “hedefin kimdi”, “kimin defterini dürdün” falan diye sormasa. (:
07 Ağustos 2007 19:24
awaracım yine kimin defterini kapçıkladın :)))
http://www.youtube.com/watch?v=TJ4otNX_kcg
Yukardaki linkte enteresan bir şey var.
Unutma zıtlık psikolojisi bu sen yukardaki yorumu yazarsan şakayla da olsa benim gibi adamlar o lafları derler sana
yardana emanet ol
09 Ağustos 2007 10:55
Sami, bende Ustad Nusrat hakkında bir çalışma yapmaktaydım, yakında yazaceydim (: makbule geçti. Video çok güzel, onlarla birlikte transa geçiyorum. Nusrat bir harika, vaaa!
12 Ağustos 2007 03:08
halet-i ruhiyeme ayna mı tuttun awara….
değerler hep yitirildikten , kapanış konuşması olduktan , çekip gittikten sonra mı anlaşılmalı… nedir bu süregelen anlayışsızlık?!
BN kalabalıklarda yalnız , hıçkırıklar içimde saklı…
GEL GÖR BENİ AŞK N’EYLEDİ…!
sn MEVLAdan bi lütufsun awara!!!
12 Ağustos 2007 22:31
bir nefes kadar yakın yıldızlar kadar uzak olsanda fark etmez sen yaşanmamış yılların ufkundaki hasretim sen güneşe giden gölgesiz yolcum bilki her adım attığım yerde senin icin carpıyor yüreğim..!
TESEKKÜRLER AWARA COK GUZEL OLMUS ELINE AZINA SAGLIK INSALLAH DAIM OLUR HOSCAKALIN..!
21 Ağustos 2007 00:16
tebrik ederim çok güzel olmuş…başarılarının devamını diliyorum…
09 Haziran 2008 17:02
kapanış konuşması..
sanki daha güzeL bir başLangıç için kapanıyormuş gibi..
sanki bir şeyLere kapanırken hakikate açıLıyormuş gibi..
iLhamınız eksik oLmasın diLeğimLe!..
30 Temmuz 2008 20:12
gerçekten çok güzel yazmışsınız tebrik ederim ,ne zamandır bu kadar duygusallaşmamıştım süper bişey anlatamıyorum abartıyorum o yüzden galiba:)