
yirmilerinde bir erkeğin hayatında
kırgınlıklar vardır
her kırık gibi
beklenmeyen anlarda
ve
onarması güç
yirmilerinde bir erkeğin hayatında
dakikalar vardır
tespih taneleri gibi
bol,
kırık,
dağınık.
yirmilerinde bir erkeğin hayatında
kararlar vardır
anî gibi görünen,
belki yirmi yıl düşünülen,
doğru gibi görünen,
belki yirmi yıl kaybettiren.
yirmilerinde bir erkeğin hayatında
iç odalar vardır,
halvet köşesinde ağlanan,
hiç belli etmeden
gözlerin kırmızısını. …yazının devamını okumak için tıklayın.

Gidiyorum
Daha gerilim dolu bir hikâyede anlatmalıyım kendimi
Kadife ayım, uçurtmam ve oyuncaklarım olmamalı bir kere
Eski, yıkık bir fabrikada sabahlamalı
Uzun zaman saçlarımı yıkamamalıyım
Mehtap, sahil ve caddeler olmamalı
Uzun tırnaklarım ve konserve kapakları…
Evrensel bir ağıt mı yakmalı.. Yoksa beyinlerimizin pimini çekip koşmalı mı yamaçlara…
Sakat düşüncelerin bıraktığı enkazın sahibiyim
Sahipsiz kayıtlarda kaybolan kimsesiz çocuk
Erken yorulmuş ve damlalarda boğulmuş gibiyim
Gönlüm dolu dünya ve ondan evla olanlarla az buçuk
Cennetten bahçelere hapsedilmiş uslanmaz serseriyim.
Deli divane her telden çalan nefsimin esiriyim
Unuttu görmez belki kalbim beni, selamı soğuk
Dolanır dolar karamsar düşünceler gereksiz bir deliyim
Bulmuşken her şeyi arıyor bir şeyi çünkü görüntüler kopuk
Boş gelip boş giden bir göçebeyim…

Uzun süre düşündüm yayınlasam mı acaba diye… Zira beni manyak zannetmenizi istemiyorum…
Evet, karakalem çizimlerimi yayınlıyorum. Tıklayın…