10 Ekim 2006'dan itibaren.. Hikayelerim, denemelerim, şiirlerim, grafiklerim, düşündüklerim ve gördüklerim... Abdullah Kibritçi

Git hadi! II

30 Aralık 2006

Bir söz daha etme
Kokun bile kalmadı odamda
Dilimde başka şarkılar
Bakma sakın ardına
Evet, bir zamanlar vardılar.

Unut benden kalan ne varsa
Alevler alsın hatıraları
Ahşaptan anılar yanarken
Ve okurken bu satırları
Biliyorum, ölmek için henüz erken.

Alma adımı ağzına
Yabancı gibi dur sadece
Rüyalarına da girmem artık
Ne gündüz varım ne gece
Herhalde yolun sonuna vardık
Bence bitti, ya sence?

Feride’nin zan varlığı (alıntı)

26 Aralık 2006

Zannetmiyorum Ferideeeeee…. Depoda bir sürü köle var… Feride kölelere çikolata topları yapar. Bir gün uyuyamadı Feride. Depoya indi. Ev sahipleri Feride’yi sevmez. Ev sahipleri mutfak dolaplarının eskimesini istemez. Ev sahipleri kiracı olarak hep ayak uçlarıyla yürüyen balerinleri sever ama feride dans bilmez. Feride kafasını duvara çarpar “YAÅžASIN KAFA SESİM VAR BENİM” anlamaz ev sahibi feridenin pazardan elinde balık poÅŸetleriyle dönmesini istemez. Zaten Feride kuru boya tablosunda böcek anteni düzelten kız. Zaten kuru kız Feride.

[ OKUMAYA DEVAM ET ]

Kartallar LeÅŸ Yemez

25 Aralık 2006

Sevgili Adem Korkmaz abimin ikinci kitabı Kartallar Leş Yemez pek yakında kitapçılarda yerini alacak. Kitaptan küçük bir kesit:

“Aslanbek alaylı bir kahkaha koyvererek;
-Sen mi vatanını geri alacaksın? Yiğidim sen hayal kuruyorsun. Senin ülken benimkinden daha zor şartlar altında. Biz yine düşmanımızı biliyoruz ve özgürlük vazgeçilmezimiz. Sizler tüm halkınız adı konulmamış köleliği yaşıyor. Biz; Tüm Çeçenistan halkı olarak İki şeyin hakkımız olduğuna karar verdik: Özgürlük ve ölüm. Birine sahip olamazsak ötekini isteriz çünkü hiç kimse bizi canlı tutsak edemez. Senin halkın yıllardır ölüm uykusunda sanki.

[ OKUMAYA DEVAM ET ]

Kandan Dondurma

23 Aralık 2006

Dinlerken ve izlerken
İnsanın kanı donuyor değil mi
Hangi takımı tutuyorsun anne
Yoksa Filistin’imi
Üzgünsün, belki gol yedin
Bu savaşa maç denir mi
Söylesene kandan dondurma yenir mi

Dinlerken ve izlerken
Kırmızı kanepelere uzanıp
Hakemler nerede anne
Kan mı içmeye gittiler susayıp
Düdük çalar belki birazdan
Sular kesilir
Bir parça varken zamandan
Umarım, çimler yeniden yeşerir..

İngiliz Tarihi

22 Aralık 2006

Bir dahaki sefer ellerinizi yıkarken suyun sıcaklığı tam istediÄŸiniz gibi deÄŸilse eskiden İngiltere’de bu iÅŸlerin nasıl yapıldığın düşünün. 1500′lerde İngiltere’de iÅŸler şöyle yapılıyordu:

İnsanların çoÄŸu Haziran’da evleniyordu Çünkü senelik banyolarını Mayıs ayında yapıyorlar, Haziran’da hala çok kötü kokmuyorlardı. Ama yine de kokmaya baÅŸladıkları için gelinler vücutlarından çıkan kokuyu bastırmak amacıyla ellerinde bir buket çiçek taşıyordu.

