Filistin’e yardım götürebilmek adına hepimiz seferber olmuştuk. Şimdi de İsrail’e insanlık yardımı götüreceğiz. Lütfen esirgemeyiniz, biraz insanlık, biraz edep…
Yıllarca Filistin için sloganlar atıldı, gösteriler yapıldı. Az da olsa bazen gündemimize geldi, sonra bolca gözlerden uzak tutuldu. Uzun yıllar boyunca Türk hükümetleri Filistin’in haklı ve mazlum olduğunu bile iddia edemediler. Hatta Filistinlilere eziyet etmekten geri durmayan politikalar izlendi.
Tüm bunlar olurken İsrail ile ilişkiler, elbette tıkırındaydı. Filistin’e güya ağabeylik yapan Mısır, çözüm sürecini tıkamaktan, tüm dünya Müslümanlarını kandırmaktan başka bir iş yapmadı. Diğer Arap ülkelerinin en iyi yapabildiği şey, Filistin’deki akrabalarına üç beş kuruş para göndermekten öte olmadı. Kimi zaman uzlaşma süreçleri oldu, kimi zaman ipler iyice gerildi. İsrail’in muhatap olabileceğini zannedenler her zaman yanıldılar. Uzlaşma çabaları sadece olacakları yavaşlatmaya yaramıştı çünkü. Birkaç yıl öncesine kadar yirmi yıl önce ne konuşuluyorsa hala aynı şeyler konuşuluyordu. Yıllarca yeni bir cümle bile kuramadık, yeni bir fikir bile üretemedik. Daha doğrusu ilgilenmedik. Ama şimdi işler değişti…

Halk dış politikaya yön verdi
Türk hükümetinin dış politikada izlediği strateji yeterli olmasa da meyvelerini verdi. Şöyle de denebilir: Türk halkının devinimleri dış politika kanadında az da olsa karşılık buldu. Türk halkı, yapısı gereği, hurafeleriyle, şiirleriyle, cemaatleriyle, teşkilatlarıyla zihni devamlı dinç tutulan bir toplum… Gazze bombalandığında, Arap ülkeleri o bilindik mıymıntı tavırlarını sürdürürken, Mısır’da eylem yapmak slogan atmak imkânsız hale gelirken, Çağlayan’da Filistin için toplanan milyon adet insanı izah etmek başka nasıl mümkün olabilir?
…yazının devamını okumak için tıklayın.
Uyurken Dinlenecek Şarkılar albümü on bir adet seçkin şarkıdan oluşuyor. Albüme dair bilgileri ilerleyen satırlarda, indirme linkini ise yazının sonunda bulabilirsiniz.
Uyurken şarkı mı dinlenir be, deseniz de, uyurken dinlenecek şarkılar, diyorum ben bunlara. Siz, uyumadan önce şarkıları, uykuya hazırlayan şarkılar, uykuluya iyi gelen şarkılar, diye isimlendirebilirsiniz. Olabilir tabi.
Bu şarkılar, dinginliklerinden dolayı, hafifliklerinden dolayı, benim sık sık uyurken dinlemeyi tercih ettiğim şarkılardan oluşuyor.

İlk sırayı elbette haklı olarak The Cranberries alıyor. Cranberries’in Linger adlı meşhur şarkısıyla başlıyor albüm. Bu günlerde Dolores gibi söylemeye çalışıyorum bu şarkıyı, sakince, yayarak kelimeleri:
If you, if you could return / Dont let it burn, dont let it fade / Im sure Im not being rude…
…yazının devamını okumak için tıklayın.

