Psikolojik savaş, klasik anlamdaki savaşın kazanılması veya kaybedilmesinde, savaştan sonra da üstünlüğündevam etmesinde yahut sorunların çözülmesinde insanların ruh haline etki ederek sonuç almak olarak tanımlanır.
Düşmanını tanımayan, savaşta yenilir. Hem kendisini hem düşmanını tanımayan savaşta yenildiği gibi savaştan sonra da toparlanamaz. Düşmanın tanımayıp kendisini tanıyan, savaştan sonra başarıya ulaşabilir. Hem kendisini hem düşmanını tanıyan gücün ise, yenik düşme ihtimali yok gibidir.
Hile ve aldatmaların etkili olabilmesi için gizli kalması gerekir. Amacımız hile ve aldatma yöntemlerinin bilinmesi sağlamakla toplumsal ahlaka hizmet etmektir. Psikolojik savaşta yenilen taraf, bilgi gücü zayıf olan taraftır. Doğru insanların, ayakta kalmak, toplumun geleceğinde söz sahibi olmak gibi bir kaygıları varsa bu kitabı okumaları önemlidir.
Kitaptan seçtiğim kesitler:
“1991’de çöl fırtınası operasyonu öncesi petrole bulanmış karabatak CNN’de sürekli yayınlandı. Dünya halklarını savaşa inandırdı. Sonradan bunun Fransa’da tanker kazası ile petrole bulanmış karabatak olduğu ortaya çıktı. 2002’de Irak operasyonu yapılmak isteniyor fakat yeterli dünya desteği sağlanamıyor. Kara propagandanın açığa çıkmış olması güven kaybı olabilir mi?”
“Osmanlılar gözdağı vermek yerine fethettikleri yerlerin halkına hoşgörü ile yaklaşarak, onları rahat ettirecekleri propagandasını yaparlardı. Bunun için fethetmeyi planladıkları bölgelere önceden dervişler ve tüccarlar gönderirlerdi.”
“Atatürk’ün savaş sonrası, toplumu yapılandırma projesini uygularken halkın, çok sevdiği Feyzi Çakmak Paşayı hiç yanından ayırmaması, onun dindar kimliğinden yararlanması dahiyane bir yöntemdi. Atatürk, Fevzi Paşa geldiğinde ayağa kalkar, onun dindarlığına saygı duyar, sofradan içkileri kaldırırdı.”
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
TİMAŞ YAYINLARI