10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Özlüyorum işte yine

Garip… Sanki daha önceden görmüş gibi, daha önceden tatmış gibi sanki, tanımadığım şehirleri özlüyorum. Kafkaslara varmayı, Taşkent’i, Semerkand’ı, Buhara’yı özlüyorum. Taşkent’te kumda pişmiş kahve yudumlamayı, dümdüz yollarda bir otobüste olmayı. Özbekistan’ı, Kazakistan’ı.

Suriye yollarında uyuklamayı, bir sabah Şam’a varmayı. Sonra Ümmü Gülsüm dinlerken bir akşam vakti Mısır’da olmayı. Eli taşlı çocukların yanında yer almayı özlüyorum, yıkık duvarların ardına saklanmayı, Filistinde ağlamayı. Bağdat’ı özlüyorum, hep haberlerde gördüğüm her gördüğümde özlediğim Bağdat’ı. İran’ı özlüyorum. Lübnan sokaklarında yürümeyi ve Feyruz dinlemeyi özlüyorum sonra.

Rengarenk elbiseler içindeki Hintlileri özlüyorum, Hindistan’ı… Renkli sarıklar takan adamları, sokaklarda satılan çeşit çeşit çayları. Kabil’i özlüyorum biraz, sarp dağlarını Afganistan’ı. Nusrat dinlerken Pakistan’a ayak basmayı.
Afrika’yı özlüyorum, Mali’yi, Cezayir’i. Siyah tenli insanları Darfur’u, Sudan’ı..

Ah, Bosna’yı özlüyorum en çokta. Neretva Nehrini, Mostar köprüsünü. Duvarları kurşunlarla süslü şehri Srebrenica’yı, Saraybosna’yı. Dağlarını, taşlarını ve Dino Merlin’i…

Malezya’nın yemyeşil ovalarını, ormanlarını, dağlarını, çay tarlalarını… Açe’yi, Jakarta’yı özlüyorum, Endonezya’yı… Kamboçya’yı özlüyorum sonra, Çin’i. Budist rahipleri, Sri Lanka’yı, Tayland’ı. Tibet’in yağlı ve tuzlu çayını özlüyorum… Daha bir sürü şey…

Biliyorum, çok şey özlüyorum. Ne olacak bu halim bilmiyorum.

Yorumlar (8) -> “Özlüyorum işte yine”

  1. bilal
    14 Temmuz 2007 10:58
    1

    bende özlemeye başladım be kardeş bendemehtap sayıyorum yakında işallah oradayım (:

  2. realsby
    14 Temmuz 2007 11:55
    2

    Bu yazıyla beraber, insan oğlunun ne kadar aç gözlü olduğunu birkez daha görmüş olduk.. :P

  3. Ersin
    14 Temmuz 2007 13:29
    3

    (: özLediklerine kavuşursan inş.

  4. Kemal
    14 Temmuz 2007 15:18
    4

    umudunu yitirme (:

  5. esra
    15 Temmuz 2007 00:49
    5

    yazıyı okuduktan sonra ben de özlemeye başladım. çok güzel olmuş…

  6. takıntılıbücür
    17 Temmuz 2007 10:26
    6


    Anısı bizsek eğer bu kentin
    Unuttuğu türküler bizsek
    Acıyı rehin bırakıp bir güle
    Anımsatmalıyız bunları bir bir

    Sonra yürümeliyiz seninle
    Sokaklara caddelere çıkmalıyız
    Belki bir aşktır bu kentin
    Belleğini geri getirecek olan

    Yazıyı okuyunca aklıma Ahmet Telli’nin şiiri geldi.

    Özlediklerimizi kavuşursak, ne kalır geriye.

  7. murat el bedevi
    18 Temmuz 2007 20:43
    7

    cok guzel yazmıssınz azizim pek begendim. turkce kullanımlarınızı begeniyle izliyorum.içindekini yazıya dogru sozcuklerle dokmek her yigidin harcı degildir…

    bir iki husus kafama takıldı izninzle yazmak isterim, “sarayova” kastettigin yer saraybosna mı? eger oyleyse ne olur sırpların kullandıgını degil osmanlının kullandıgını yegle. bakınız benzerini THY yapıyor. Libya’yı osmanlı devleti asırlarca sulh icinde idare etti. buradaki muhim merkez “Trablus” hep vardır al-i osman arşivlerinde. hatta bazı eskiler giritliler ya da karadenizililer biraz kelimeyi bozarak “trabulus” der. trabzon turkusunde bile gecer “trabulus basması” diye…

    neyse uzatmayayım, derken zaman geçti turkler geri dondu, italyanlar aldı bu memleketi ve uzun deil, bir asır hic degil Libya’da kaldılar.hem de ne kalmak kan, mezalim, tecavuz gordu,o Libya’nın vaktiyle Osmanlı kumandanlarıyla birlikte italyanlara karsı cihad eden on binlerce asil insanları.

    ve biz, tarih bilincimiz oyle yok olmuş hayaletlere donustuk ki vatiyle kendim de bizzat dinlemiştim, Dolmabahce’yi gezdiren mihmandar kızcagız -ki kendisini amerikalı sanıyordu zahir- “harreeym harreeym” diye sultanın hareminden bahsederdi. tam onun gibi THY ataturk havalimanında şimdi “Trablus uçağı nerde?” derseniz size gulerler. Lakin “Tripolis” sual ederseniz cevap hemen gelir. bunu ilber ortaylı da bir yerlerde soylemişti. ne acı degil mi? bizzat yuzlerce sene kal, daha surada Trablus’u kaybedeli 100 yıl bile olmadan “Tripolis” de! cok yanlış. Arapçası hala Trablus neden Turkce’de de aynısını kullanmayalım??

    uzattıkca uzattım bagıslayınız ama eger kelime ile kastedilen Saraybosna ise vallahi aynen oyle kalsın. Cunku orası yuzlerce yıllık Osmanlı topragı, sehidler hiyebanı Saraybosna’dır Sarajevo hiç degil…

    Not: yeni cıkan bir kitabtan unuttugumuz toprakların oykusunu okumanızı tavsiye ederim. “Trablusgarb hikayeleri” bu kitabı muhakkak okuyunuz. ben cok etkilendim.

    muhabbetle

  8. aleminrenkleri
    18 Temmuz 2007 22:07
    8

    Evet, haklısınız. Gerçi sarajevo yerine tercih etmiştim ama, dediğiniz gibi Saraybosna… Düzeltiyorum. Teşekkür ederim…

YORUM YAZ

Bu Yazıyı Paylaşın
Kapat
E-posta ile paylaş