Aradan geçen dört yılın ardından, uzun süredir aklımda olmasına rağmen, ancak şimdi yeni bir tasarıma geçebildim. Evet, göründüğü gibi sitenin tasarımı değişti. En ufak detayına kadar, her şeyiyle içime sinene kadar, yaklaşık yirmi gün uğraştım. Buna değdi sanırım. Sade, güzel çalışan bir temadan editlediğim ve bu hale getirdiğim temaya Reng-i Ahenk adını verdim.
İnternette benim için en büyük sorun, yazıların okunabilirlik eksikliğidir. Zaten karmaşık bir âlemde, yazıların bu karmaşaya kurban gitmesine gönlüm razı gelmez. Çoğu kere bilgisayarıma indirip okurum yazıları, sakince, güzel bir vakitte… Bu tema üzerinde çalışırken de her şeyin karmaşadan uzak ve tertemiz olmasına özen gösterdim öncelikle. Hayat hızlıca akıp gidiyor, biraz yavaşlamalı, sakinleşmeli, dinginleşmeli. Yoksa tükenmek ve yok yere tükenmek kaçınılmaz…
Sitede müzik yayımlamak teknik nedenlerden dolayı sorun çıkartıyor zaman zaman. Eski şarkılar şuan çalışmıyor, aşırı yüklenmeden dolayı kapatmak zorunda kaldım. Ancak, şimdiye kadar yayımladığım tüm şarkıları toplayıp indirilebilecek bir şekilde yayımlayacağım. Yeni ekleyeceğim şarkılarda da inşallah sorun çıkmayacak.
Yenilik olarak, gezi yazıları yazmaya karar verdim. Onlar olacak. Bir de, üst menünün sonunda gördüğünüz yıldız (*) karakterli linkte toplanacak olan, kısa, minik yazılar olacak. O linkteki yazılar, ana sayfada görünmeyecek. Takip etmek isteyenler, yeni yazı olup olmadığını özellikle o linke tıklayarak görebilecekler. Fotoğraf albümüne ise gezip gördükçe fotolar eklemeye çalışacağım. Ve… Tüm bunlar olmadan ölürsem, kusura bakmayın. Hakkımda sayfasını da yeniledim ayrıca… Güzel gezmeler…
Sayım var gibi renksiz
Ahenksiz, gri, güneşsiz bir gün
Bakanın kalmadığı gökyüzüne
Sağı solu kapatmış şehir
Şehrin kırık dişleri, çanaklar
Rabıtada mıhlanmış
Yakınlar uzaktılar
Eskiler bilir…
Uzaklarda yükselip alçalan bir martı
Hava yağmurlu
Yavaştan çöken karaltı
Ötelerden yarı yaşanmış bir gün gelir…
Gri günün akşamında
Müstakil bir huzur
Martı kayboldu
Bacalar ve pencereler
Ot bulunur, taş bulunur…

Uyudun mu lan sen şimdi sağına dönüp
Gece üç buçuk uyudun tabi başka ne olacak
Besmele çektin belki yatmadan önce beni çektin belki yorganı
Kabirnur kıldın mı konuşmadan yatılır hani herkes bilmez onu
Sevgiliye lirik şiir yazılır hem lan denmez dimi kız
Kusura bakma gelince alnından öperim ödeşiriz.
Bu ne lan sen yoksun gökyüzü yok varsa yoksa hermetik kombi bide anten
Böyle olunca diyaframdan nefes almayı da unutuyorum şimdi plates desem ayıp
Gelinliğini ben çizicem İlknur dikecek böyle şeyler düğünlerde olur
Toki işi yaş ben bişi anlamadım ama annem kolay diyor
Diğer türlü kredi faiz veznedar karı ve makyaj ve ruj ve parfüm kokusu
Ben de anlamadım yeni başlıyorum kızım ilk defa evlenicem ne bilim.
Zenginliğin tek yolu mirasmış Mehmet Genç hoca dedi mübarek adam
Osmanlı’da toprak mülkiyeti verilmezmiş o yüzden neyse mesele karışık
Babama da Allah vermemiş ne diyelim hayırlısı
Eskiden hayırlıysa ver derdik şimdi hayırlısıyla
Biz de az üçkâğıtçı değiliz bunları bize kim öğretti.
Baktım işte biraz oturma grubu yatak odası sürgülü mürgülü aynalı
Taksitle veriyorlarmış korkmaya gerek yokmuş kredi kartımız ne ayıpmış
Götü başı oynayan bir kız anlattı hangi bankaya ne kadar taksit
Anam çarşafıyla gezdi lüks mağazaları cikleyen kızı hiç dinlemedi
Bunların hepsini alınca mesele halloluyor böylece mutlu olucaz dimi?