Hatırlasana hani, küçücüktün sen bir zamanlar, bende küçükken..
İlk önce sevmeyi öğrendim ben, sende küfür etmeyi.
İlk önce gülmeyi öğrendim ben, sende kaşık tutabilmeyi.
Hani el ele tutuşur şarkılar söylerdik, koşardık bahçelerde.
Papatyaların ezilmesi incitirken beni, sen böcekleri ezerdin.
Hani babam balık getirirdi bazen, ben; “gıdıklasam güler mi baba bu balıklar” diye sorardım, sende bıçakla balıkların gözlerini oyardın.
En çok kuşları severdim ben, sende solucanları.
Bahçemize konan kuşlara yem atardım ben, misafirlerin ayakkabılarının içine solucan koyardın sen..











selam sanki çocukluk aşkınımı anlatmışsın ne.?
ve güzel sade bir şekilde yazmışsın…
öylesine geldim ve gidiyorum yanımda sen olmasan da..
Hep küçük kal.
Yakışmaz mı sana.
yazilarimdam nefret etmemi sagllayan….
YA AMA BEN EDİYORUM nasıl olucak (:
Bende bazen diyorum ki: Keşke şu cümle bana ait olsaydı. (: ama yazılarıNdan nefret etme..
‘gidiklasam güler mi baba bu baliklar’izninle bu cümlenin sonuna ünlem koymak istiyorum soru işaretinin inadina…!!!
zaman ilerledikcee zekana hayran kalip,kiskaniyorum…
ve bazen kendi yazarimdan nefret ediyorum…
ve yine… ve sadece…
…