Banyolar içi sıcak suyla doldurulmuÅŸ büyük bir fıçıdan meydana geliyordu. Evin erkeÄŸi temiz suyla yıkanma imtiyazına sahipti. Ondan sonra oÄŸulları ve diÄŸer erkekler, daha sonra kadynlar, sonra çocuklar ve en son olarak ta bebekler ayny suda yykanyyordu. Bu esnada su o kadar kirli hale geliyordu ki içinde gerçekten bir ?eyleri kaybetmek mümkündü. İngilizce’deki “banyo suyuyla birlikte bebeÄŸi de atmayyn” (Don’t throw the baby out with the bath water) deyimi buradan gelmektedir.

[ OKUMAYA DEVAM ET ]

Piyer Loti, Eyüp (alıntı)

21 Aralık 2006

Bu dünyada sadece paranın değil, nazımın da geçmesini isterim. Özellikle havanın soğuyup da buranın tenhalaştığı vakitlerde, bu dediğim oluyor.

Onlarca boş masanın ve sandalyenin arasından, insanın istediği yere oturması kadar keyif verici bir şey yoktur. Üstelik dünya, dünya kadar kalabalıkken…

Gün oluyor, beş altı saat bir kaya gibi kımıldamadan oturuyorum burada. Kah Aziyade’yi (kulakları çınlasın) düşünüyor, kah yeni bir şiire nişan alıyorum.

Burada kimsenin farkında olmadığı bir bülbül familyası var. Hepsi adamım oluyor.

Şiirler yazdım zoruma gitsin diye
Diyecektim, demedim.

(İbrahim Tenekeci - Uçuş Denemeleri)

Ezan okuyan program

21 Aralık 2006

Beş vakit ezan okuyan program. Sevgili dostum Recep Karaman tarafından yazıldı. Program sayesinde hem namaz saatlerini yazılı olarak edinebilir, hem de beş vakit okunan ezanı dinleyebilirsiniz.

Program: http://up2.2com.at/799577947-Ezan_Programi.zip

http://karamanajans.com.tr.tc

Git hadi!

19 Aralık 2006


uzanmasın ellerin ellerime
gülmesin bana gözlerin
iç çekişlerinde olmasın sakın
duyulmasın sözlerin
yürüdüğüm caddelerde yürüme
sevme sevdiÄŸim renkleri
dokunma sakın gülüme
al da git laleleri.

sokağımda kalmasın izlerin
adın unutulsun buralarda
sevme sevdiÄŸim geceleri
bakma baktığım gibi hayata
solsun hatıralarımız
mavi gökyüzü, uzun sahiller
yan yana gelmesin adımız
aramıza girsin nehirler.

Geldim

16 Aralık 2006

Çamurlu ellerim
Toprak kokan yüreğim ile
Dualardan aşırdığım yakarışlar
Çok uzağım sana bile bile
Geldim yine..

Son bulmayan iç çekişlerim
Zaman zaman kopup gidiÅŸlerim
Anlamadığım anlamsızlığa direnişim
Göğe açılan ellerim ile
Geldim yine..

Halet-i Ruhiye

15 Aralık 2006

Gecenin bir yarısı, bir kaç saat uyuyup kalktım yine. Gerçi gözleri kapalı geçen o bir kaç saate uyumak denmez ama.. Kulağımda kulaklıklar, başımda bir aÄŸrı; İbrahim PaÅŸalı, Gece Yürüyüşü’nde yine..

Bu aralar baş ağrılarım sıklaştı iyice. Düşünüp düşünüp çıkara ulaştıramadığım sorunlarla birlikte.. Bir şeyler düşündükçe beynim, alttan ve üstten bir kıskaca tutturulup, ikisini de ters yöne çevirmek sureti ile kıvırmak gibi bir acıyla sızlıyor. Kafamın iç duvarları mikroplu tırnaklarla kazınmış gibi. Aklım bir şeylerin altında eziliyor.

[ OKUMAYA DEVAM ET ]

Kapat
E-posta ile paylaÅŸ